9 EYLÜL 1922
Sadece İzmir’in değil son Türk yurdunun kurtuluşudur.
-1683’te Viyana’da başlayan çekilmeyi ve toprak kaybını, 238 yıl sonra 1921’de önce durduran, ardından, 1922’de işgal kuvvetlerinden yurdu kurtaran; toprakları vatan yapan, vatandan başka sevgili bilmeyen Ebedi Başkomutan Gazi Mareşal Mustafa Kemal Atatürk’ün ve Çılgın Türkler’in dünya savaş tarihine altın harflerle kaydettiği muhteşem zaferdir.
-Türk İstiklal Savaşı dünyadaki en meşru, en haklı, en kutsal savaşlardan biridir. Emperyalizmi ve işbirlikçilerini dize getiren, Osmanlı’nın enkazından yepyeni, çağdaş bir devlet kurmayı başaran Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, İzmir’e ayak bastığında 41 yaşındadır.
Kutlu olsun…
CHP 103 YAŞINDA..
CHP 9 Eylül 1923’te kuruldu. 103 yaşında.
CHP’nin sembolü 6 Ok; Atatürk’ün Temel İlkeleridir:
-Cumhuriyetçilik,
-Milliyetçilik,
-Halkçılık,
-Laiklik,
-Devrimcilik,
-Devletçilik.
Ayrıca, Bütünleyici İlkeler vardır:
-Milli Egemenlik,
-Milli Bağımsızlık,
-Milli Birlik ve Beraberlik,
-Yurtta Barış, Dünyada Barış,
-Çağdaşlaşma,
-Bilimsellik ve Akılcılık,
-İnsan ve İnsanlık Sevgisi’dir. Bu ilkelerin tümü KEMALİZM’i oluşturur.
Ah!.. “Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil…
30 AĞUSTOS’U KUTLAMAYANLAR….
30 Ağustos’la sıkıntınız ne?
30 Ağustos Zafer Bayramı’nı ayrılıkçılar ve bölücüler kutlamaz.
Haberlere göre DEM Parti, EMEP, HÜDA PAR, KESK ve DİSK 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutlamadı.
Bu siyasi ve ideolojik bir tercihtir.
30 Ağustos;
-Emperyalist işgale karşı kazanılmış bir bağımsızlık zaferidir.
-Vatanın kurtuluşudur.
-Cumhuriyet’e ve Lozan’a giden yolu açan tarihi dönüm noktasıdır.
-Vatandan ve milletten başka sevgili bilmeyen o kuşağın zaferidir.
30 Ağustos olmasaydı bağımsız bir vatan olmayacaktı. Bugün faaliyet gösteren partiler ve sendikalar da olmayacaktı.
Dünyada benzer örnekleri elbette vardır. Ama milli günleri çoğunlukla devletin ortak kimliğini ve kuruluş felsefesini reddeden ayrılıkçı hareketler kutlamaz.
30 Ağustos’u kutlamak militarizm değildir. Çünkü bu savaş başka toprakları işgal etmek için değil; işgal edilmiş vatanı kurtarmak için emperyalizme karşı verilmiştir.
“Emperyalizme karşı bağımsızlık” diye haykıranların, emperyalizme karşı kazanılmış bu büyük zaferi yok sayması ideolojik savrulmanın zirvesidir.
DİSK, 2016’da 30 Ağustos’u açıkça kutlamıştı. Sonra ne değişti? Emperyalizmin tanımı mı, yoksa devrimciliğin tanımı mı?
Sizi var eden bağımsızlık zaferini kutlamayacak, fakat bu zaferin sağladığı bütün imkanlardan yararlanacaksınız…
Bu, hangi ideolojik çerçeveye sığar?
-30 Ağustos’u yok saymak sadece bir bayramı değil; Atatürk’ü, silah arkadaşlarını, kahraman şehitlerimizi, gazilerimizi, bu kutsal vatanı ve milletin bağımsızlık iradesini yok saymaktır. Bunun siyasi görüşle, partiyle ilgisi yoktur.
AVRUPA ‘DA SİLAHLANMA ve RUSYA..
Avrupa, yeniden silahlanma yarışında…
Rusya, savaş ekonomisini büyütme çabasında…
Ve Almanya İkinci Dünya Savaşı sonrası ilk kez, askeri gücünü rekor harcamalarla yeniden yapılandırmakta…
Soru şu:
Bu silahlanma, Avrupa’yı gerçekten daha güvenli mi yapar?”
Yoksa, Avrupa’yı yeniden savaşın kıyısına mı sürükler?
Mussolini’ye atfedilen o söz, bu tehlikeli tırmanışı tüm çıplaklığıyla anlatır:
“Barış masasına oturabilmem için, birkaç bin ölüye ihtiyacım var.”
