Yaşlılık, hayatın kaçınılmaz bir gerçeği. Gücün azaldığı, sağlığın gerilediği, gelirin düştüğü bir
dönem… İnsan, bu evrede daha fazla korunmaya ihtiyaç duyar. Ancak korunmak demek, birilerine
el açmak demek değildir.
Bugün birçok yaşlı, emekli aylığıyla temel ihtiyaçlarını bile karşılayamaz durumda. Açlık sınırının
altında bir gelirle yaşamak; sağlıklı beslenememek, ilacını düzenli alamamak, bir nevi hayattan
kopmak demektir. Bu sadece bir ekonomik sorun değil, bir insan onuru meselesidir.
Yaşlının evladına, akrabasına sığınması çözüm değildir. Elbette aile dayanışması kıymetlidir. Ama
hak, merhamete bırakılamaz. Üstelik herkesin ekonomik gücü aynı değil. Çocukların da geçim
sıkıntısı yaşadığı bir ortamda, yaşlıyı aileye havale etmek gerçekçi bir sosyal politika değildir.
Anayasa, devlete sosyal güvenlik hakkını sağlama ve yaşlıları özel olarak koruma görevi verir. Bu
bir tercih değil, yükümlülüktür. Devletin görevi, yaşlıyı kimseye muhtaç etmemektir.
“Aylıklar ileride iyileştirilecek” demek yeterli değildir. Yurttaşın iyi yönetilme hakkı vardır. Hangi
adımların atılacağı, ne zaman atılacağı açıkça ortaya konmalıdır. Belirsiz vaatler, boş umut üretir.
Üstelik bu konu sadece bizim hukuk metinlerimizle sınırlı değildir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi
kararlarında da aşırı yoksulluğun insan onurunu zedeleyebileceği vurgulanmıştır. Yani açlık
düzeyinde bir gelire mahkum edilmek, basit bir ekonomik tercih olarak görülemez.
Çalışırken yıllarca prim ödeyen insanların beklentisi çok basit: Emekli olduklarında temel
ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir yaşam. Bu beklenti karşılanmıyorsa ortada bir adaletsizlik
vardır.
Evet, sosyal politikalar bütçe işidir. Ama daha çok bir öncelik işidir. Eğer öncelik insan onuruysa,
kaynak da buna göre ayrılır.
Eğer yaşlı hakları öcelikte üst sıralarda yer alırsa, çözüm de bulunur.
Unutmayalım: Bir toplumun seviyesi, en güçsüzüne nasıl davrandığıyla ölçülür. Yaşlıya sadaka
değil, hak gerekir. İnsan onuruna yakışır bir yaşam ise lütuf değil, devletin borcudur.
Yaşlılık Aylığı Sadaka Değil, Haktır
