Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya

Sanatıyla umudu duvarlara taşıyor: Hataylı Başak’ın hikâyesi

Hataylı Başak Bahan, Antakya’nın çok katmanlı kültüründen beslenen sanat yolculuğunu ve “Sanat Başak” markasının hikâyesini Antakyagazetesi.com’a anlattı.

Hataylı Başak Bahan, Antakya’nın çok katmanlı kültüründen beslenen sanat yolculuğunu

Hataylı sanatçı Başak Bahan, sanatın yalnızca estetik bir üretim değil, aynı zamanda toplumsal iyileşmenin ve umut duygusunun taşıyıcısı olduğuna inanıyor. Deprem sonrası süreçte özellikle kamusal alanlarda gerçekleştirdiği duvar resimleriyle dikkat çeken Bahan, Antakya’nın çok katmanlı kültüründen beslenen sanat yolculuğunu ve “Sanat Başak” markasının hikâyesini Antakyagazetesi.com’a anlattı.

Kendinizi tanıtır mısınız?

Başak Bahan:
1991 yılında Antakya’da doğdum. 10 yaşına kadar Aknehir’de yaşadım, sonrasında eğitimim için Antakya’ya taşındık. Bedii Sabuncu Anadolu Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü’nden mezun oldum. Aynı yıl Çukurova Üniversitesi Eğitim Fakültesi Görsel Sanatlar Öğretmenliği Bölümü’nü kazandım. Pek çok karma sergide işlerim sergilendi. Grafik tasarımcı ve resim öğretmeni olarak uzun yıllardır sanatın hem üretim hem de eğitim tarafında aktif olarak yer alıyorum. Sanatı yalnızca bir ifade biçimi değil, aynı zamanda insanlarla bağ kurmanın ve yaşadığımız çevreye anlam katmanın bir yolu olarak görüyorum. Son dönemde özellikle kamu alanlarında gerçekleştirdiğim duvar resimleriyle sanatı daha geniş kitlelerle buluşturmayı hedefliyorum.

Sanata nasıl başladınız? Bu yolculuk Antakya’da nasıl şekillendi?

Başak Bahan:
Sanata ilgim çocukluk yıllarımda başladı. O dönemlerde ders kitaplarımın boş sayfalarını resimlerle süslerdim. Zamanla etrafımdaki objeleri ve canlıların anatomisini inceleyip çizerek öğrendim ve çizimlerim daha bilinçli bir hâle geldi. Antakya’da büyümek ise bu yolculuğu derinleştirdi. Çünkü burası tarih, kültür ve çok katmanlı bir yaşamın iç içe geçtiği özel bir şehir. Bu zenginlik sanat anlayışımı besledi.

“Sanat Başak” markasının ortaya çıkış hikâyesi nedir?

Başak Bahan:
“Sanat Başak”, yıllar içinde oluşan üretim birikimimin bir kimlik kazanmasıyla ortaya çıktı. Kendi tarzımı, bakış açımı ve sanatla kurduğum bağı daha görünür kılmak istedim. Bu isim, hem kişisel bir imza hem de yaptığım işlerin bütününü temsil eden bir marka hâline geldi.

Çalışmalarınızda en çok hangi teknikleri ve malzemeleri kullanıyorsunuz?

Başak Bahan:
Çalışmalarımda genellikle akrilik boya kullanıyorum. Hem dayanıklılığı hem de canlı renkler sunması açısından duvar resimleri için oldukça uygun. Bunun yanı sıra sprey boya ve farklı yüzey tekniklerini de projeye göre tercih ediyorum. Yalıtım köpüğü gibi alışılmışın dışında malzemeler kullanmayı da seviyorum. Büyük ölçekli çalışmalarda yüzeyle kurulan ilişki benim için çok önemli olduğu için malzeme seçiminde mekânın ruhunu dikkate alıyorum.

Eserlerinize kendi gerçekliğinizden ve duygularınızdan neler katıyorsunuz?

