Hatay’ın yazarlarını tanıtmaya devam ediyoruz. Bugün, benim çok değerli ve anlamlı bulduğum bir kitabı tanıtmak istiyorum. Zamana karşı koymak, durdurmak mümkün değil ama zamanı kaydetmek mümkün. Mehmet Muhtar Salmanoğlu, zevkle okuduğum bir çalışmayla zamanı kaydetmiş. Bir süre sonra kimsenin hatırlamayacağı yaşanmışlıkları çok güzel bir üslupla kaleme almış. Kitabına Halil Cibran’ın güzel bir sözüyle başlamış.
“Hatırlamak bir buluşma biçimidir”
Anladığım kadarıyla Salmanoğlu çocukluğuyla, gençliğiyle buluşmak istemiş. O yılların, çocukluğunun, gençliğinin kahramanlarını, tandırda taze pişmiş ekmeği yeni sıkılmış zeytinyağına banarak yemeyi özlemiş ve ZİNNENİ’yi yazmış.
Her şeyi, her değeri hızla tüketen, arkasına dönüp bakmadan önüne çıkan her şeyi ezerek, korkunç bir hızla ilerleyen günümüz dünyasında Salmanoğlu’nun kitabı gerçekten çok değerli. Okuduğunuzda bana hak vereceğinizi düşünüyorum. Kitaptan bir iki alıntı ekleyerek tezimi güçlendireceğim.
ALTINÖZÜ’NDE YAŞAMAK başlığının altında
…Pazar sabahları çan sesiyle uyanmak, ramazanda top sesiyle orucunu açmak, Mikdet’e adak adamaktır…Diyerek devam etmiş.
Sol görüşlülerin mitingine dönüşen düğünlerden, yüzlerce yıllık geleneklerden söz açarak ilerlemiş, duyguların, günlük yaşamın, siyasi kültürel ortamın Arapça, Türkçe yaşanıp anlatıldığı bir zenginliğin kaydını oluşturmuş.
Mehmet Muhtar Salmanoğlu yerel tarihin yoluna kocaman bir kilometre taşı dikmiş.
Emeğine sağlık Salmanoğlu. Kalemin elinden düşmesin.


NOT: Hataylı yazarlarımızın kitaplarını tanıttığımız yazı dizisini umuyorum ilgiyle ve zevkle okuyorsunuzdur. Okuyucular, gazetenin web sayfasında yazılarıma yorum yapabilirler. Eski yazılarımın altında bu yorumları görebilirsiniz. Öneri ve eleştirilerinize açık olduğumu belirtmek isterim. Unuttuğum, elime geçmeyen kitaplar için uyarılarınızı da bekliyorum.

Mehmet Muhtar Salmanoğlu’nun sınıf arkadaşı olarak kitapta yazılanların bir kısmına şahitlik ettik, canlı yaşadık. Arkadaşımızdan yeni eserler ortaya koymasını sabırsızlıkla bekliyorum. Söz uçar, yazı kalır düsturuyla herkese okunası günler diliyorum…