“Zamlar kimleri ayaklandırdı…!”

Çocukluk yıllarımda Antakya’nın bilinen köklü ailelerinin oturduğu, bizim de zor yıllarda ikame ettiğimiz en eski kadim sokaklarından daha doğrusu çıkmazlarından biri olan Dutdibi’de peşpeşe çok ağır hastalıklar geçirdim.

Gerçekten zor yıllardı.Düşünsenize babanız Terzi, Anneniz biraz ev kadını biraz da evde terzilik yapan fedakar bir kadın, 4 çocuk hepsi okuyacak hepsinin karnı doyacak rahmetli babamın deyimiyle hepimiz “Bir yüksük, bir iğne”’ye bakarak geçirdiğimiz günler.

Ama inanın bana o yıllarda bile açlık ya da derin yoksulluk çeken hiç kimse yoktu etrafımızda…

Sadece fakirlik vardı ve bu ayıp sayılmazdı…

Demin de söylediğim gibi çok ağır hastalıklarla boğuştum çocukken…Önce kolera ve difteri, ardından çocuk felci…

O zamanlar hastanede bakım çok zordu ve masraflıydı. Rahmetli babam ve annem yine çok ağır ateşlendiğim ve kendimi kaybettiğim bir gün beni yatağa yatırıp yüzümü kıbleye çevirip başımda dulalar etmişler sabaha kadar…Öldü gözüyle bakmışlar yani…

O yıllarda beni hayata döndüren,babamın parası olduğu zaman elinde ne varsa üç-beş verdiği ama parasının kalmadığı zamanlar bile evimize gelip bana iğne yapan, ilaç getiren iyilik perisi gibi bir adam vardı. Allah nur içinde yatırsın Doktor Hakkı Çinçin.

Bana yeni bir hayat sundu adeta…Parası olandan gönlünce, olmayandan ise duasını alarak mesleğini yapardı Hakkı Çinçin.

Ne zaman oğlu Hikmet Çinçin’in adını görsem babasına mutlaka rahmet okurum.

Kimdir Hikmet Çinçin; Doktor Hakkı Çinçin’in oğludur.

Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanıdır. Efeliğiyle, dik duruşuyla, anılarıyla, Hatay sevgisiyle tam bir Antakya beyefendisidir.

Siyaset ayrı bir şey. İnsanların siyasi duruşları benim için Antakyalı olmalarından sonra gelir.Ancak Hatay için kafa yoran, emek harcayan bir isimdir. Hatta Hatay devlet ve cumhuriyet tarihinin en güzel arşiv ve koleksiyonunu toplamış ve ATSO bünyesinde bunu sergilemiştir. Büyük önder Atatürk’ten bile hatıralar vardır o koleksiyonda. Ben gördüm.

Niye yazdım bunları…!

Haber şöyle;

“Hatay’da, memur sendikalarından sonra; Ticaret ve Sanayi Odaları, Meslek Odaları, İşadamları, Sanayiciler, Tüccarlar, Esnaf ve Çiftçi Kuruluşları da zamlara sert çıkarak, “GERİ ALINSIN” mesajı verdi.-Antakya, Reyhanlı, Dörtyol, İskenderun Sanayi ve Ticaret Odaları,Borsalar, HAGİAD, HASİAD, KAGİAD ve 10.000 üyeli 16 Meslek Odasının çatı kuruluşu HAMOK, ayrı ayrı mesajlarla, ‘Doğalgaz, Enerji ve Akaryakıt’a konan zamların geri alınmasını istedi. Antakya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) öncülüğünde; İskenderun, Dörtyol, Reyhanlı Ticaret ve Sanayi Odaları, Ziraat Odaları, Ticaret Borsaları, HASİAD, HAGİAD, KAGİD gibi kuruluşlar da zamların geri alınmasını isterken, diğer yandan Hatay’daki 16 Meslek Odasının çatı kuruluşu konumundaki Hatay Akademik Meslek Odaları Koordinasyon Kurulu’nca (HAMOK) yapılan açıklamada da zamların getirdiği ağır yaşam koşulları dile getirildi ve bu zamların geri alınması istendi.”

Peki bu bildiriye kimler imza atmış; hepsi birbirinden değerli oda,borsa başkanları ve sivil toplum örgütleri

“Hikmet Çinçin (Antakya Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı), Levent Hakkı Yılmaz (İskenderun Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı), Ali Celal Mursaloğlu (Antakya Ticaret Borsası Başkanı), Necmettin Zaroğlu (Reyhanlı Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı), Ercan Yıldırım (Dörtyol Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı), Ganim Kıt (HESOB), Cem Ergönül (Antakya Ziraat Odası), Murat Hayzaran (HASİAD Başkanı), Serhan Rende (HAGİAD Başkanı), Ferda Esin Demirtok (Hatay KAGİD), Sedat Duran (Defne Ziraat Odası Başkanı).”

Bakın size buradan açık bir şey söyleyeyim. Esnafı, odayı, borsayı, küçük üreticiyi adam yerine koymayan, dikkate almayan her türlü siyasetin sonu bataktır.

Bu sadece iktidar partisi AKP için geçerli değildir; millet ittifakının en büyük ortağı olan iktidara aday CHP için de geçerlidir.

Önümüzdeki dönem siyasette turnusol kağıdı gibi bir dönem olacaktır.

Öyle; parası olan, Ankara’da dayısı olan, ya da hizmet yerine kendisini bu koltuklara getirenlere biat etmeyi tercih eden kişiler yeniden siyaset sahnesine sürülürse sonuç büyük bir hüsran ve hayal kırıklığı olacaktır.

Hatay’da siyaset yapmak için genel merkezlere eşlerini, yakınlarını alıp gidip diz çökenlere, fotoğraf çektirenlere, kese şakırdatanlara sesleniyorum. Paranıza yazık; bu dönem öyle bir dönem olmayacaktır.

Olursa bu millet bu kadar eziyet çekerken böyle yapan ve yaptıranlara çok ağır bir bedel ödettirecektir.

Bu böyle biline…!