7 Kazan 7 Köyü Fısıldadı!

7 Kazan 7 Köyü Fısıldadı!

Kazanlar kaynadı, dualar edildi…

Her yıl Meryem Ana Yortusu nedeniyle Türkiye’nin ‘son’ Ermeni köyü olan Samandağ-Vakıflı’da bir araya gelenler, dualarını ve dileklerini yaktıkları mumlarla yarına fısıldamayı sürdürdü. Fısıldarken de, dünden bugüne ve bugünden yarına eklenen özlemlerin, hüzünlerin, aşkların ve düşlerin kalabalığına umudunu ekledi.

Meryem Ana’nın ebediyete intikalini anlatan, Ermenicede ‘Verapokhum’ (göğe götürülüş) olarak da ifade edilen Meryem Ana Yortusu, geride kalan hafta sonunu şarkılarla, halaylarla, dua ve dileklerle geçirdi. Türkiye’nin birçok kentinden gelen Ermeni vatandaşların da katılım gösterdiği Pazar günkü ayin ve ardından kazanlarda pişen hrisenin dağıtılması ise Yortu’nun en keyifli ve en coşkulu anlarına sahne oldu. Samandağ Belediye Başkanı Mithat Nehir’in de katılım gösterdiği Meryem Ana Yortusu’nda kutsanan üzümler ise katılımcılarla paylaşıldı.
Yortu için konuşan Başrahip Tatul Anuşyan, üzümün kutsanmasına ilişkin şunları söyledi:
“Üzümlerin kutsanması önemli bir geleneğimizdir ve Ermeni toplumunun ezici bir çoğunluğu üzümler kutsanmadan üzüm yememeyi kabul etmiştir. Kutsanmadan yenen üzüm bizi ne günaha sürükler, ne de Kilise böyle bir yaptırımdan söz eder. Bu, kimliğimizle özdeşleşmiş, toplumun kendi koyduğu, kendi tasarrufunda olan ve kendine özgü bir gelenektir. Burada önemli olan, doğanın bize sunduğu bolluk ve bereket için şükretmektir. Sunana sunarak, bu yolla da birbirine teşekkürü öğreten bir derstir üzümün kutsanması.”
-7 KAZAN-
Bir zamanlar Musa Dağı’nın eteklerinde yer alan 7 Ermeni Köy’ü temsilen 7 kazan hrisenin pişirildiği Yortu, düne dair anıların tazelendiği ve bundan sonraki günlerin daha iyi olması yönünde duaların edildiği özel de bir gün. Kazanların sahipleri mi? Bir kazan Yoğunoluk için, diğerleri Hıdırbey, Kebusiye, Bityas, Hacıhabipli, Yezur için… Peki, ‘neden hrise’ diye soranlarınız da vardır… Bugüne dair pişen yemek, 1915’te Musa Dağı’nda erzakları telef olan Ermenilerin, ellerinde kalan buğday ve etle yaptıkları kutsal bir yemek… Harisa… Yani köy diliyle, ‘herisi’… -Tamer Yazar-