Kahramanmaraş’ın Dulkadiroğlu ilçesindeki Akerman Apartmanı’nın 6 Şubat 2023 depremlerinde yıkılması sonucu 18 kişi yaşamını yitirdi. Binanın yıkılmasına ilişkin yürütülen yargılamada, önceki bilirkişi raporları arasındaki çelişkilerin giderilmesi amacıyla hazırlanan yeni rapor dosyaya girdi.
Bilirkişi raporu için üniversite değiştirildi
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, binanın yıkılmasıyla ilgili yapı sahipleri Ali Dökme ve Salih Dökme, müteahhit Kazım Ceviz, statik proje müellifleri Şahin Avşaroğlu ve Ökkeş Alper Erşahan ile mimari proje müellifi, fenni mesuller, şantiye şefi ve yapı denetimiyle ilgili kişiler hakkında dava açtı. Sanıklar, “bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma” suçlamasıyla yargılanıyor.
Soruşturma kapsamında ayrıca binanın inşa edildiği dönemde Kahramanmaraş ve Dulkadiroğlu belediyelerinde görev yapan, ruhsat, kontrol ve onay süreçlerinde yer alan kamu görevlileri hakkında da aynı suçlamayla dava açıldı.
Kahramanmaraş 5. Ağır Ceza Mahkemesi, 14 Şubat 2025’te görülen üçüncü duruşmada dosyadaki iki bilirkişi raporu arasında çelişki bulunduğu gerekçesiyle yeni rapor hazırlanmasına karar verdi. Dosya Dokuz Eylül Üniversitesi’ne gönderildi ancak 2 Temmuz 2026’da görülen yedinci duruşmaya kadar raporun sunulmaması üzerine bu kez Kastamonu Üniversitesi görevlendirildi.
Yedi akademisyen tarafından hazırlanan raporun mahkemeye ulaşmasıyla birlikte binanın yıkılmasına ilişkin teknik değerlendirmeler dosyaya girmiş oldu.
Binaya 2016 yılında 3 kat daha eklendi
ANKA Haber Ajansı’nın ulaştığı bilirkişi raporuna göre Akerman Apartmanı, 2010 yılında bodrum, zemin ve bir normal kat olmak üzere toplam 3 katlı olarak inşa edildi. Yapıya 2016 yılında 3 kat daha eklenerek binanın kat sayısı 6’ya çıkarıldı.
Raporda, binaya İmar Barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi verildiği bilgisine de yer verildi. Ancak söz konusu belgenin, binanın taşıyıcı sistem güvenliğini etkileyen proje ve uygulama kaynaklı eksiklikleri ortadan kaldırmadığı vurgulandı.
Bilirkişi heyeti, binanın inşası ve sonradan yapılan kat ilavesi sırasında ortaya çıkan teknik aykırılıkların yıkım sürecindeki etkilerini değerlendirdi.
Taşıyıcı sistemdeki eksiklikler rapora girdi
Raporda, binanın projeye aykırı biçimde inşa edilmesi ve taşıyıcı sistemde yapılan değişiklikler dikkat çeken tespitler arasında yer aldı. Projede perde olarak tasarlanan taşıyıcı elemanların kolona dönüştürülmesi, bodrum katın kaçak şekilde genişletilmesi ve beton ile donatı kalitesindeki yetersizlikler binadaki sorunlar arasında sıralandı.
Ayrıca etriye kancalarının teknik gerekliliklerde belirtilen 135 derece yerine 90 derece yapılması ve etriye sıklaştırma bölgelerinin oluşturulmaması gibi eksikliklere işaret edildi.
Bilirkişi heyeti, bu aykırılıkların giderilmesi ve inşaatın proje ile mevzuata uygun yürütülmesi için gerekli sorumlulukların yerine getirilmediğini değerlendirdi. Raporda, bazı sanıkların denetim ve gözetim yükümlülüklerini yerine getirmedikleri belirtildi.
Sekiz sanık asli kusurlu bulundu
Bilirkişi raporunda 8 sanık asli kusurlu, 2 sanık tali kusurlu olarak değerlendirilirken, 7 sanık hakkında kusur bulunmadığı sonucuna varıldı.
