Seçime Giderken Türkiye

Siyasetin doğasında gerilimler vardır.

Asıl olan bu gerilimlerin dozlarını kaçırmadan siyaset üretilmesidir.

Demokrasisi tekâmüle ermemiş ülkelerde gerilim dozlarının ölçülülüğü, hududu yoktur.

Siyasetçiler alabildiğince gerilim dozunu artırarak bir taraftan tabanlarını konsolide ederken diğer taraftan rakiplerine güçlü oldukları mesajı vermeyi amaçlarlar.

Amaçların gerçeğe dönüşmesini mevcut şartlar belirler.

Türkiye kendini yıllarıdır gerilimli gündemlerden kendini kurtarmadı. Önümüz, arkamız, sağımız, solumuz gerilimlerle birlikte yükselen hararetli mevzularla dolu.

Sonu gelmeyen kavgalar, bitmeyen suçlamalar, soğumayan öfkeler siyasi hayatımızın bir parçası haline geldi.

Kavgalarla, suçlamalarla, öfkelerle ülke ve toplum olarak elimize ne geçti, nereye vardık?

Elimize geçen koca bir hiç, vardığımız yer derin bir uçurum kenarı.

İktidar bloğunun kudretli olmasına rağmen halk ekonomik buhranın içinde günden güne eriyorsa, fukaralığın derinleştiği ortamlar çoğalıyorsa, hukuk işlevi kişiye özel muameleye tabi tutuluyorsa değişimin koşulları oluşmuş demektir. Seçim günü sandık kurulunca iktidar, demokrasi icabınca görevine veda eder.

AKP, parlamenter sisteminden Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemine geçerek siyasetin genetiğini değiştirerek, yüzde 50+1 oy oranı yakalayabilme zorunluluğunu getirdi.

Genetiğiyle oynanmış siyasi sistem Türkiye’nin alışıldık doğasını da değiştirdi. Çok partili İttifakları zorunlu kıldı.

Bugünün şartlarında hiçbir parti tek başına, başkalarıyla ittifak kurmadan iktidar olamıyor.

Buradan hareketle muhalefet millet ittifakı, 6 partinin iştirakiyle kuruldu. Temel hedef iktidarı sandıkta yenip en kısa sürede parlamenter sisteme geçip ülkeyi yeniden demokrasiyle buluşturmak ve mevcut sorunları ivedilikle çözmek.

Ancak 6 lı masanın bileşenlerinin en başta estirdikleri olumlu hava bugün devam ediyor mu? Sorusunu sormayı zorunlu kılıyor.

Çünkü Cumhurbaşkanı adayıyla ilgili tartışma dalgalı açıklamalarla devam ediyor.

En son Meral Akşener’in Fatih Altaylı’yla yaptığı Teke Tek programında “İYİ parti noter değildir ve biz CHP’ye olan borcumuzu fazladan ödedik” çıkışı tabii olarak farklı algılandı ve yorumlandı.

Bir bakıma Cumhur ittifakının ekmeğine yağ sürdü denilecek bir zemin oluştu denilebilir. Çünkü Cumhur ittifakı aylardır Millet ittifakını göbekten çatlatıp dağıtmak için tüm teçhizatıyla saldırıyordu. Şimdi iki fırsat birden doğdu ve günlerce üzerinde tepinmekten geri durmayacaktır.

Birincisi, Millet ittifakının kayıkçı kavgasına tutuşmaktan başka bir dertlerinin olmadığını işleyecekler.

İkincisi, kayıkçı kavgasını ısıtıp ısıtıp öncelikli gündem maddesine taşıyarak sebep oldukları ekonomik krizin unutulmasına çalışacaklar.

6’lı masanın da elbette liderleri tecrübeliler. Ancak hem liderlerinin hem de sözcülerinin her insan gibi ani tepki göstererek hata yapma potansiyellerini hatırda tutmak gerekir.

2023 seçimine yol alırken Millet ittifakının atölyesinde siyasi hamleler, kuyumcu hassasiyetiyle fire vermeksizin kusursuz işlenmezse başarıya ulaşmak düşte kalır.

Siyasette, hele karşınızda Erdoğan gibi siyasi tecrübeleri sert kumaşla dokunmuş biriyle mücadele ediyorsanız, işinizi hafife alma lüksünüz olamaz.

Çünkü Sayın Erdoğan’ın deyim yerindeyse surdaki en küçük delikten koca bir gedik açacak hem idmanı hem de imkânı var.

6’lı masanın göz ardı edilmeyecek kadar çaba sarf ettiklerini gözlemliyoruz. Elbette 6 liderin her konuda aynı düşüncede olmaları beklenmemeli. Ancak memleketin temel sorunlarını çözmeye odaklanmış ufuk çizgisinde, ortak müşterekleri çoğaltarak ilerleme sağlamak mümkün.

Böyle bir ilerlemenin devamı için toplumda seçim kazanabilecek kanaatin güçlü bir biçimde oluşması gerekir.

Güçlü bir kanaat oluşturabilmenin en bilindik yolu, somut vaatlerin nasıl ve ne zaman gerçeğe dönüşebileceğini topluma inandırabilmektir.

Bugün AKP iktidarının sebep olduğu ekonomik krizin yaktığı ateş topu, tüm hanelere ve ruhlara düştü.

AKP kan kaybederken, 6’lı masanın son günlerdeki tartışmalarıyla birlikte, AKP’ye pansuman tedavisi bahşetmiş oldu. 

Gerilimlerle ömür tüketen toplum ,bu seçimde huzura yaklaşabilme umudunu canlı tutmak istiyor.

6’lı masa ittifakı ha gayret; toplum kavramsal olarak sizden derdine DEVA, GELECEĞİNE umut, yaşamına SAADET, HALKINA özgürlük, bireylere DEMOKRATLIK, insanlığa İYİLİK bekler.

[email protected]