Antakya Küçük Sanayi Sitesi esnafının depremde uğradığı kayıpların ardından yeniden toparlanabilmesi için güçlü desteklere ihtiyaç duyulduğu bir kez daha gündeme getirildi.
Ailesinin geçmişten bu yana Küçük Sanayi Sitesi ile bağları bulunan Hatay Barosu üyesi Av. Murat Hayzaran, iş yerlerinin teslim sürecinde açıklanan borçlandırma bedellerinin esnafın ödeme gücüne göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Bir dönem Antakya Belediye Meclisi üyeliği ve Hatay Büyükşehir Belediye Başkan Vekilliği görevlerinde bulunan Hayzaran, sorunun ortak akıl ve hakkaniyet temelinde çözülmesi çağrısında bulundu.
“Aylık taksitler ekonomik gerçeklerle uyuşmuyor”
Depremlerde iş yerlerini, makinelerini, stoklarını ve yılların emeğiyle oluşturdukları birikimlerini kaybeden sanayi esnafının üç yılı aşkın süredir yeniden işinin başına dönmeyi beklediğini belirten Hayzaran, yapımı tamamlanan iş yerlerinin hak sahiplerine teslim edilmesinin Antakya’nın ayağa kalkması açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Teslim sürecinde açıklanan borçlandırma bedelleri ile aylık ödeme tutarlarının esnafta ciddi endişe yarattığını ifade eden Hayzaran, şöyle devam etti:
“Deprem sonrasında işini, gelir düzenini ve sermayesini kaybetmiş bir esnafın aylık yüz binlerce liraya ulaşabilen taksitleri düzenli biçimde karşılaması, hayatın olağan akışına ve ekonomik gerçeklere uygun değildir. İş yerleri teslim edilse dahi ödeme şartları esnafın taşıyabileceği düzeyde olmazsa beklenen canlanma sağlanamayacak; üretim, istihdam ve şehir ekonomisi yeniden ayağa kalkamayacaktır.”
Esnafın beş temel talebini sıraladı
Hayzaran, devletin imkânlarını ve kamu yararını gözeten adil, şeffaf ve uygulanabilir bir çözüm üretilmesi gerektiğini belirterek esnafın beklentilerini şöyle sıraladı:
* Borçlandırma bedellerinin hangi maliyet kalemleri üzerinden hesaplandığı açık, anlaşılır ve denetlenebilir biçimde kamuoyuyla paylaşılmalı.
* Açıklanan bedeller, depremzede esnafın mevcut ekonomik koşulları ve ödeme kapasitesi dikkate alınarak yeniden değerlendirilmeli.
* Başvuru ve kabul işlemleri için belirtilen 1 Eylül tarihinin hak kaybına yol açmaması amacıyla süre makul ölçüde uzatılmalı.
* Esnafın işletmesini yeniden kurabilmesi, makine ve ekipman temin edebilmesi, işçi çalıştırabilmesi ve ticari faaliyetini sürdürebilmesi için uzun vadeli, ödemesiz başlangıç dönemine sahip, faizsiz ya da sübvanse edilmiş bir ödeme modeli oluşturulmalı.
* Süreç; ilgili bakanlıklar, Hatay milletvekilleri, yerel idareler, sanayi sitesi yönetimi, esnaf odaları ve hak sahibi esnaf temsilcilerinin katılacağı ortak bir istişare mekanizmasıyla yürütülmeli.
“Antakya’nın inşası binalarla sınırlı değil”
Antakya’nın yeniden inşasının yalnızca binaların tamamlanması anlamına gelmediğine dikkat çeken Hayzaran, “Dükkânların açılması, üretimin başlaması, istihdamın artması ve esnafın yeniden ekonomik hayata katılması gerekiyor” dedi.
Konunun siyasi tartışmaların dışında tutulması gerektiğini vurgulayan Hayzaran, sözlerini şöyle tamamladı:
“Mesele, depremzede esnafımızın ayakta kalması, alın terinin korunması ve Antakya’nın ekonomik geleceğinin güvence altına alınmasıdır. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımızı, Hatay milletvekillerimizi ve ilgili bütün kurumları Antakya Küçük Sanayi Sitesi esnafının sesini duymaya, esnaf temsilcileriyle bir araya gelmeye ve ödeme gücüne uygun kalıcı bir çözüm geliştirmeye davet ediyorum. Antakya’mızın esnafına sahip çıkmak, şehrimizin geleceğine sahip çıkmaktır.”
