Antakya’da Kültür Sanat

Antakya’da Kültür Sanat

Hazırlayan: Mehmet Karasu

Haftanın Kitabı

Tek Adam 3 Cilt/Şevket Süreyya Aydemir/Remzi Kitabevi

Tek Adam Cilt 1

Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam,da, değişen bir dünyada çöken bir dinsel-geleneksel imparatorluktan ve Sevr’i imzalamış olan bir kalıntıdan, yepyeni bir ulusun, yepyeni bir devletin doğuşunu anlatıyor.

Tek Adam, sadece Türk Devrimi’ni değil, aynı zamanda, Mustafa Kemal Atatürk’ün kişiliğinde, bir devrimciyi de çok iyi çözümleyen ve okuyucuya aktaran bir başyapıt…

Tek Adam Cilt 2

Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam,da, değişen bir dünyada çöken bir dinsel-geleneksel imparatorluktan ve Sevr’i imzalamış olan bir kalıntıdan, yepyeni bir ulusun, yepyeni bir devletin doğuşunu anlatıyor.

Tek Adam, sadece Türk Devrimi’ni değil, aynı zamanda, Mustafa Kemal Atatürk’ün kişiliğinde, bir devrimciyi de çok iyi çözümleyen ve okuyucuya aktaran bir başyapıt…

Tek Adam Cilt 3

Şevket Süreyya Aydemir, Tek Adam’da, değişen bir dünyada çöken bir dinsel-geleneksel imparatorluktan ve Sevr’i imzalamış olan bir kalıntıdan, yepyeni bir ulusun, yepyeni bir devletin doğuşunu anlatıyor.

Tek Adam, sadece Türk Devrimi’ni değil, aynı zamanda, Mustafa Kemal Atatürk’ün kişiliğinde, bir devrimciyi de çok iyi çözümleyen ve okuyucuya aktaran bir başyapıt… (Emre Kongar)

Konuk Yazar

Güç iştir çünkü bir tarihi insan gibi yaşamak

Bir hayatı insan gibi tamamlamak güç iştir…”

                       ***

SEVGİ SOYSAL & MÜMTAZ SOYSAL AŞKI /Tahir Şilkan

(Sevgi Soysal’ın “Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu’ndan…)

“Orduya hakaretten” yargılandığı davada, karar duruşması günü, tutuklu odasında Mümtaz Soysal’la görüşen Sevgi Soysal dava hakkında konuşmadıklarını, dava hakkında söylenecek bir sözün olmadığını her şeyin apaçık olduğunu yazar. Mahkeme çabuk bitecektir.

 “Bir yıl mahkumiyet, dört ay da Nevşehir’de sürgün.”

  Mahkemenin çabuk bittiğine sevinecektir, Sevgi Soysal. Görüş bitmeden koğuşa varırsa, Kocasının  “görüşe” geleceği sevinci. Öyle de olacaktır. Yıldırım Bölge’ye götürülecek, bir süre sonra koğuş kapısı açılacak ve “bir demet kır çiçeği” girecektir içeri. Mümtaz Soysal’ın geldiğini içeri gönderdiği kır çiçeklerinden anladığını söyleyecektir, Sevgi Soysal.

Cezaevinde görüşte, gürültülü ortamda, bağırış çığrış arasında karşılıklı anlaşmak zordur.

“…Mümtaz bir şeyler söylüyor, ama duyamıyorum. Oldum olası bağırmayı sevmez. Burada da aşamıyor bu yönünü…”

                           ***

Aldığı hapis cezasını yatan Sevgi Soysal ‘Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu’ kitabının “Yıldönümü” başlıklı ölümünde şunları yazar.

“… Bugün ayın 13’ü. Mamak’ta 13 Temmuz’da nikahlanmıştık. Bir yıl oldu demek, bunları düşünerek volta atıyorum güneşin altında.  Kazime kolumu çekiyor.

 “Bak aşağı yoldan Mümtaz geçiyor” 

 Gerçekten, o kimselerin geçmediği geçmenin yasak olduğu  toprak yolda yürüyen Mümtaz. Sanki, herhangi bir yerde, rastgele yürüyormuş gibi bir havası var. O kadar gündelik bir tavır içinde.

