15 Temmuz 2016 Hain Darbe Girişimi…
-2225 yıllık köklü tarihe sahip Türk Ordusu’na Balkan hezimetinden daha ağır bir leke sürdü. Balkan felaketi, düşmana karşı verilen bir savaşın sonucuydu. 15 Temmuz Hain Darbe Girişimi, TSK’da korunan, yükseltilen, kritik görevlere yerleştirilen, şımartılan, tercih edilen FETÖ’cüler tarafından yapıldı.
-Darbe girişimini, TSK’da Askerlik Andı’na, vatana, Cumhuriyet’e ve Atatürk’e bağlı askerler önledi. Siyasi iktidar partisi binasına o gece Atatürk posteri asıldı.
-Asıl soru şu: Hain darbe girişimine katılan general/amiralleri, üst rütbeye kim yükseltti ve en kritik görevlere kim atadı?
-Kumpas davalarına, hangi üst düzey yetkililer ve komutanlar destek oldu? Balyoz tutsağı general ve amiraller, FETÖ’nün önünü açmak için 2014’te hangi komutanın imzasıyla emekli edildi?
-15 Temmuz 2016’ya geliş sürecinde, sadece kumpas davalarıyla liyakat sahibi general/amiral ve subaylar saf dışı bırakılmadı. Askerlik Andı’na bağlı, vatanını, milletini seven, dürüst, çalışkan ve yetenekli personel de emekli edilerek oyun dışına atıldılar.
-Özellikle 2011-2015 yılları, FETÖ’cülerin TSK’da yükseltildiği, ödüllendirildiği, şımartılarak tercih edildiği ve altın çağını yaşadığı dönemdir. Bu dönemde FETÖ sızmadı, tercih edildi. Tercih eden komutanlar kimlerdi? Bu dönem, sorgulandığında asıl soruların cevabı da alınır.
-2003 dahil, 2016 Hain Darbe Girişimi’ne kadar TSK’nın tepe noktasındaki komutanlar, anılarını yazmalı ve bu sorulara cevap vermelidir. En azından özeleştiri yapmaları konusunda, millete boröludur.
-Hain Darbe Girişimi’nde bulunan general/amirallere en yüksek sicilleri kimlerin verdiği, en kritik görevlere kimlerin atadığı TSK’nın tasfiyesinin en can alıcı sorusudur. Bu sorunun cevabı bulunmalıdır.
-Bu dönemde, TSK’nın geleneksel yapısı çok ağır yara alır.
-Üzerinden sadece 10yıl geçti. Tarikatların, cemaatlerin yer aldığı kurumlarda “liyakat” yerini “biat” alır. Ve o ülke, gün yüzü görmez.
-Beynini ve bedenini Pensilvanya’ya kiralamış FETÖ’yle o dönem içli dışlı olanların, günümüzde kahraman edasıyla dolaşmaları, medyada boy göstermeleri Türk tarihi açısından ibretliktir.
-“Kasaptaki ete soğan doğramam” diyen zihniyetin ve “Kumpas” davalarını tereddütsüz destekleyen İkinci Cumhuriyetçilerin, eski sol yeni liberallerin, sözde “aydın”ların hala “aydın” gibi dolaşmaları ise, sadece Türkiye’ye özgü bir vakadır.
-Bu coğrafyanın hükmü şudur: Ordu çökerse devlet yıkılır, ne vatan kalır ne de makam.
“Tarih’i ‘tekerrür’ diye tarif ediyorlar; hiç ibret alınsaydı, tekerrür mü ederdi?…”, der Mehmet Akif…
-Türkiye, 10 yıl öncesinden ders almazsa felaketler peşini bırakmaz.
15 Temmuz Hain Darbe Girişimi’nde ve vatan için canını veren tüm kahraman şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi saygı ve minnetle anıyorum.
