Türkiye’nin uluslararası arenadaki rekabet gücünü artırmak amacıyla, USHAŞ Genel Müdürü Behlül Ünver tarafından açıklanan vizyonla, sağlık turizmi gelirinin 2028 yılına kadar 20 milyar dolar seviyesine çıkarılması hedefleniyor.
Türkiye’nin sağlık turizmi alanındaki başarısını daha da ileri taşımak amacıyla, yetkililer 2028 yılı için iddialı bir hedef belirledi. USHAŞ Genel Müdürü Behlül Ünver, Bodrum’da düzenlenen Sağlık Turizmi Forumu’nda yaptığı konuşmada, ülkemizin sahip olduğu doğal zenginlik, coğrafi konum ve nitelikli hizmetlerin, uluslararası talebi artırdığına dikkat çekti. Konuşmada, ülkemizin sağlık turizmi alanında dünya sıralamasında ilk 5 ülke arasında yer almasının, bu hedefin gerçekleştirilmesinde önemli bir avantaj olduğu vurgulandı.
Sağlık turizminin mevcut durumu
Günümüzde Türkiye’yi ziyaret eden yaklaşık 62 milyon turistin yalnızca 1,5 milyonluk kısmı, sağlık turizmi kapsamında değerlendiriliyor. Ancak Behlül Ünver bu rakamı yetersiz bularak, önümüzdeki yıllarda bu sayının 6 ila 8 milyon bandına ulaşmasının planlandığını ifade etti. Mevcut durumda 3 milyar dolar seviyesinde olan sağlık turizmi geliri, ülkemizin sahip olduğu potansiyel ve kalite sayesinde kısa sürede önemli ölçüde artış göstermesi bekleniyor.
Forumda yapılan açıklamalar
Bodrum ilçesinde bir otelde gerçekleşen Sağlık Turizmi Forumu’nda yapılan konuşmada, USHAŞ Genel Müdürü Behlül Ünver, ülkemizin sağlık turizmi alanındaki güçlü yönlerini detaylandırdı. Konuşmasında, Türkiye’nin coğrafi avantajının yanı sıra, doğal güzellikleri, modern tesisleri ve deneyimli sağlık personelinin bu alandaki en büyük etkenler arasında olduğunu belirtti. Ayrıca, ülkemizdeki sağlık çalışanları ve hekimlerin sunduğu kaliteli hizmetlerin, yabancı hastalar tarafından tercih edilmesinde kilit rol oynadığına dikkat çekti.
Gelecek hedefler ve projeksiyonlar
Konuşmasının devamında Behlül Ünver, global sağlık turizmi pazarının geleceğine de değindi. 2024 yılında dünya genelinde, sağlık turizmi kapsamında yaklaşık 100 milyar dolar harcama yapıldığını, bu rakamın 2028 yılına gelindiğinde 127 milyar dolar seviyesine ulaşmasının öngörüldüğünü sözlerine ekledi. Buna paralel olarak, ülkemizin hedefinde, sağlık turizmi gelirlerinin 2028’de 20 milyar dolar seviyesine çıkarılması bulunuyor. Bu stratejik hedefle, sadece ekonomik büyüme sağlanmakla kalmayıp, aynı zamanda ülkemizin uluslararası sağlık alanında da öncü bir konuma geleceği iddia ediliyor.
Termal turizmin ve bütüncül yaklaşımın önemi
Behlül Ünver, sağlık turizmi kavramının yalnızca medikal hizmetlerle sınırlı kalmaması gerektiğini savundu. Konuşmasında, termal turizm gibi farklı alanların da bu kapsamın içine alınarak, bütüncül bir yaklaşım sergilenmesi gerektiğini dile getirdi. Özellikle Muğla gibi doğal kaynakları ve termal potansiyeli yüksek bölgelerin, ülkemizin şifa merkezi olma yolundaki en önemli unsurlar arasında yer aldığını belirtti. Bu kapsamda, Türkiye’nin sağlık alanındaki tüm hizmetlerinin, küresel pazara entegre edilmesi ve tanıtımının artırılması hedefleniyor.
Ülkemizin uluslararası arenadaki konumu
Konuşmada, Türkiye’nin sağlık turizmi alanında dünya çapında rekabet gücünü koruduğu ve sürekli olarak güçlendirildiği vurgulandı. Ülkemizin, yüksek kaliteli sağlık hizmetleri, deneyimli hekimler ve modern sağlık tesisleri sayesinde, global sıralamada üst sıralarda yer almasının, ekonomik büyüme ve istihdam açısından da önemli kazanımlar sağlayacağına dikkat çekildi. USHAŞ yetkilileri, bu alandaki stratejik yatırımların ve reformların, ülkemizi geleceğin şifa merkezi konumuna taşıyacağına inandıklarını ifade etti.
Sağlık turizmi ve ulusal vizyon
Türkiye Yüzyılı vizyonunun bir parçası olarak değerlendirilen bu projede, ülkemizin yalnızca yerel pazarda değil, global ölçekte de fark yaratması hedefleniyor. Sağlık hizmetlerinin kalitesi, sürdürülebilirlik ve yenilikçi yaklaşımların, bu hedefe ulaşmada temel rol oynayacağı belirtilirken, USHAŞ ve Sağlık Bakanlığı’nın düzenleyici ve destekleyici görevlerinin altı çizildi. Ülkemizin sahip olduğu sağlık turizmi potansiyelinin, ekonomik büyüme, istihdam ve uluslararası prestij açısından büyük katkılar sağlayacağı öngörülüyor.
Konuşmada öne çıkan diğer bir nokta ise, Türkiye’nin gelecekte sağlık turizmi alanında bir numara olma hedefidir. Behlül Ünver, sunulan hizmet kalitesi ve ülkemizin sahip olduğu avantajlarla, 2028 yılına kadar bu alanda önemli bir sıçrama yapmayı planladıklarını dile getirdi. Bu hedefin gerçekleştirilmesiyle, hem ulusal hem de uluslararası arenada Türkiye’nin sağlık hizmetleri konusunda öncü bir rol üstleneceği inancı tamdır.