Tutukevinde değilmişim de, balkondan bakıyormuşum, o da sokaktan geçiyormuş gibi.

Ama öyle değil. Ne ben balkondayım, ne de aşağısı sokak, geçilmesi kesinlikle yasak olan bir bölge. Şaşkınlık ve sevinçle izliyorum Mümtaz’ın geçişini. Öylesine doğal geçişi.

Bundan iyi evlenme yıldönümü armağanı olur mu bana?

İçeri giriyorum, avukatım gelmiş, Yargıtay’da cezamın kesinleştiğini söylüyor. Avukatım hüzünlü, mavi gözleri dolu dolu, sıcaktan kurumuş bir demet bırakıyor masaya.

“Bunları Mümtaz gönderdi” diyor.

Yargıtay kararı hiç ırgalamıyor beni, bugünlük sevinç payımı aldım…”

                            ***

Sevgi Soysal anlatısının son bölümünde, Edip Cansever’in “Aşklar İçinde” şiirinin son bölümüne yer verir.

 “…

Kıskanıyorlar hepimizi ve kıskanacaklar

Güç iştir çünkü bir tarihi insan gibi yaşamak

Bir hayatı insan gibi tamamlamak güç iştir

Birazdan akşam olacak sevgilim

Bütün heybetiyle akşam olacak

Sevgilim, diyorum, oysa kimsecikler yok yanımda

Bilmiyorum kime sevgilim dediğimi

Bildiğim bir şey varsa

O kadar yeni bir anlamda söylüyorum ki bu kelimeyi

Unutup birden zamanı ve yeri

Onunla bir günü kutluyorum coşarak”

Sevgi Soysal, günlerdir Edip Cansever’in dizelerini yinelediğini söyleyecektir.

Sevgi Soysal ile Mümtaz Soysal’ın bitemsiz aşkla yaşadıkları birliktelikleri cezaevi, sürgün ve (kanser nedeniyle) Sevgi Soysal’ın ölümüyle yarım kalacaktır….

Haftanın Şiiri

Barışın Kuyumcuları/ARİF COŞKUN

Kötülükler bir yerde birikir birikir

En sevdiklerinden kopar ayrılır insan

Sevmek düğümünü sen

Ne kadar büyük ve berk bağlamış ol

Kirli resimler onca sıcaklığında bak

Üşür dururlar tozlu çerçevelerinde

Heyhat oysa onlar

Kirlerinden arınmak için ne vermezler

Değil mi en küçük çıkarlar uğruna

Senden biri o en yakının

Çıkar arkandan vurur seni kalleşçe

Ya Tanrıların şu soğuk şakasına ne buyrulur

Bülbülü gül dalına asarlar öldükten sonra

Ak muştusu yarınların ozanın gönlü

O her çağda yaşayacak senden biri

Dünyaları sıkmış yüreğine

Büyüktür çünkü sorunu

Gerçekleri yalın konuşacak

Haftanın Sanat Gündemi

2021 Necip Fazıl Ödülleri açıklandı

Cumhuriyet tarihinin en önemli edebiyatçı ve fikir adamlarından Üstad Necip Fazıl’ın manevi ve kültürel mirasını yaşatmak amacıyla Star Gazetesi tarafından düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri’nin 2021 yılı kazananları açıklandı. Kültür sanat dünyasında büyük yankı uyandıran ve bu sene 8’incisi düzenlenen Necip Fazıl Ödülleri’nde 6 ayrı dalda 7 isim ödüle layık görüldü.

Türkiye’nin edebiyat ve düşünce dünyasında önemli yeri olan adayları belirlemek üzere bir araya gelen Necip Fazıl Ödülleri Jüri Heyeti, yapılan toplantıların ardından ödüle layık görülen isimleri açıkladı. Ödüller, daha sonra ilan edilecek bir tarihte, T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla düzenlenecek törenle sahiplerine takdim edilecek.

