Antakya’nın binlerce yıllık kültür mirası bilim kafede

Yükseköğretim Kurulu (YÖK) Bilim İletişimi Ofisi öncülüğünde, Müzeler Haftası kapsamında düzenlenen “Bilim Kafe” etkinliğinde Antakya’nın binlerce yıllık kültürel mirası ve deprem arkeolojisi çalışmaları ele alındı.

Hatay Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinlik, şehrin önemli kültür noktalarından biri olan Necmi Asfuroğlu Arkeoloji Müzesi ev sahipliğinde düzenlendi

Lise ve üniversite öğrencilerinin yanı sıra çok sayıda vatandaşın katıldığı programda, Antakya’nın tarihsel zenginliği ile yürütülen arkeolojik çalışmalar hakkında bilgiler paylaşıldı.


Etkinlikte konuşan Üniversite Rektörü Prof. Dr. Veysel Eren, Arkeoloji Bölümü akademisyenleri ve öğrencileriyle birlikte kentin farklı noktalarında kazı çalışmaları yürüttüklerini belirtti. Antakya’nın son derece köklü bir medeniyet geçmişine sahip olduğuna dikkat çeken Eren, yapılan çalışmalarla tarihi değerleri gün yüzüne çıkarmayı ve gelecek nesillere aktarmayı hedeflediklerini söyledi.
Depremin ardından kültürel mirasın korunmasının daha da önemli hale geldiğini vurgulayan Eren, bu tür bilimsel ve kültürel etkinliklerin toplumdaki farkındalığı artırdığını ifade etti. Eren ayrıca, etkinliklerin sürdürülmesinin hem kentin yaralarının sarılması hem de tarihi hafızanın korunması açısından büyük önem taşıdığını kaydetti.

Programda konuşan Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Dinç ise Hatay’da toprak altından çıkarılan tarihi eserlerle ilgili özel bir sergi çalışması başlattıklarını açıkladı. Hatay’ı “kültürün mirasa, mirasın da medeniyete dönüştüğü ender coğrafyalardan biri” olarak tanımlayan Dinç, Antakya’nın kültürel değerlerini geleceğe taşımak amacıyla çeşitli projeler ve etkinlikler gerçekleştirdiklerini dile getirdi.

Üniversitenin Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Çilem Uygun da etkinliğin temel amacının gençleri arkeoloji ve kültürel miras bilinciyle buluşturmak olduğunu söyledi. Antakya’nın Paleolitik dönemden Osmanlı’ya uzanan çok katmanlı bir tarihe sahip olduğuna dikkat çeken Uygun, şehrin “Doğu’nun Kraliçesi” olarak anılmasının tesadüf olmadığını ifade etti.

Exit mobile version