Yaz sıcaklarının etkisini en üst seviyeye çıkardığı Adana’da orman yangını riski kritik seviyeye ulaştı. Son günlerde farklı noktalarda çıkan yangınlar, ekiplerin yoğun müdahalesiyle kontrol altına alınmaya çalışılırken, uzmanlar yüksek sıcaklık, düşük nem ve kuvvetli rüzgârın en küçük kıvılcımı bile büyük bir felakete dönüştürebileceği uyarısında bulunuyor.
Özellikle İmamoğlu ilçesinde bir araçta başlayan yangının rüzgârın etkisiyle ormanlık alana sıçraması, tehlikenin boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi. Yangına Orman Bölge Müdürlüğü, itfaiye ve diğer ekipler hem havadan hem de karadan müdahale etti.
Adana Valiliği, yaz sezonu boyunca artan risk nedeniyle orman yangınlarına karşı tedbirleri en üst seviyeye çıkarırken, ormanlık alanlara girişlere yönelik kısıtlamalar da yürürlüğe alındı. Yetkililer, vatandaşlardan anız yakmamalarını, sigara izmaritlerini doğaya atmamalarını ve en küçük dumanı dahi 112 Acil Çağrı Merkezi’ne bildirmelerini istedi.
Yangınlarla mücadelede teknoloji de sahaya indi. Adana’nın Sarıçam ilçesinde gerçekleştirilen müdahalelerde ilk kez geliştirilen özel drone sistemleri kullanıldı. Bu sistemler, ulaşılması güç noktalara ekipman taşımanın yanı sıra köpük ve yangın geciktirici madde uygulayarak alevlerin yayılmasını yavaşlatıyor. Orman Genel Müdürlüğü, bu teknolojinin ilerleyen süreçte farklı bölgelerde de kullanılacağını açıkladı.
Meteorolojik koşullar ise endişeyi artırıyor. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesi, nem oranının düşmesi ve etkili rüzgâr, yangınların çok kısa sürede geniş alanlara yayılmasına neden olabiliyor. Bu nedenle orman ekipleri, birçok bölgede devriye faaliyetlerini artırırken dronelar ve anons araçlarıyla vatandaşları sürekli uyarıyor.
Uzmanlar, Türkiye’deki orman yangınlarının büyük bölümünün insan kaynaklı ihmallerden çıktığını hatırlatarak, “Bir kıvılcım binlerce ağacı, yüzlerce canlıyı ve yılların emeğini yok edebilir.” uyarısında bulunuyor.
Adana’da ekiplerin teyakkuzu sürerken, vatandaşların göstereceği duyarlılık da Yeşil Vatan’ın korunmasında en önemli unsur olarak görülüyor. Yetkililer, ormanların korunmasının yalnızca kamu kurumlarının değil, toplumun ortak sorumluluğu olduğunun altını çiziyor.
