Hatay’ın 1939 yılında Türkiye’ye katılmasından önce, 1932-1939 yılları arasında Antakya ve Defne’de farklı üniversite ve araştırma grupları tarafından arkeolojik kazılar gerçekleştirildi. Kazılarda kentin geçmişine ışık tutan çok sayıda tarihi eser gün yüzüne çıkarılırken, eserlerin bir bölümü dönemin koşullarında kazıları yürüten ekipler aracılığıyla yurt dışına götürüldü.
Aradan geçen yılların ardından farklı ülkelerdeki müzelerde sergilenen eserlerin bir bölümünün replikaları, Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ile Antakya Sanat Müzesi Derneği iş birliğiyle hazırlanan sergide bir araya getirildi.
Cemil Meriç İl Kütüphanesi’nde açılan sergide, yurt dışındaki müzelerde bulunan eserlerden hazırlanan 27 replika mozaik ile 2 replika heykel yer alıyor. Sergiyle, Antakya’nın geçmişine ait kültürel mirasın kent sakinlerine tanıtılması ve özellikle gençlerde kültürel mirasa ilişkin farkındalık oluşturulması amaçlanıyor.
“Kültürel mirası gelecek kuşaklara taşımak istiyoruz”

Hatay İl Kültür ve Turizm Müdürü Abdullah Dinç, serginin Antakya’nın geçmişi ile bugünü arasında bir hafıza oluşturmayı hedeflediğini söyledi.
Serginin Antakya Sanat Müzesi Derneği ile yapılan iş birliği sonucunda hazırlandığını belirten Dinç, 27 mozaik ve 2 heykelin replikalarının sanatseverlerin ziyaretine sunulduğunu ifade etti. Dinç, “Buradaki amacımız kültürel mirası gelecek kuşaklara taşımak, Antakyalı gençlerimizde kültür bilinci oluşturmak ve Antakya’nın geçmişiyle geleceği arasında bir hafıza kurmaktır” dedi.
1932-1939 yılları arasında gerçekleştirilen kazılarda ortaya çıkarılan bazı eserlerin bugün farklı ülkelerdeki müzelerde sergilendiğini belirten Dinç, hazırlanan replikalar sayesinde bu eserlerin Hatay’daki ziyaretçiler tarafından da görülebileceğini kaydetti.
Mozaiklerde dönemin yaşamı ve sanat anlayışı yansıtılıyor
Dinç, sergide yer alan mozaiklerin önemli bölümünün Antakya ve Defne’deki villa ve evlerin tabanlarında bulunan eserlerden oluştuğunu belirtti.
Mozaiklerin dönemin mitolojik anlatılarını, yaşam anlayışını ve sanat estetiğini yansıttığını ifade eden Dinç, sergideki replikaların orijinallerinin bir bölümünün Hatay Arkeoloji Müzesi’nde de bulunduğunu söyledi.

Serginin temel amacının, Antakya ve Defne’den çıkarılarak farklı ülkelere götürülen eserlerin replikalarını yeniden kentte sanatseverlerle buluşturmak olduğunu belirten Dinç, söz konusu eserlerin sergilendiği müzelerde Antakya ve Defne kökenli olduklarına ilişkin bilgilerin yer aldığını ifade etti.
Dinç, Antakya’nın tarih boyunca farklı medeniyetlere ev sahipliği yapan önemli bir kültür merkezi olduğunu vurgulayarak, kentin sahip olduğu tarihi mirasın korunması ve gelecek kuşaklara aktarılması için çalışmaların sürdüğünü dile getirdi.
2023 depremlerinin ardından Hatay’ın yeniden ayağa kaldırılması sürecinde tarihi ve turistik alanların korunması, restorasyonu ve yeniden işlevlendirilmesine yönelik çalışmaların da devam ettiğini belirten Dinç, kentin kültürel mirasının ziyaretçilerle buluşturulmasının önemine dikkat çekti.
“Antakya’nın Yerinden Edilmiş Mozaikleri: Dağılmış Bir Mirası Birleştirmek” sergisi, farklı ülkelerde bulunan Antakya kökenli tarihi eserleri replikaları üzerinden yeniden kentin kültürel hafızasına taşımayı amaçlıyor.