Prof. Dr. M. Fatih Andı, Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç, Prof. Dr. Turan Karataş, Dr. Öğr. Üyesi Ahmet Murat Özel ve Necip Tosun’dan oluşan jüri heyetinin aldığı kararlar neticesinde 2021 Necip Fazıl Ödülleri’ne layık görülen isimler şöyle:

NECİP FAZIL ÖDÜLLERİ 2021

Necip Fazıl Şiir Ödülü: Mustafa Aydoğan

Necip Fazıl Hikâye-Roman Ödülü: Mukadder Gemici

Necip Fazıl Fikir-Araştırma Ödülü: Prof. Dr. Tahsin Görgün

Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Safiye Gölbaşı

Necip Fazıl İlk Eserler Ödülü: Kadir Daniş

Necip Fazıl Uluslararası Kültür Sanat Ödülü: Hashim Cabrera

Necip Fazıl Saygı Ödülü: Prof. Dr. Süleyman Uludağ

Cumhurbaşkanlığı 2021 Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’nin sahipleri belli oldu

‘Cumhurbaşkanlığı 2021 Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’ne Teoman Duralı, İdil Biret, Alev Ebuzziya, Cüneyt Arkın, Gürbüz Azak, Etem Çalışkan, İbrahim Manav, Kemal Tahir layık görüldü.

DUVAR –  Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı 2021 Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’nin sahiplerini açıkladı.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın ardından yaptığı millete sesleniş konuşmasında, Cumhurbaşkanlığı 2021 Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’nin takdim edileceği isimleri duyurdu.

Buna göre bilim kültür alanında Teoman Duralı, müzik alanında İdil Biret, görsel sanatlar alanında Alev Ebuzziya, sinema alanında Cüneyt Arkın, edebiyat alanında Gürbüz Azak, kaligrafi alanında Etem Çalışkan, sahaflık alanında İbrahim Manav, vefa ödülü alanında ise Kemal Tahir Cumhurbaşkanlığı 2021 Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’ne layık görüldü.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Önümüzdeki ay ödüllerini takdim edeceğimiz bu kıymetli kültür sanat insanlarımızı şahsım, milletim adına tebrik ediyoruz” dedi. (KÜLTÜR SANAT SERVİSİ)

Fakir Baykurt Roman Ödülümüzün üçüncüsünü veriliyor.

Seçici Kurulunda önemli yazarlarımızın bulunduğu ve kazanan dosyaların yayımlanıp, ülke genelinde okurla buluşturulmasıyla ses getiren Fakir Baykurt Roman Ödülümüzü, 2022 yılında üçüncü kez düzenleniyor.

Edebiyatın insana kazandırdığı değerleri çoğaltmak için katkı vermeye çalışılıyor.

“Amasanga” ve “Büyümek İstedim”den sonra üçüncü romanımızı da yayımlanacak.

Yaşasın edebiyat, yaşasın kitap… (Nail Çetin)

Oktay Akbal Edebiyat Ödülü Roman Dalında Verilecek

Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenecek olan ‘Oktay Akbal Edebiyat Ödülü’ 2022 yılında roman dalında verilecek.

Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin Oktay Akbal’ın adını yaşatmak, Türk Edebiyatını desteklemek, yaygınlaştırmak ve başarılı yazarları ödüllendirmek amacıyla ‘Oktay Akbal Edebiyat Ödülü’ yarışması düzenliyor.

İlki bu yıl hikâye dalında gerçekleşen edebiyat ödülü, 2022 yılında roman dalında düzenlenecek. ‘Oktay Akbal Edebiyat Ödülü’ başvuruları 7 Ocak 2022 tarihinde sona erecek. Oktay Akbal Edebiyat Ödülü başvuruları Muğla Büyükşehir Belediyesi Oktay Akbal Edebiyat Ödülü Koordinatörlüğü’ne yapılacak olup yarışmaya katılacak olan eser sahipleri, eserlerini posta, kargo, elden vb. şekillerde adrese teslim edebilecek.

