Asrın felaketinin ardından yaralarını sarmaya çalışan Hatay, bu kez sel felaketiyle sarsıldı. Şiddetli yağışların etkisiyle yollar çöktü, köprüler yıkıldı, tarım arazileri ve ahırlar zarar gördü. Yaşanan felakette 3 vatandaş hayatını kaybederken, kentte bir kez daha “Hatay neden hâlâ özel afet bölgesi ilan edilmiyor?” sorusu gündeme geldi.
6 Şubat depremlerinin ardından büyük yıkım yaşayan Hatay’da vatandaşlar ayakta kalma mücadelesi verirken, son yaşanan sel felaketi kentteki toparlanma sürecini adeta yeniden dağıttı. Özellikle Antakya, Defne ve Samandağ ilçelerinde yaşanan taşkınlar sonrası evler, iş yerleri ve yollar büyük zarar gördü.
Sel sularının tarım alanlarını vurduğu birçok bölgede çiftçilerin emekleri de yok oldu. Hayvanların telef olduğu, köprülerin çöktüğü ve ulaşımın durma noktasına geldiği kentte vatandaşlar yaşananlara tepki gösterdi.
Depremin ardından ekonomik ve sosyal anlamda büyük kayıplar yaşayan Hataylılar, devletin kenti “özel afet bölgesi” ilan etmesi gerektiğini savunurken, siyasi iradenin bu konuda yeterince adım atmamasına tepki gösteriyor.
Vatandaşlar, “Depremde kaybettiklerimizi yerine koymaya çalışırken şimdi sel her şeyi yeniden aldı götürdü. İnsanlar hâlâ konteynerlerde yaşam mücadelesi veriyor. Tarım bitti, yollar çöktü, köprüler yıkıldı. Daha ne olması gerekiyor?” sözleriyle yaşanan çaresizliği dile getiriyor.
Kentte peş peşe yaşanan afetler sonrası gözler yeniden Ankara’ya çevrilirken, Hatay için kapsamlı ve kalıcı destek talepleri her geçen gün daha yüksek sesle dile getiriliyor.
