“Akdeniz hepimizin ortak mirasıdır” mesajının verildiği açıklamada, mikroplastik kirliliğinin siyaset üstü bir konu olduğu vurgulandı.
Açıklamada, “Bu konu acildir ve siyaset üstüdür. Akdeniz’in korunması; çevre, halk sağlığı ve gelecek nesiller adına hepimizin ortak sorumluluğudur” ifadelerine yer verildi.
Kıyılardaki kirlilik halk sağlığını tehdit ediyor
Adana, Antalya, Hatay ve Mersin kıyılarında hızla artan mikroplastik kirliliğinin deniz ekosisteminin yanı sıra tarım, balıkçılık, turizm, gıda güvenliği, bölge ekonomisi ve halk sağlığını da tehdit ettiği belirtildi.
Mikro ve nanoplastiklerin deniz ürünleri, sofra tuzu ve içme suları aracılığıyla insan vücuduna ulaşabildiğine dikkat çekilen açıklamada, plastiklerde bulunan fitalatlar, Bisfenol A, kalıcı organik kirleticiler ve ağır metallerin hormon ve bağışıklık sistemi üzerinde olumsuz etkiler oluşturabileceği kaydedildi.
Yasa dışı atık yakmaları da tehlike saçıyor
Sorunun yalnızca denizlerdeki plastik kirliliğinden ibaret olmadığı belirtilen açıklamada, plastik atıkların geri kazanımı ve bertarafı sırasında ortaya çıkan çevresel risklere de dikkat çekildi.
Kontrolsüz ve yasa dışı atık yakmalarının dioksin, furan ve karbon monoksit gibi kirleticilerin açığa çıkmasına neden olduğu belirtilerek, bu durumun hava kalitesi ve halk sağlığı açısından ciddi bir tehdit oluşturduğu ifade edildi.
Plastik atık ithalatı yeniden değerlendirilmeli
Mikroplastik kirliliğinin sanayi faaliyetleri, yetersiz atık yönetimi, deniz taşımacılığı, gemiler, sınır aşan kirlilik ve artan plastik atık ithalatının ortak sonucu olduğu vurgulandı.
Çin’in plastik atık ithalatını büyük ölçüde durdurmasının ardından Türkiye’nin gelişmiş ülkelerden gelen plastik atıkların önemli hedeflerinden biri hâline geldiği belirtilerek, bu sürecin çevresel ve ekonomik etkilerinin yeniden değerlendirilmesi istendi.
“Kirlilik yeniden ölçülmeli”
ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü tarafından yaklaşık 10 yıl önce gerçekleştirilen araştırmalarda Akdeniz’de önemli düzeyde mikroplastik kirliliği tespit edildiği hatırlatıldı.
Aradan geçen sürede kirliliğin ulaştığı boyutun yeniden bilimsel yöntemlerle ölçülmesi gerektiği belirtilerek, elde edilecek sonuçlar doğrultusunda acil eylem planlarının hazırlanması çağrısında bulunuldu.
Açıklamada; Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği, Tarım ve Orman, Sağlık, Kültür ve Turizm ile Ulaştırma ve Altyapı bakanlıkları başta olmak üzere Adana, Antalya, Hatay ve Mersin valilikleri, milletvekilleri, büyükşehir ve ilçe belediyeleri göreve davet edildi.
Üniversiteler, araştırma enstitüleri, meslek odaları, ticaret ve sanayi odaları, organize sanayi bölgeleri, liman işletmeleri, denizcilik kuruluşları ve çevre alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşlarına da ortak mücadele çağrısı yapıldı.
