1 Mayıs eylemlerinde gözaltı ve tutuklama süreci
İstanbul’da 2024 yılı 1 Mayıs Emek ve Dayanışma Günü kapsamında Saraçhane’den Taksim’e yürümek isteyen gruplara polis müdahalesi gerçekleşmiş, çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı. Bu isimler arasında özel bir okulda öğretmenlik yapan Çağla T. de yer aldı.
5 Mayıs 2024’te gözaltına alınan öğretmen, ertesi gün sevk edildiği hakimlikçe “kanuna aykırı toplantı ve yürüyüşe katılma”, “ihtara rağmen dağılmama” ve “görevi yaptırmamak için direnme” suçlamaları kapsamında tutuklandı.
27 gün cezaevinde kaldı
Tutuklama kararının ardından Çağla T. hakkında yürütülen soruşturma süreci hızla devam etti. 29 Mayıs 2024 tarihli iddianame İstanbul 25. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.
Savcılık, olay günü Taksim’e yürümek isteyen grubun kolluk kuvvetlerine karşı direndiğini ileri sürdü. Mahkeme sürecinde tutukluluk halinin devamına karar verilirken, yapılan itiraz İstanbul 31. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından da reddedildi.
Çağla T., 3 Temmuz 2024’te tahliye edilene kadar toplam 27 gün cezaevinde kaldı.
AYM’den hak ihlali kararı
Tutukluluğun ardından Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yapan öğretmenin dosyası, yüksek mahkeme tarafından değerlendirildi.
AYM, başvuruda “toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkı” kapsamında önemli tespitlerde bulundu. Kararda, tutuklama tedbirinin meşru bir gerekçeye dayanmadığı ve uygulamanın hukuka uygun olmadığı ifade edildi.
Mahkeme ayrıca Çağla T.’nin barışçıl bir gösteriye katılım nedeniyle özgürlüğünden mahrum bırakıldığını belirterek, hem kişi hürriyeti ve güvenliği hakkının hem de toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkının ihlal edildiğine hükmetti.
300 bin TL tazminat kararı
Anayasa Mahkemesi, hak ihlallerinin tespitiyle birlikte öğretmene 300 bin TL manevi tazminat ödenmesine karar verdi. Karar, toplantı ve gösteri yürüyüşü özgürlüğü ile ilgili tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Kararın yankıları
AYM’nin verdiği bu karar, özellikle ifade özgürlüğü ve barışçıl gösterilere katılım hakkı çerçevesinde emsal niteliği taşıyan değerlendirmeler arasında gösteriliyor. Hukuk çevreleri, kararın tutuklama tedbirinin sınırlarına ilişkin önemli bir hatırlatma olduğuna dikkat çekiyor.