Başak Bahan:
Her eser aslında benim iç dünyamın bir yansıması. Yaşadığım duygular, gözlemlerim ve hayata bakışım çalışmalarımda kendiliğinden yer buluyor. Özellikle umut, direnç ve yeniden doğuş temaları son dönem işlerimde daha fazla ön plana çıkıyor. İçinde bulunduğumuz süreçler, sanatımı da doğal olarak şekillendiriyor.


Antakya’nın tarihi ve kültürel yapısı sanatınıza nasıl yansıyor?

Başak Bahan:
Antakya’nın çok katmanlı yapısı benim için tükenmeyen bir ilham kaynağı. Farklı kültürlerin bir arada var olması ve tarihsel dokunun günlük yaşamla iç içe geçmesi çalışmalarımı doğrudan etkiliyor. Renk seçimlerimde ve kompozisyonlarımda bu çeşitliliği yansıtmaya özen gösteriyorum.

Çalışmalarınızda Hatay’a özgü semboller veya hikâyeler kullanıyor musunuz?

Başak Bahan:
Evet, sıklıkla kullanıyorum. Hatay’a özgü mimari detaylar, kültürel motifler ve yerel hikâyeler çalışmalarımda önemli bir yer tutuyor. Bu sayede hem bulunduğum coğrafyayla bağ kuruyor hem de izleyiciye tanıdık ama estetik bir anlatım sunmaya çalışıyorum.

Deprem sonrası Hatay’da sanatın insanların moraline katkısı hakkında ne düşünüyorsunuz?

Başak Bahan:
Sanatın iyileştirici bir gücü olduğuna inanıyorum. Deprem sonrası süreçte insanlar için umut, dayanışma ve yeniden ayağa kalkma duygusu çok kıymetliydi. Bu noktada sanat, yalnızca görsel bir üretim değil; aynı zamanda bir moral kaynağı ve ortak bir duyguda buluşma alanı oldu. Duvar resimleriyle kamusal alanlarda bu umudu görünür kılmak benim için çok anlamlı.


Türkiye haritası formundaki duvar çalışmasının hikâyesi nedir?

Başak Bahan:
Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nin anne-bebek dostu hastane olma hedefi doğrultusunda atılan önemli adımlardan biri bu çalışma oldu. Daha önce gönüllü olarak çalıştığım bir hastanede tanıştığım Meltem Yaşar, şu an bu hastanede Kadın Doğum ve Yenidoğan Süpervizörü olarak görev yapıyor. Duvar resmi fikrini bana kendisi sundu.

Başhekim Dr. Barış Kavvasoğlu ve İdari Mali İşler Müdürü Ahmet Oral’ın onay ve destekleriyle proje hayata geçirildi. Sağlık Bakım Hizmetleri Müdür Yardımcısı Sevgi Ateş’in liderliği ve Laktasyon Hemşiresi Kadriye Ünal Tahhuşoğlu’nun katkılarıyla süreç tamamlandı.

Türkiye haritası formu üzerinden farklı kültürlere sahip anne ve bebeklerin bir arada var oluşunu anlatmak istedik. Günler süren iş birliğiyle bu eseri ortaya çıkardık.

Bu projeyi hazırlamak ne kadar sürdü, en zor kısmı neydi?

Projenin tasarım ve uygulama süreci birkaç haftayı buldu. En zor kısmı ise büyük ölçekte çalışmanın getirdiği teknik zorluklardı. Ancak ortaya çıkan sonuç tüm zorluklara değdi.

Bir gün Antakya’yı anlatan tek bir eser yapacak olsanız, nasıl olurdu?

Başak Bahan:
Antakya’yı anlatan bir eser yapacak olsam; farklı kültürlerin ve inançların iç içe geçtiği bir kompozisyon oluştururdum. Tarihi dokuyu, insan sıcaklığını ve şehrin kendine özgü ruhunu bir araya getiren çok katmanlı ve renkli bir anlatım tercih ederdim. Bu eser, hem geçmişi hem bugünü hem de geleceğe dair umudu içinde barındırırdı.