Paylaşmak güzel… Hele ki ASKIDA ÇORBA…

Çaresizlik nasıl bir şeydir, bilir misin ?

Cemal Süreyya der ki…


Nasıl bir his, biliyor musun ?
Oda çok geniş, ama sığamıyorsun…
Bak kapı orda, ama çıkamıyorsun…
Pencere açık, ama nefes alamıyorsun…

Bir gün işten eve dönerken, bir dönerci dükkânının penceresinden içeriye, hafif mahcup bir ifadeyle bakan yaşlıca bir kadın gördüm… Dükkân sahiplerinden bir şey ister gibiydi, ama… İsteyemedi ! Üstü başı hırpani, belli ki açtı… Ama söylemedi ! Söyleyemedi ! Söyleyemediğini anlayan da çıkmadı… Dayanamadım ! Usulca, “kendime bir şeyler alacağım, siz de ister misiniz?” diye sordum ! Direkt, AÇ mısın, diyemedim… Zaten öylesine utanarak baktı ki o an, anlatamam… O an ki ruh halimi, hiç anlatamam…

Elif Şafak der ki…


Sizi bilmem ama, ben; pişmanlık duyan, UTANABİLEN insanları seviyorum…

PİŞKİNLİK ne kadar ucuzsa, utanç o kadar değerlidir…

Haklı…

O yüzden tek bir şey hep aklınızda olsun… İnsanlara dokunmak, sadece BEDENEN değil, ama RUHEN de… Korkularına dokunun… Umutlarına dokunun… Rafa kalkmış düşlerine dokunun… Sindirilmişliklerine dokunun… Kullanılıp atılmışlıklarına dokunun…

Ama madem Ramazan’dayız…

AÇ’lığına dokunun…

O yüzden, bugün cevabını bulmamız gereken ilk soru şu: Komşumuz tok mu?

Peki, TOK mu ?

Sizi bilmem ama… “TOK” mu “AÇ” mı demeden, işe koyulan birileri var aramızda… Lütfiye Demirtaş, Derya Nadide Yıldız ve 2 kişi daha… Onları FARKLI kılan şey… Kar amacı gütmeden elde ettikleri gelirin, “maddi durumu iyi olmayan” ve “sokakta yaşayanlara” yemek sağlama amacıyla kullanıldığı bir lokanta açmış olmaları…

Buna dair haberin devamı da gelsin mi ?


Yemek yiyenlerin ödediği hesaptan elde edilen kar ve bu kişilerin fazladan gönüllü ödediği parayla, ihtiyaç sahiplerine, sokakta yaşayanlara sıcak yemek veren 4 arkadaşın lokantası, yeni tip koronavirüsle mücadele kapsamında faaliyetlerine ara vermek zorunda kaldı… Lokantanın kapalı olduğu bugünlerde gönüllü faaliyetlerine devam eden 4 arkadaş, bu kez, kendilerine ulaşan yardımseverlerin desteğiyle gıda kolileri hazırlamaya başladı…

Sonrası mı ?

Derya Nadide Yıldız devam etsin, o sonrası için…


‘Biz, bu insanlara yemek pişirip dağıtamıyorsak, o zaman gıda malzemelerini dağıtalım, onlar pişirip kendileri yesinler’ diye düşündük… Bu gıda kolililerinin dağıtımını yapıyoruz şimdi. Daha önce lokantaya çorba içmeye, yemek yemeye gelen, ‘askıda’ uygulamasını bilen kişiler bize ulaşarak ‘askıya çorba ve yemek’ bırakıyor… Bu sayede Ramazan kolilerimizi de oluşturuyoruz… Bunun yanı sıra, ‘Benim yerime yardım kolisi oluşturun’ diyenler de oluyor…

Evet…

Onların ki, umuda dair…
Hayata ve hepimize dair…
Birlikte Güçlüyüz’e dair…
Paylaşmanın sihrine dair…

Sahi…

Sizin askınızda neler var ?