Eğitim-İş Hatay 1 No’lu Şube Yönetim Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada, 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla egemenliğin millete devredildiği hatırlatıldı. Açıklamada, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün bu anlamlı günü çocuklara armağan etmesinin, Cumhuriyetin geleceğini çocuklara emanet etme iradesinin bir göstergesi olduğu vurgulandı.
Açıklamada, Atatürk’ün “Ey yükselen nesil! İstikbal sizsiniz” sözlerine yer verilerek, çocukların bu ülkenin gerçek sahipleri olduğunun altı çizildi.
“Çocukların temel hakları ihlal ediliyor”
Eğitim-İş’in açıklamasında, günümüzde çocukların yaşam, sağlık, eğitim ve beslenme gibi en temel haklarının ciddi şekilde ihlal edildiği ifade edildi. Gerçek bir egemenlikten söz edilebilmesi için çocukların özgür, sağlıklı ve güvenli koşullarda büyümesi gerektiği belirtilerek, mevcut tablonun bu idealden uzak olduğu kaydedildi.
Sendikanın hazırladığı “Yoksulluğun Gölgesinde Sermayenin Sömürüsünde Kalan Çocuklar” raporuna atıfta bulunulan açıklamada dikkat çekici istatistikler paylaşıldı:
• TÜİK 2025 verilerine göre, yoksulluk ve sosyal dışlanma riski en yüksek grup yüzde 36,8 ile çocuklar oldu.
• EUROSTAT verilerine göre Türkiye, yüzde 37,6 oranla Avrupa’da çocuk yoksulluğunun en yüksek olduğu ülke konumunda.
• Ekonomik kriz nedeniyle sosyal destek alan çocuk sayısının son dört yılda ciddi şekilde arttığı belirtildi.
• Okul çağında olması gereken yaklaşık 3 milyon çocuğun çalıştırıldığı ifade edildi.
“Çocuklar açlıkla karşı karşıya”
Açıklamada, ekonomik krizin en ağır yükünün çocukların omuzlarına bindiği vurgulandı. Yetersiz beslenmenin ciddi bir halk sağlığı sorununa dönüştüğüne dikkat çekilerek, beslenme çantası maliyetindeki artışın aileleri zor durumda bıraktığı belirtildi.
Mart ayı verilerine göre bir çocuğun aylık beslenme giderinin asgari ücret içindeki payının yüzde 7,27’ye yükseldiği ifade edildi. Okullarda açlık nedeniyle bayılan çocukların bulunduğu bir tabloda, “en az bir öğün ücretsiz yemek” talebinin karşılanmamasının kabul edilemez olduğu dile getirildi.
“Çocuk işçiliği ve MESEM eleştirisi”
Eğitim sistemine yönelik eleştirilerin de yer aldığı açıklamada, MESEM uygulamasının çocuk işçiliğini yaygınlaştırdığı savunuldu. Yüz binlerce çocuğun örgün eğitimden koparıldığı belirtilirken, 2025 yılında en az 85 çocuğun iş cinayetlerinde hayatını kaybettiği ifade edildi.
“Laik ve bilimsel eğitim vurgusu”
Açıklamada ayrıca, eğitim sisteminin laik ve bilimsel yapısının zedelendiği, okullara çeşitli ideolojik yapıların dahil edildiği iddia edildi. Çocukların eleştirel düşünceden uzaklaştırıldığı ve pedagojik ilkelerden koparıldığı yönünde eleştirilerde bulunuldu.
“Mücadele sürecek” mesajı
Tüm bu olumsuz tabloya rağmen mücadele kararlılığının vurgulandığı açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
“23 Nisan’ın gerçek ruhuna sahip çıkarak, çocuklarımızın geleceğini aydınlatma mücadelesini sürdüreceğiz. Başta çocuklarımız olmak üzere tüm halkımızın 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutluyor, bu günü gerçek bir bayram haline getirene dek laik, bilimsel ve kamusal eğitim mücadelemize devam edeceğimizi ilan ediyoruz.”
