Zenginler Mahallesi Atölyesi ile Kalantakya Derneğinin ortaklaşa düzenlediği etkinlikte izleyiciyle buluştu.
22 Temmuz 2026 Çarşamba günü saat 18.30’da gerçekleştirilen özel gösterim, yoğun katılımla yapıldı. Lübnan sineması üzerinden Ortadoğu’nun toplumsal travmalarını, iç savaşın izlerini ve 4 Ağustos Beyrut Limanı patlamasının kent belleğinde açtığı yaraları ele alan belgesel, izleyicilere duygu dolu anlar yaşattı.
Beyrut’tan Antakya’ya hafıza köprüsü
Lübnanlı sinemacı ve akademisyenlerin tanıklıklarına yer verilen belgeselin ardından düzenlenen söyleşide, Akdeniz’in iki kadim ve yaralı şehri Antakya ile Beyrut’un kesişen kaderi konuşuldu.

Beyrut Limanı patlaması sonrasında yaşanan hafıza ve mekân kaybı ile 6 Şubat depremlerinin Hatay’da yol açtığı büyük yıkım arasında dikkat çekici sosyolojik paralellikler kuruldu.
Yönetmen Öğr. Gör. Dr. Gökhan Evecen, Lübnan’daki saha çalışmalarına ilişkin deneyimlerini aktararak şunları söyledi:
“Yıkıntıların ve krizlerin ortasında sinema, toplumsal unutuşa karşı kurulan en güçlü direnç hattıdır. Sinema iyileştirir mi bilinmez ama unutmayı kesinlikle zorlaştırır.”
Sinema, toplumsal hafızanın direnç alanı
Söyleşide; felaketler sonrasında kentsel hafızanın sanatsal üretim aracılığıyla nasıl yeniden kurulabileceği, Antakya ve Beyrut’un çok katmanlı toplumsal yapıları ile sinemanın bir yüzleşme alanına dönüşmesi ele alındı
Katılımcılar ayrıca belgeselin anlatım dili, çekimler sırasında karşılaşılan zorluklar ve travmatik bölgelerde belgesel üretmenin etik sınırları hakkında değerlendirmelerde bulundu.
Etkinlik, sanatın toplumsal hafızayı canlı tutan ve dayanışmayı güçlendiren rolüne yapılan vurgunun ardından teşekkür konuşmalarıyla sona erdi.
