Türkiye Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Hatay İl Koordinasyon Kurulu’na bağlı 13 mühendis ve mimar odası, Antakya Köprübaşı’ndaki eski Vakıf İş Hanı’nın bulunduğu alan ile eski Kültür Merkezi yanındaki “yurt–okul” alanlarının imara açılmasına sert tepki gösterdi.
Yapılan ortak açıklamada, söz konusu alanların kamusal kullanım amacından uzaklaştırılarak ticaret ve turizm faaliyetlerine açılmasının kabul edilemez olduğu vurgulandı.
TMMOB’ye bağlı Elektrik Mühendisleri, Harita ve Kadastro Mühendisleri, İnşaat Mühendisleri, Jeofizik Mühendisleri, Jeoloji Mühendisleri, Kimya Mühendisleri, Makina Mühendisleri, Mimarlar, Şehir Plancıları, Peyzaj Mimarları ve Ziraat Mühendisleri Odası Hatay şubeleri tarafından yapılan ortak açıklamada, kentteki planlama kararlarının kamu yararı ilkesinden uzaklaştığı ifade edildi.
Açıklamada, Antakya Köprübaşı’nda eski Vakıf İş Hanı’nın bulunduğu ve meydan olarak ayrılmış alanın yeniden imara açılmasının yanı sıra, Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından eski Kültür Merkezi’nin yanında bulunan ve imar planlarında “yurt ve okul alanı” olarak belirlenen yerlerin ticaret ve otel kullanımı amacıyla kiralama ihalesine çıkarılmasının büyük endişe yarattığı belirtildi.
“Afet Sonrası Kamusal Alanlar Artırılmalı”
Ortak açıklamada, afet sonrası yeniden yapılanma süreçlerinde özellikle kent merkezlerinde kamusal ve yeşil alanların artırılmasının temel bir planlama ilkesi olduğuna dikkat çekilerek şu ifadelere yer verildi:
“Bu alanlar; afet sonrasında toplanma, güvenli bekleme, nefes alma ve toplumsal iyileşme için hayati öneme sahiptir. Ancak Hatay’da izlenen uygulamalar bunun tam tersini göstermektedir. Zaten sınırlı olan kamusal ve açık alanların azaltıldığı, bazı alanların farklı kullanımlara açılarak kamusal niteliğinin zayıflatıldığı görülmektedir. Bu yaklaşım; şehircilik ilkeleriyle, planlama esaslarıyla ve afet sonrası iyileşme gereklilikleriyle tamamen çelişmektedir.”
Kamusal Alanların Kullanımı Değiştiriliyor
Açıklamada, son dönemde yapılan plan değişiklikleriyle farklı kullanımlara açılan bazı alanlar da sıralandı:
-
Adliye arkası TOKİ Parkı’nın yaklaşık 20 bin metrekarelik alanının Valilik Hizmet Binası’na ayrılması
-
Hatmek Sosyal Tesisleri’nin yaklaşık 7 bin 500 metrekarelik kamusal alanının 6 kat konut imarlı olacak şekilde düzenlenmesi
-
Yaklaşık 46 bin metrekare büyüklüğündeki Millet Bahçesi’nin (Eski Stadyum) konut ve ticaret alanı olarak planlanması
-
Saraykent’teki pazar alanının Hatay İdare Mahkemeleri ek hizmet binası, lojman ve otopark ihtiyacı gerekçesiyle resmi kurum alanına dönüştürülmesi
-
Eski Bayındırlık binası ve çevresindeki yaklaşık 20 bin metrekarelik kamusal alanın konut ve ticaret alanı olarak planlanması
-
Arsuz Karaağaç’ta yaklaşık 35 bin metrekarelik lise alanının sanayi alanına dönüştürülmesi
-
İskenderun’daki Maydanoz Parkı’nın yaklaşık 50 bin metrekarelik bölümünün ticaret ve konut alanı olarak planlanması
“Planlama Kararları İhale Mekanizmasıyla Şekillendiriliyor”
TMMOB’ye bağlı odalar, Hatay Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından Antakya Cumhuriyet Mahallesi’nde bulunan vakıf taşınmazları için başlatılan ihale sürecine de dikkat çekti. Açıklamada, mevcut imar planlarında ticaret–konut, yurt, lise ve park alanı olarak belirlenen parsellerin otel ve ticaret alanına dönüştürülmesinin planlandığı ifade edildi.
Ortak açıklamanın sonunda şu değerlendirmeye yer verildi:
“Kamusal kullanım için ayrılmış olan yurt, lise ve park alanlarının ticaret ve turizm kullanımlarına dönüştürülmesinin ihale sürecinin bir parçası hâline getirilmesi, planlama kararlarının ihale mekanizması üzerinden şekillendirilmeye çalışıldığını açıkça göstermektedir. Şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından kabul edilemez olan bu yaklaşım kapsamında planlama süreçlerinin ihale koşullarına göre yönlendirilmesine derhal son verilmeli ve söz konusu ihale iptal edilmelidir.”
Açıklamada ayrıca, 6 Şubat depremlerinin üzerinden üç yılı aşkın süre geçmesine rağmen Hatay’ın tamamını kapsayan bütüncül bir kent planının hâlâ ortaya konmadığı vurgulanarak, parçacı plan değişiklikleri yerine bilimsel ve bütüncül planlama yaklaşımının benimsenmesi gerektiği ifade edildi.