Antakya’nın unutulanına

Antakya’nın unutulanına

Kalp Masajı Zamanı

“Antakya Belediyesinin hazırlamış olduğu Üst Örtü Projesi, Kurul’dan geçmiş durumda” diyen Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Yahya Coşkun, bulunduğu günden bugüne yaşadığı süreçler nedeniyle tartışma konusu olan, eski Roma’dan kalma alt yapı buluntusu için beklenen müjdeyi Antakya Gazetesi için verdi.

Bu haberi, ilk elden size ben anlatmak istedim. O yüzden de klasik haber girişi yapmak yerine, detaylar için devredeyim!

Kadim kent Antakya’da fotoğraflara yansıyan, eski Roma’dan kalma alt yapı mimarisi için çok fazla haber yapan bir gazeteciyim. Zira bu kentin tarihine ve biriktirdiği kültürel zenginliğine aşık biriyim. O yüzden de eleştirilerimi hem kentin yöneticileri hem de müze idaresi noktasında bolca paylaştırıyorum!

-PAYLAŞIM-

Geçtiğimiz günlerde, kişisel twitter hesabım (@tameryazar) üzerinden, Antakya’nın trafiğe kapalı Saray Caddesi’ndeki bu eski yapı için bir paylaşım yaptım, “Eldeki Hatay’ın Antakya’sı için birileri bir şey söylemek ister mi?” diye! Paylaşıma; Hatay’ın Valisinden Milletvekillerine, Kültür ve Turizm Bakanlığından ilgili üst düzey isimlere kadar birçok kişiyi etiketledim.

Genelde bu tür haberleri çok yapan, ama cevapsız kalmaya da alışık biri olarak, bizleri mutlu eden cevap ve ilgi, umut noktasında, Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Yahya Coşkun’dan geldi.

-SAMİMİ CEVAP-

Bugüne kadar, burası için; belediyelerin ilgisizliği, kent turizmine dahil edilmeyişi, bakımsızlığı, kir ve çöp içindeki utandıran hali, isimsizliği gibi bir çok başlıkta haber yapsak da, ne Valilik ne Müze İdaresi ne de ilgili Belediyelerden cevap da çözüm de gelmedi. Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdür Yardımcısı Yahya Coşkun ise verdiği samimi ve ilgili cevapla, soruna çözüm bulma adına bir projelendirme içinde olunduğu bilgisini verirken, şunları söyledi:

“Antakya Belediyesi’nin hazırlamış olduğu Üst Örtü Projesi, Kurul’dan geçmiş durumda. Yakında uygulaması yapılacak. Ayrıca ben yine de baktıracağım arkadaşlarıma.”

Ne diyelim ki, darısı diğer ‘unutulmuşların’ başına!

Tamer Yazar