CHP Hatay Milletvekili Nermin Yıldırım Kara, Yayladağı’nda yaptığı saha ziyaretleri sonrası tespit edilen sorunları yazılı basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurdu. Kara, ilçenin ekonomik, tarımsal, kültürel ve mülkiyetle ilgili başlıca problemlerinin soru önergeleriyle ilgili bakanlıklara iletildiğini açıkladı.
Sınır kapısının kapalı olması ekonomiyi zorluyor
Açıklamada en dikkat çeken başlıklardan biri Yayladağı Sınır Kapısı oldu. Kara, sınır kapısının uzun süredir kapalı tutulmasının ilçede ticareti durma noktasına getirdiğini ve göçle artan sosyal yükün ekonomik kayıplarla daha da derinleştiğini belirtti. Türkiye İhracatçılar Meclisi verilerine işaret eden Kara, Hatay’ın Suriye’ye ihracatının 2011 yılında 176 milyon dolar seviyesindeyken 2024’te 106 milyon dolara gerilediğini aktardı. Buna karşın İstanbul ve Gaziantep gibi illerin ihracat performansını koruduğunu ya da artırdığını vurgulayan Kara, bu tabloyu sınır kapılarının işlevselliğiyle ilişkilendirdi.
Kara ayrıca sınır kapısının kapalı olmasının, Suriye’deki çatışmalardan etkilenen akraba topluluklara yönelik insani yardımların ulaştırılmasını da zorlaştırdığını belirterek, Yayladağı Sınır Kapısı’nın hem ticari geçişlere hem de insani yardımlara açılması çağrısında bulundu.
Tarımda kuraklık ve sulama sorunu
Yayladağı’nın tarımsal yapısına da değinen Kara, ilçenin sahip olduğu potansiyele rağmen üretimde ciddi gerilemeler yaşandığını ifade etti. Bir dönem Yayladağı’nın temel geçim kaynaklarından biri olan tütün üretiminin neredeyse tamamen sona erdiğini belirten Kara, 2004 yılında 16 bin dekarda yapılan tütün ekiminin bugün 270 dekara kadar düştüğünü kaydetti.
Çilek üretiminde ise ekim alanlarının 136 dekardan 3 bin dekara çıkmasına rağmen verimde artış sağlanamadığını söyleyen Kara, kuraklığın tarımı tehdit eden en büyük unsur haline geldiğini dile getirdi. Yayladağı Barajı’nın 2025 yılı boyunca doluluk oranının yüzde 15’in altında kaldığını hatırlatan Kara, Devlet Su İşleri ve ilgili bakanlığın kapalı devre sulama sistemini bir an önce tamamlaması gerektiğini vurguladı.
kültürel miras turizme kazandırılmalı
Basın açıklamasında ilçenin kültürel ve tarihi değerlerine de yer verildi. Kara, Ekim 2024’te Kışlak Mahallesi’nde koruma altına alınmasına karar verilen bir taşınmazla ilgili sürecin hâlâ netleşmediğini belirtti. Söz konusu yapının rölöve ve restorasyon çalışmalarının gecikmeden başlatılması gerektiğini ifade eden Kara, Yayladağı’ndaki diğer arkeolojik ve tarihi alanların da bilimsel çalışmalarla ortaya çıkarılması çağrısında bulundu.
Kadastro süreçleri için şeffaflık vurgusu
Kara, açıklamasının son bölümünde kadastro çalışmalarına dikkat çekti. Yayladağı başta olmak üzere Arsuz ve Reyhanlı’da orman arazilerine ilişkin kadastro süreçlerinin vatandaşları mağdur etmeyecek şekilde yürütülmesi gerektiğini belirten Kara, şeffaf ve katılımcı bir yöntem izlenmesi çağrısında bulundu. Kışlak Mahallesi’nde bir vatandaşın ceviz ağaçlarına el konulması ve hapis cezası almasını örnek gösteren Kara, benzer uygulamaların yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
