Adamlar her gün televizyona çıkıp, Türkiye artık lider ülke oldu diyorlar. Dün bir bakan söyledi yine.
Lider olduğumuz alanlara bir göz atalım. Organize suç endeksinde Avrupa’da lideriz, Dünya’da 14. Sıradayız. Sıralamada, uyuşturucu mafyasının devlete savaş açtığı Meksika’nın hemen yanı başındayız. Enflasyonda Avrupa’da lider, dünyada 2. Sıradayız. İş kazalarında Dünyada ve Avrupa’da lider konumundayız. Ölümlü iş kazalarında Avrupa’da 1. Dünyada 3. Sıradayız. Kadına yönelik şiddette Avrupa’da birinci sırayı açık ara önde götürüyoruz. Çocuk işçiliğinde Hindistan’la yarışıyoruz. Lider ülkeyiz diyen politikacı çok haklıymış ama biz lider olmak istemiyoruz.
Aynı adamlar televizyonlarda promptere bakarak Türkiye oyun kurucu ülke oldu da diyorlar.
Spor sahalarında kullanılmıyorsa, kavramın kendisi yeteri kadar itici zaten. İçine bakmayınca dışarıdan çok cafcaflı gözüken kavramlardan biri. Oysa günlük hayatta Birine oyun oynamak, arkasından oyuna getirmek şeklinde hiç hoş olmayan kullanım yerleri vardır. Neyin oyununu kurmuşuz? Dünyanın dört bir yanından gelen radikal dincilerle birlikte en uzun sınır komşumuzu oyuna getirdik, ülkelerinin canına okuduk diyorsanız kabul. Bu arada en az 10 milyon kontrolsüz göçmene kapıları açtık, sınırlarımızı delik deşik ettirdik diyorsanız ona da kabul. Oyun mu kurdunuz? Yoksa kurulan oyunda karakter rollerinden (Erol Taş, Nuri Alço gibi) birini mi oynadınız o ayrı konu.
Bu adamların çok sık kullandıkları bir söz daha var. BÜYÜME ve ekliyorlar SÜRDÜRÜLEBİLİR BÜYÜME. Çok ayrıntıya girmeden yazayım. Büyüme var evet. Dış borç büyüyor. İnternette yıllara göre karşılaştırmalı rakamları bulabilirsiniz. Sürdürülebilir Büyüme diye de bir şey yoktur, olamazda. Bu çok şık kelimenin olanaksızlığını birazcık araştıran herkes görebilir. Kapitalist sistemin çözümsüz bir sorunudur. İç politikada, kürsüde konuşurken çok parlak bir cümle kurmaya yardımcı olabilir ama onun dışında bir karşılığı yoktur. Bu aşamasında kapitalizm sürekli kriz halindedir ve ölen ölür kalan sağlar yola devam eder kuralı her zamankinden de acımasız işlemektedir. Trump niye önüne gelene saldırıyor sizce?
Her bilgiye kolaylıkla ulaşabildiğimiz bir dünyada yaşıyoruz. Buradaki tek sorun bilgiye ulaşmamızı sağlayan araçların teknolojisini elinde bulunduranların bir gün ne yapacağını bilemememiz. Google, yandex vb. platformlar dünyayı bir anda kör, sağır ve dilsiz bırakabilir. Cebimizde taşıdığımız telefonlarla bizi dinleyen ve hatta görüntülü izleyen bu teknolojinin elindeki bu izinsiz bilgiyi nasıl kullanacağını düşünmek bile istemiyorum. Bütün Dünya Google tarafından işgal edilmiştir, esir alınmıştır desem abartmış olmam. Bir anda taş devrine dönmemiz için interneti kapamak yeterde artar bile.
Son söz: Almanlara sordum, yüzüme tuhaf tuhaf bakıp “sizi niye kıskanalım dediler” Kısacası Almanya bizi kıskanmıyor.
Not: Haftaya Depremden sonra Hatay’ın üçüncü yılını yazmak istiyorum. Bardağın dolu ve boş kısmını birlikte yazmak en doğrusu bence.
