
Depremi yazmalısın diyen arkadaşlarım var. Onlara depremi yazamayacağımı defalarca söyledim. Kendimi tanırım. Böyle büyük bir acıyı, çaresizliği yazamayacağımı bilirim. Gerilim filmi bile seyredemem ben. Kurbanı kurtarmak için televizyonun içine giresim gelir. Depremi yazamamam.
Ceylan Susam’ın kitabını, onun gücüne hayran olarak ama zaman zaman ağlayarak okudum. Kitabı okurken, onunla birlikte bir dakika önce evi olan bir mezarın içinde 6 gün bekledim.
Deprem yazılmalı elbette ama ben o kadar, yani Ceylan kadar güçlü ve cesur değilim.
Ceylan Susam, bütün içtenliğiyle 06/02/2023 o4:17 ‘de başlayıp 141 saat süren, nefes almaya çalıştığı anları hiç abartmadan ama çok güçlü yazmış. Okurken onunla aynı duyguları hissettim. Üşüdüm, canım yandı, karanlıkta kaldım, zaman kavramını kaybettim. Onun kalan son gücüyle “imdat, buradayım, beni duymuyor musunuz?” diyen sesini hiç duymayacaklar diye çok korktum. Ne güzel direnmişsin. Ne kadar güçlüymüşsün. İyi ki pes etmemişsin. Seni duymalılardı. İyi ki duymuşlar.
Ben, bu kitabı Ceylan Susam’ın direnme gücüne hayran olarak gözyaşları içerisinde okudum. Ben onun yaşadıklarını okumaya dayanamadım ama o, 6 gün boyunca, diri diri gömüldüğü bir mezarın içinde, kurtulma umuduyla annesinin ayaklarını öperek direnmiş ve sonra da bunları yazabilmiş.
İyi ki ölmemişsin, iyi ki ölmemiş yaşamışsın Ceylan. İyi ki direnmiş ve iyi ki yazmışsın. Çok da güzel yazmışsın. Yüreğine sağlık.
Hataylı yazarları ve kitaplarını tanıttığım bu yazı dizisine ilk kez ‘herkesin mutlaka okuması gerekir’ diye not düşüyorum. Herkesin bu kitabı okuması lazım.

Kitap sizi üzecek, belki benim gibi sizi de ağlatacak ama Ceylan’ın direnme gücüne hayran olacaksınız.


Kitapta beni çok etkileyen acılar vardı evet ama en az onlar kadar etkileyen umut ve mutluluk da vardı. Bu satırları yazarken çok sert bir yumruk yemiş gibiyim. Kendime gelmem için Ceylan Susam’dan yardım aldım. kitabın 10. Sayfasını yeniden okudum. Sizlerle paylaşmak istiyorum.



YORUMLAR