SES Hatay Şubesi, Hatay Tabip Odası ve AHSEN Hatay Temsilciliği, aile hekimliği ve birinci basamak sağlık hizmetlerine ilişkin yeni düzenlemelerin sahada ciddi sorunlara yol açtığını belirterek “emeğe dayatılan angarya ve performans baskısı kabul edilemez” açıklamasında bulundu.
Hatay’da sağlık alanında faaliyet gösteren SES Hatay Şubesi, Hatay Tabip Odası ve AHSEN Hatay Temsilciliği, 9 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete düzenlemesine ilişkin ortak bir basın açıklaması yaptı. Açıklamada, aile hekimliği sistemi ve birinci basamak sağlık hizmetlerinde yapılan değişikliklerin sahadaki gerçeklerle örtüşmediği vurgulandı.
“Kanser taramaları artırılıyor ama altyapı yok”
Açıklamada, düzenleme ile kolorektal, meme ve rahim ağzı kanseri taramalarının katsayılarının artırıldığı, ancak hipertansiyon, diyabet ve obezite gibi kronik hastalık izlemlerinin katsayılarının düşürüldüğü hatırlatıldı.
Sağlık emekçileri bu yaklaşımı “parçalı ve gerçeklikten kopuk” olarak değerlendirerek, Hatay’da birçok ilçede hâlâ KETEM bulunmadığını, vatandaşların merkez ilçelere yönlendirilmek zorunda kaldığını ifade etti. Deprem sonrası zaten zorlaşan sağlık hizmetine erişimin bu durumla daha da güçleştiği belirtildi.
Konteyner Asmlerde çalışma koşulları eleştirildi
Basın açıklamasında özellikle konteyner aile sağlığı merkezlerinde (ASM) görev yapan sağlık çalışanlarının koşullarına dikkat çekildi. Fiziksel alan yetersizliği ve mahremiyet eksikliğinin, özellikle HPV gibi hassas işlemlerde ciddi sorun yarattığı ifade edildi.
Bu şartlar altında hizmet üretmenin mümkün olmadığı belirtilirken, kanser taramalarının ASM’lere yüklenmesinin “gerçek dışı bir zorlamaya dönüştüğü” dile getirildi.
“Performans baskısı ve gelir tehdidi” iddiası
Açıklamada yeni düzenlemelerin yalnızca teknik bir değişiklik olmadığı, aynı zamanda sağlık çalışanları üzerinde performans baskısını artıran ve gelir kaybı riski oluşturan bir sistem yarattığı savunuldu.
Aşı reddi ve ceza yönetmeliği gibi uygulamalara da atıf yapılarak, çalışanların kontrolü dışında gelişen durumlarda dahi kesinti uygulanmasının “sistematik cezalandırma” anlamına geldiği ifade edildi.
“Angarya yükü artıyor” eleştirisi
Sağlık emekçileri, KETEM olmayan ilçelerde aile hekimlerine yüklenen takip ve yönlendirme görevlerinin sağlık hizmeti kapsamını aştığını belirtti. Hastaları tek tek arama, yönlendirme ve ikna süreçlerinin “angarya” haline geldiği ifade edildi.
Ayrıca vatandaşın hizmete ulaşmaması ya da hizmeti reddetmesi durumunda sorumluluğun yine sağlık çalışanlarına yüklenmesinin kabul edilemez olduğu vurgulandı.
Yönetmelik değişikliklerine eleştiri
Aile Hekimliği Yönetmeliği’nde yapılan ardışık değişikliklerin çalışma koşullarını ağırlaştırdığı belirtilen açıklamada, esnek mesainin kaldırılmasının ekonomik etkilerinin açıklanmamasının belirsizlik yarattığı ifade edildi.
Tıbbi cihaz, bilişim altyapısı, temizlik ve gezici hizmet araçları gibi birçok mali yükün aile hekimlerine bırakılması ise “kamu sorumluluğunun çalışanlara devri” olarak değerlendirildi.
“Emek gaspı” ve güvencesizlik vurgusu
Açıklamada, deprem sonrası yeniden kurulan ASM’lerde kullanılan ekipmanlara ilişkin düzenlemelerin “emek gaspı” niteliğinde olduğu ileri sürüldü. Ayrıca sözleşmesiz istihdam modelleri ve merkezi görevlendirmelerin mesleki güvenceleri zayıflattığı ifade edildi.
Sağlıkta şiddetle mücadele düzenlemelerinin yetersiz olduğu belirtilerek, caydırıcı yasal düzenleme eksikliğinin devam ettiği vurgulandı.
Uzaktan sağlık hizmeti uygulamalarının iş yükünü artıracağı ve suistimale açık alanlar yaratabileceği ifade edilirken, e-Nabız ve e-Rapor sistemlerindeki altyapı sorunlarının çözülmeden yeni yükümlülükler getirilmesinin hizmeti aksatacağı belirtildi.
Ortak açıklamada sağlık emekçileri şu talepleri dile getirdi:
• Her ilçede KETEM kurulması
• Konteyner ASM’lerin kaldırılması ve kalıcı binalar yapılması
• İzin haklarının güvence altına alınması
• Uzaktan sağlık hizmetlerinin net ve güvenli şekilde düzenlenmesi
• Sağlıkta şiddete karşı caydırıcı yasa çıkarılması
• Birinci basamak sağlık hizmetlerinde öngörülebilir ve kalıcı mevzuat oluşturulması
“Halk sağlığı ve emek aynı anda korunmalı”
Açıklamanın sonunda, yüksek muayene sayısı baskısı ile nitelikli koruyucu sağlık hizmetinin aynı anda yürütülemeyeceği vurgulandı. Sağlık sisteminde daha planlı, öngörülebilir ve emek odaklı bir yaklaşım çağrısı yapıldı.
Sağlık emekçileri, mevcut düzenlemelerin devam etmesi halinde bunun halk sağlığını güçlendirmek yerine çalışanlar üzerinde baskıyı artıracağı uyarısında bulundu.