2010 tarihli ilk ruhsatta yapı sahibi olarak yer alan Ali Dökme, sonraki tadilat ve kat ilavesi ruhsatlarındaki yapı sahibi Salih Dökme, 2016 tarihli kat ilavesi ruhsatındaki müteahhit Kazım Ceviz, ilk ruhsata göre fenni mesul Şenol Korkmaz ve kat ilavesi ruhsatına göre şantiye şefi Çağrı Bilir, raporda asli kusurlu bulunan isimler arasında gösterildi.
İlk statik proje müellifi Şahin Avşaroğlu’na ise 2016 yılında yeni bir statik proje hazırlanması ve ilk projenin yürürlükten kaldırılması nedeniyle kusur atfedilmedi.
Kat ilavesi projesini hazırlayan statik proje müellifi Ökkeş Alper Erşahan’ın, mevcut yapıdaki imalatları ve önceki projede yer alan perde elemanlarını yeterince dikkate almadığı belirtildi. Mimari ve statik projeler arasında uyumsuzluklar bulunması ve deprem hesaplamalarındaki hatalar nedeniyle Erşahan asli kusurlu değerlendirildi.
Mimari proje müellifi Mehmet Kuşçuoğlu ise projeler arasındaki uyumsuzlukları gidermediği gerekçesiyle tali kusurlu bulundu.
Yapı denetimiyle ilgili tespitler
Raporda, kat ilavesi ruhsatı kapsamında görev yapan yapı denetim firması yetkilileri Uğur Korkmaz ve statik proje ile uygulama denetçisi Hüseyin Gümüşer’in denetim sorumluluklarına ilişkin değerlendirmelere de yer verildi.
İki ismin, 2010 ve 2016 tarihli projeler arasındaki uyumsuzluklara, malzeme kalitesindeki yetersizliklere ve etriye uygulamalarındaki eksikliklere müdahale etmedikleri kaydedildi. Ayrıca binada yumuşak kat oluşumuna yol açabilecek imalatların önlenmesi için gerekli idari ve teknik tedbirlerin zamanında alınmadığı belirtildi.
Yapı denetim sözleşmesinin feshinin yıkımdan kısa süre önce gerçekleştirilmesi de raporda değerlendirilen hususlar arasında yer aldı. Bu tespitler doğrultusunda Uğur Korkmaz ve Hüseyin Gümüşer asli kusurlu bulundu.
Belediye görevlileri için farklı değerlendirmeler yapıldı
Raporda, belediye personelinin sorumlulukları görev alanlarına göre ayrı ayrı ele alındı.
2010 yılı ruhsat eki statik projesinin kontrolünden sorumlu Melike Özdemir, projede perde olarak tasarlanan taşıyıcı elemanların daha sonra kolona dönüştürülmesine ve kaçak bodrum imalatına zemin hazırlayan eksiklikleri tespit edemediği gerekçesiyle tali kusurlu bulundu.
Buna karşılık Hacı Mehmet Güner ve Serap Binici’nin ruhsat ve ekleri üzerindeki imzalarının teknik denetimden çok idari onay niteliği taşıdığı ve binanın yıkılmasıyla doğrudan illiyet bağı bulunmadığı değerlendirildi. Bu iki isim hakkında kusur atfedilmedi.
Arzu Özaydın’ın 2016 tarihli ilave kat ruhsatı üzerindeki imzasının idari onay kapsamında olduğu, statik projelerin hesap detaylarına müdahale etme veya inşaatı sahada doğrudan denetleme yetkisinin bulunmadığı belirtildi. İmar Barışı kapsamında düzenlenen Yapı Kayıt Belgesi’nin de teknik eksiklikleri gidermediği ifade edilerek Özaydın’a kusur yüklenmedi.
Elektrik ve mekanik proje kontrollerinden sorumlu Öner Gürbüzel ile Serhat Aktemur’un görevlerinin kendi uzmanlık alanlarındaki tesisat projelerinin kontrolüyle sınırlı olduğu, taşıyıcı sistem üzerinde inceleme ve denetim yetkilerinin bulunmadığı kaydedildi. Turan Şen’in imzasının ise teknik proje onayından ziyade idari işlemlerin tamamlanmasına yönelik olduğu değerlendirilerek bu isimlere de kusur atfedilmedi.