Oktay Akbal Edebiyat Ödülü 2022 yılı Seçiciler Kurulu’nda, Hikmet Altınkaynak (Cumhuriyet Gazetesi Yazarı, Eleştirmen), Doğan Hızlan (Hürriyet Gazetesi Danışmanı, Yazarı, Eleştirmen), Rûken Kızıler (Editör), Aykut Küçükkaya (Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni, Yazar) ve Zeynep Oral (Pen Başkanı, Cumhuriyet Gazetesi Yazarı) yer alıyor. Ödül töreni Oktay Akbal’ın doğum günü olan 20 Nisan’da gerçekleşecek.

Yarışmaya katılacak olan eser sahipleri Muğla Büyükşehir Belediyesi, “Oktay Akbal Edebiyat Ödülü Koordinatörlüğü” Kültür ve Sosyal İşler Dairesi Başkanlığı, Türkan Saylan Çağdaş Yaşam Merkezi Şube Müdürlüğü Adres: Orhaniye Mahallesi Bülent Önuçan Sokak No:2 48000 Muğla Telefon: 4444801 – 1952  (Belediye Santral) başvuruda bulunabilecek.

Muğla Büyükşehir Belediyesi tarafından Türk Edebiyatının önemli isimlerinden olan Gazeteci Oktay Akbal anısına ilki 2021 yılında hikâye dalında gerçekleştirilen ‘Oktay Akbal Edebiyat Ödülü’ bu yıl roman dalında verilecek.

Muğla sevdalısı Oktay Akbal’ın isminin yaşatılması amacıyla başlatılan ve ikincisi gerçekleştirilecek olan ‘Oktay Akbal Edebiyat Ödülü’ başvuruları 7 Ocak 2022 tarihinde sona erecek.

Oktay Akbal Edebiyat Ödülü başvuruları Muğla Büyükşehir Belediyesi Oktay Akbal Edebiyat Ödülü Koordinatörlüğü’ne yapılacak olup yarışmaya katılacak olan eser sahipleri, eserlerini posta, kargo, elden vb. şekillerde adrese teslim edebilecek.

Yapı Kredi Yayınları: Orhan Pamuk hakkında yeniden soruşturma açılması kararını kaygı ve üzüntüyle karşıladık

Yazar Orhan Pamuk’un “Roman özgürlükçü ve kahraman önderlere saygı ve hayranlıkla yazılmıştır” dediği Veba Geceleri isimli kitabında Mustafa Kemal Atatürk’e ve Türk bayrağına hakaret gerekçesiyle takipsizlik kararı verilen dosya, Sulh Ceza Hakimliği’nden döndü. Savcılık, aynı gerekçeyle yeniden soruşturma başlattı. Yapı Kredi Yayınları, “Orhan Pamuk’un yayınevimiz tarafından yayımlanan Veba Geceleri romanında “Mustafa Kemal Atatürk ve Türk bayrağına hakaret ettiği” gerekçesiyle yeniden soruşturma açılması kararını kaygı ve üzüntüyle karşıladık.” açıklamasını yaptı.

YKY’den yapılan açıklamada, “Ülkemize Nobel Edebiyat Ödülü’nü kazandıran ve yayıncısı olmaktan gurur duyduğumuz Orhan Pamuk’un Veba Geceleri isimli romanı, Mart 2021’de yayımlanmış ve okurlardan büyük ilgi görmüştür. Romanın yayımı ile birlikte, romanda Atatürk’ü küçük düşürücü ifadelerin yer aldığına dair iddialar gündeme gelmiş ve Orhan Pamuk aşağıda yer alan açıklamayla iddiaların gerçeği yansıtmadığını ifade etmiştir: ‘Üzerinde beş yıldır çalıştığım Veba Geceleri’nde imparatorlukların küllerinden kurulan milli devletlerin kahraman kurucularına ve Atatürk’e hiçbir saygısızlık yoktur. Tam tersi, roman bu özgürlükçü ve kahraman önderlere saygı ve hayranlıkla yazılmıştır. Kitabı okuyanların göreceği gibi Kolağası Kâmil halkın sevdiği, her şeyiyle olumlu bir kahramandır.’ Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık olarak, her zaman olduğu gibi, sanatın, sanatçının ve yaratıcılığın yanında olmaya devam edeceğimizi kamuoyunun bilgisine arz ederiz.” ifadesi kullanıldı. (t24)

Mersin Büyükşehir Belediyesi

Mersin Roman Yarışması Katılım Koşulları Ve Yarışma Şartnamesi

YARIŞMANIN AMACI:

Mersin Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ödüllü Mersin Roman Yarışması; edebiyatın insana kazandırdığı değerleri çoğaltmak, yazın dünyamıza devinim katmak, yeni yazarlar / yapıtlar kazandırmak amacıyla düzenlenmektedir.

