Mahkeme, Kavala’nın en kısa sürede serbest bırakılmasını ve mahkûmiyetinin doğurduğu sonuçların ortadan kaldırılmasını istedi.
Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) Büyük Dairesi, 18 Ekim 2017’den bu yana cezaevinde bulunan iş insanı ve insan hakları savunucusu Osman Kavala hakkında kritik kararını açıkladı.
Fransa’nın Strazburg kentindeki İnsan Hakları Binası’nda kamuya açık oturumda açıklanan kararda, Türkiye’nin AİHM’in 2019 yılında verdiği tahliye kararını uygulamadığı vurgulandı.
Büyük Daire, 15’e karşı 2 oyla Kavala’nın özgürlük ve güvenlik, adil yargılanma, ifade özgürlüğü ile toplantı ve örgütlenme özgürlüğü haklarının ihlal edildiğine hükmetti.
“En kısa sürede serbest bırakılmalı”
AİHM, ihlallerin ağırlığına dikkat çekerek Türkiye’nin Kavala’nın en kısa sürede serbest bırakılmasını sağlaması gerektiğininbildirdi.
Mahkeme ayrıca Kavala hakkındaki mahkûmiyetin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi hukuku bakımından hükümsüz sayılması ve cezanın doğurduğu sonuçların ortadan kaldırılması için gerekli adımların gecikmeden atılması gerektiğini belirtti. Kavala’nın tahliye edilmemesi durumunda tespit edilen ihlallerin devam edeceği kaydedildi.
Altı ayrı hak ihlali
Büyük Daire, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin şu hükümlerinin ihlal edildiğine karar verdi:
* 3. madde: İnsanlık dışı veya aşağılayıcı muamele yasağı
* 5. madde: Özgürlük ve güvenlik hakkı
* 6. madde: Adil yargılanma hakkı
* 10. madde: İfade özgürlüğü
* 11. madde: Toplantı ve örgütlenme özgürlüğü
* 18. madde: Haklara getirilen kısıtlamaların amacı dışında kullanılması
Mahkeme, ağırlaştırılmış müebbet cezasının gözden geçirilmesine imkân veren bir mekanizma bulunmamasını da 3. maddenin ihlali olarak değerlendirdi
“Amaç Kavala’yı susturmaktı”
Kararda, Kavala hakkında yürütülen ceza soruşturması, devam eden tutukluluk ve mahkûmiyetin ağırlıklı olarak başka bir amaç taşıdığı belirtildi.
AİHM, bu işlemlerin Kavala’yı Gezi Parkı protestolarındaki rolü ve insan hakları savunucusu olarak açıkladığı görüşleri nedeniyle cezalandırmayı ve susturmayı hedeflediği sonucuna ulaştı.
Kavala’nın mahkûmiyetine dayanak gösterilen faaliyetlerin büyük bölümünün kamusal tartışmalara katılmak, sivil toplum çalışmalarını desteklemek, savunuculuk yapmak ve barışçıl Gezi Parkı gösterilerine destek vermekten oluştuğu ifade edildi. Kavala’nın eylemleri ile protestolardaki şiddet olayları arasında doğrudan bir bağ kurulamadığı kaydedildi.
Yargı bağımsızlığına dikkat çekildi
Büyük Daire, Kavala dosyasının Türkiye’deki daha geniş ve sistematik bir soruna işaret ettiğini de vurguladı. Kararda, siyasi açıdan hassas davalarda yürütmenin yargı kararları üzerinde doğrudan veya dolaylı etkide bulunabilmesine imkân sağlayan yapısal eksikliklere dikkat çekildi.
Kavala’nın yargılandığı süreçte mahkemelerin bağımsızlığı ve tarafsızlığı ile savunma hakkı bakımından ciddi eksiklikler bulunduğu belirtilerek, yaşananların “açık bir adalet inkârı” oluşturduğu sonucuna varıldı.
Türkiye tazminat ödeyecek
AİHM, Türkiye’nin Osman Kavala’ya 70 bin avro manevi tazminat ile 43 bin 342 avro 57 sent yargılama gideri ödemesine de hükmetti.
Büyük Daire kararlarının kesin olması nedeniyle AİHM bünyesinde karara karşı başvuru yolu bulunmuyor. Kararın uygulanması Avrupa Konseyi Bakanlar Komitesi tarafından denetlenecek.
Kavala, 25 Nisan 2022’de Gezi Parkı eylemleriyle bağlantılı olarak “hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmış; karar, Yargıtay tarafından 28 Eylül 2023’te onanmıştı.
