Bayramlar ;
Müjdelerin, Başarıların, Sevinçlerin, Gururların, Zaferlerin,… kutlandığı günlerdir.
Toplumun birlikteliği ve barışıdır.
Kendine inancın ve toplumsal gücün olduğu günlerdir.
Temelde toplumların Manevi-dinsel ve Milli olarak geleneksel bayramları vardır.
Bayramlar toplumu bir arada tutan en önemli değerlerin yanında,
Toplumsal hafızayı taze tutan, aynı zamanda toplumun kendini güvende hissettiği birlikteliklerdir.
Bayramların gelecek nesillere, kuşaktan kuşağa aktarılması ise, toplumun var olmasını, geleceğini ve tüm değerlerini yansıtması bakımından çok önemlidir.
…
Ramazan Bayramını benim gibi 1960’lı yıllarda doğanlar ŞEKER BAYRAMI olarak bilirler.
Bu bayramda her evde şeker olurdu ve her bayramlaşmaya gelenlere/gelene ilk olarak kolonya ile birlikte şeker ikram edilirdi.
Çocuklara harçlık verilirdi.
Çocuklara mutlaka “Bayramlık” yeni giysiler alınırdı ve bayram sabahı yeni alınan o giysiler giydirilirdi.
Hatırlayalım, çocukken bayram arifesinde bize alınan o giysilere sarılıp yatardık. Çok sevinirdik.
Gençler ve büyükler de ya yeni alınan giysileri giyer ya da en güzel giysilerini giyerlerdi.
Herkes tertemiz bir şekilde birbirini ziyaret eder bayramlaşırdı.
Önce büyükler ziyaret edilirdi. Sonra sırasıyla komşular, akrabalar, tanıdık, dostlar,…
Küs, dargın olanlara kimse aracı olmadan bayramlaşır, barışırlardı.
Köyde Muhtarlıkta, İlçede Kaymakamlıkta, İlde Valilikte ayrıca bayramlaşılırdı.
Sonra birlikte toplu yemekler de yenirdi.
Siyasi Partilerin yöneticileri birbirlerini saygılı ve seviyeli bir şekilde ziyaret eder bayramlaşırlardı.
Kimse aç ve açıkta değildi. Her evde tepsi tepsi börekler, tatlılar yapılırdı.
Herkes birbirine hürmetkâr ve saygılıydı.
Yine siyasetçi, vali, kaymakam, muhtar, iş adamı, fabrikatör, esnaf, sanatkâr, sanatçı, köylü, şehirli, çiftçi vardı.
Dilenci, muhtaç ta vardı.
Ama, herkes davranış ve konuşmasını kendi seviyesine göre yapardı.
Haddini bilirdi herkes…
…
Peki bize ne oldu?
Hepimizin düşünmesi gereken nokta burasıdır.
Gelişmiş toplumlar bayramlarını nasıl kutluyorlar ?
Biz de eskiden olduğu gibi sevinç, gurur ve mutlulukla bayramlarımızı kutlamalıyız.
Bu hepimizin elindedir. Vatandaş olarak HAKKIMIZDIR.
Toplumsal ayrışma, kutuplaşma kime yaradı ?
Neden bölgemizde KATLİAMLAR oluyor ?
Neden huzurlu ve mutlu değiliz ?
…
Her şeye rağmen yarınlara UMUTLA bakmalıyız ve bakabiliriz.
Çünkü, Ülkemizin doğal ve insan potansiyeli ile doğal kaynakları dünyanın en zengin ülke olmasını gerektiriyor.
Bizdeki sorun iç toplumsal barış ve DEMOKRASİ’ye geçememizdir.
Halk olarak başarabiliriz.
…
Birlik ve beraberlik içinde Şeker-Ramazan Bayramımız kutlu olsun.
Sevinçlerin ve mutlulukların doruğa ulaştığı bayramlara kavuşmak dileğiyle…
YORUMLAR