Yarışmaya katılan yapıtların daha önce düzenlenen benzer yarışmalarda dereceye girmemiş olması, başkası tarafından yazılmamış olması, kısmen ya da tamamen başka bir metinden kopya edilmemiş ve daha önce herhangi bir yerde yayımlanmamış olması gerekmektedir.

Başvuruda bulunan kişi, romanın tümüyle kendisine ait olduğunu, özgün olduğunu ve başka bir yarışmada ödül almadığını kabul ve taahhüt eder. Ödül alan katılımcılardan bu taahhütleri dışında hareket ettiği anlaşılanlardan elde ettikleri ödül, unvan geri alınır.

Her yarışmacı yarışmaya tek bir romanla katılabilir.

Yazarlar, kitap oylumunda; A4 kâğıdına 12 punto ve Times New Roman fontuyla yazılmış ve sipirallenmiş bir roman dosyası ile yarışmaya katılacaklardır.

Dosyalar iletişim adresine elden ya da kargoyla 1 ( bir ) örnek sayıda gönderilecektir.

Yazarlar gerçek ad ve soyadlarını roman dosyasına yazmayıp rümuz kullanacaklardır. Gerçek ad – soyadlarını, adres – iletişim bilgilerini ve kısa özgeçmişlerini ayrı bir kâğıda yazıp zarf içinde göndereceklerdir.

Ödül alan dosya, Mersin Büyükşehir Belediyesince 1.000 (bin) adet bastırılır. Basım için ödül alana telif hakkı ödenmez.

Gelen dosyalar içinde ödüle lâyık bir yapıt bulunamamışsa ödül verilmeyecektir.

Bir Portre

Sevgi Soysal (30 Eylül 1936, İstanbul – 22 Kasım 1976, İstanbul), Türk yazardır.

Sevgi Soysal, 30 Eylül 1936 tarihinde Selanik göçmeni bir baba ile Alman bir annenin altı çocuğundan üçüncüsü olarak dünyaya geldi. Abisi Kaya Yenen, ablası Gönül Öney ve kardeşleri Duygu Aykal, İzzet Yenen ve Mine Kazmaoğlu’dur.[4] İki yaşından itibaren yaşamaya başladığı Ankara ve annesinin Alman kimliği onun yazarlık serüveni üzerinde çok büyük etkiler bırakır. Liseyi Ankara Kız Lisesinde okuyan Sevgi Soysal, lisans eğitimini Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi (DTCF) Arkeoloji bölümünde okumaya başlar. DTCF’den mezun olmadan önce burada tanıştığı Özdemir Nutku ile evlenir. Soysal’ın Özdemir Nutku ile evliliğinden Korkut isimli bir oğlu olur.[1] İkinci evliliğini Başar Sabuncu ile yapar. Üçüncü ve son evliliğini Anayasa Profesörü Mümtaz Soysal ile yapar. Mümtaz Soysal ile evliliğinden Defne ve Funda isimlerinde iki kızı olur. Sevgi Soysal 1975 yılında teşhis konulan meme kanseri hastalığına karşı verdiği mücadeleyi 22 Kasım 1976’da kaybeder. Soysal, öldüğünde 40 yaşındadır.

Ne Okusak?

  1. O Yıllar 3/ Oktay Ekşi/Doğan Kitap
  2. Zamir/Hakan Günday/ Doğan Kitap
  3. İz Bıraktığın Kadar Varsın/Esra Ezmeci/Destek
  4. Deniz Kenarında/Abdulrazak Gurnah/ İletişim
  5. Ülker Abla/ Seray Şahiner/ Everest