“Orta Anadolu Geçiş Zonu” olarak adlandırılan bu hat, uzun vadede Anadolu’nun ikiye ayrılmasına kadar varabilecek jeolojik süreçlerin işareti olarak değerlendiriliyor.
Zonguldak Bülent Ecevit, Dokuz Eylül ve Fırat Üniversitesi’nden akademisyenlerin ortak çalışmasına göre, Türkiye’nin doğusu ile batısı farklı yönlere doğru hareket ediyor. Bu zıt hareketler, Antalya’dan Karadeniz Ereğli’ye uzanan bir hat boyunca ciddi bir gerilim birikimine neden oluyor.
Uzmanlar, bu sürecin kısa vadede bir “bölünme” anlamına gelmediğini, ancak milyonlarca yıl içinde büyük değişimlere yol açabileceğini vurguluyor. Bununla birlikte, söz konusu gerilim hattı çevresinde zamanla daha büyük depremlerin meydana gelme ihtimali de dikkat çekiyor.

Hatay detayı dikkat çekti
Araştırmada özellikle Doğu Anadolu Fayı’nın yapısındaki değişime dikkat çekilirken, bu hattın Hatay’dan başlayarak kuzeye doğru uzanan yapısının gelecekte farklı faylarla birleşebileceği ifade ediliyor. Arap ve Afrika levhalarının farklı hızlarda hareket etmesi, Hatay ve çevresindeki tektonik baskıyı artıran önemli faktörler arasında gösteriliyor.
Uzmanlara göre, bu hareketlilik uzun vadede yeni fay oluşumlarına zemin hazırlayabilir. Hatay’ın da içinde bulunduğu Doğu Anadolu hattı, bu süreçte kritik bölgelerden biri olarak öne çıkıyor.
Milyonlarca yıllık süreç, ama risk gerçek
Bilim insanları, “Anadolu ikiye bölünebilir” ifadesinin milyonlarca yıllık jeolojik bir senaryoyu anlattığını vurgularken, günümüz açısından asıl önemli noktanın biriken gerilim ve deprem riski olduğuna dikkat çekiyor.
Ortaya konan veriler, Türkiye’nin aktif tektonik yapısının ne denli dinamik olduğunu bir kez daha gözler önüne sererken, özellikle Hatay gibi fay hatlarına yakın bölgelerde riskin ciddiyetini koruduğunu gösteriyor.
