Aşı olmada kaygılanacak hiç bir durum yok

Aşı olmada kaygılanacak hiç bir durum yok

Prof. Dr. Tacettin İnandı, bireysel yarar açısından, kullanım onayı almış aşılardan hangisine erişebiliyorsak, onun mutlaka yaptırılmasının önemine vurgu yaptı

Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Tayfur Ata Sökmen Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Tacettin İnandı, bir tv programının canlı yayın konuğu olarak yaptığı açıklamalarda, bireysel yarar açısından, günümüzde kullanım onayı almış aşılardan hangisine erişebiliyorsak, onun mutlaka yaptırılmasının önemine değindi, aşıların oldukça güvenli olduğunu söyledi ve aşı olmada kaygı duyulacak hiçbir durumun olmadığına vurgu yaptı.
Aşılamada yüzde 16 -17 iki doz yapıldığını, bunların büyük bir çoğunluğu da sinovac olduğunu söyleyen Prof.Dr. İnandı, aşı hedefinde yüzde 70-80’le ulaşmasının önemine değindi, hatta yeni, daha bulaşıcı türlere karşı yüzde 70-80 seviyesinin de belki yetersiz kalacağını, daha yukarı çıkmayı hedeflememiz gerektiğini dile getirdi.
Sinovac aşısında 3. Doz gerekebilir …
Prof.Dr. İnandı, ulaşmamız gereken nokta yüzde 70-80 iken vardığımız noktanın yüzde 16 dolayında iki doz aşı olduğunu, bu durumda yüzde 20 dolayında bağışıklığın söz konusu olduğunu ifade etti.
Sinovac aşısının yüzde 50-60 oranında bağışıklık sağladığı bilgisini veren Prof.Dr. İnandı, “Yapılan aşılar toplumsal bağışıklık için sorun oluşturacak gibi.
Toplumun yüzde 100’ünü bile Sinovac’la iki doz aşılasak bile yeterli bağışıklık düzeyine erişemeyeceğiz gibi görünüyor. Bu açıdan Sinovac aşısı yapılacaksa, devam edecekse 3. boz belki gerekecek. Ama bunlar için bile bilimsel kanıt üretmek, araştırma yapmak gerekiyor ki kanıtlara göre karar vermemiz gerekiyor. 3. doz aşıdan sonra belki Sinovac’ın koruyuculuğu daha da yükselecek, ama bunu bilmek için araştırma yapmak gerekiyor, yada elimizdeki verileri kullanmamız gerekiyor. Bakanlığın elinde bu veriler var mı? Bunların araştırma yöntemine dönüştürülmesi gerekiyor. Bilimsel araştırmalarla bu sonuçları çıkarması ve toplumla paylaşması gerekiyor. 3. doz için en azından bir grup oluşturarak, 3. doz Sinovac aşısının sonuçlarını görebileceği bir araştırma düzeni son derece önemli, eğer devam edeceksek” dedi.
BioNTech de, Sinovac ta güvenli …
Toplumun aslında bir pandemiyle beraber infodemi denen bilgi salgını ile de karşı karşıya olduğunu, bu bilgi salgını içinde doğru bilgilerin de, yanıltıcı bilgilerin de yer aldığını söyleyen Prof. Dr. İnandı, bunun son derece önemli bir sorun olduğunu ve insanların bu kadar yaygın bilgi bombardımanı karşısında sağlıklı karar veremediklerini bildirdi.
Bugün acil kullanım onayı almış aşıların güvenlik açısından oldukça başarılı olduğunu belirten Prof.Dr. İnandı, konuşmasında şunlara değindi: “Yani BioNTech de Sinovac ta insanlara zarar verip vermemesi açısından oldukça güvenli aşılar. Her ikisi de güvenli aşılar. Etkinlik açısından baktığımızda, yanı hastalığa karşı koruma açısından baktığımızda BioNTech daha etkili, yüzde 90’ın üzerinde hastalığa karşı koruyuculuk sağlamakta. Sinovac ise yüzde 50-60 dolayında koruyuculuk sağlamakta.
mRNA uzun süre insan bedeninde kalmaz …
Aşılar bugün hızlı süreçlerden geçti bu nedenle bazı tereddütler var, ama şuana kadar da milyonlarca insan üzerinde aşı uygulaması yapıldı. BioNTech çok sayıda insanın üzerinde yapıldı ve ciddi bir yan etki insanlar üzerinde, bir yan etki oluşturmadı bugüne kadar. Bu aşılar yeni olması nedeniyle, BioNTech aşısına yönelik tereddütlerin bir nedeni aşının yeni bir teknoloji ile üretilmesinden kaynaklıyor olabilir. Bu teknoloji aslında uzun yıllardır denenen bir teknoloji ama bu aşıda ilk kez kullanıldı ve başarılı olundu. Hem mRNA denen bir yapı insan bedeninde de var, bu virüsü aldığımızda da aslında bu yapıyla karşı karşıya kalıyoruz. Ve insan bedeninde uzun süre kalacak bir madde değil. Yani BioNTech ile aldığımız maddeler bir süre sonra vücudumuzdan atılacak, birkaç ay sonra kalmayacak türden bir yapı var. Dolayısıyla uzun dönem olumsuz bir etki beklenmiyor bu açıdan. Vücutta uzun süre kalmıyor, kısa dönem etkilerini ise bir yıldır görmüş durumdayız. Bir takatsizlik, ağrı, ateş gibi durumlar söz konusu ama bu da vücudun aşıya vermiş olduğu reaksiyonla ilgili aşının etkin olmasıyla ilgili bir konu. Bunları doğal karşılıyoruz, hemen hemen bütün aşılarda bu tür yan etkiler söz konusu.”
Seçme sansım olsaydı BioNTech’i seçerdim …
Aşıların oldukça güvenli olduğunu, bireysel yarar açısından, bugün kullanım onayı almış aşılardan hangisine erişebilyorsak, onun mutlaka yaptırılması gerektiğini söyleyen Prof. Dr. İnandı, konuşmasının sonunda şunları dile getirdi: “Ancak ülkemizde pandeminin yönetimiyle ilgili, şeffaflıkla ilgili, güvene ilişkin bazı sorunlar yaşanıp duruyor. Rakamların açıklanmasından tutalım, aşılarla ilgili araştırmalardan yola çıkalım, benzer sonuca varıyoruz. Açık, paylaşılır bir durum sergilenmiyor, toplumda bilgileri paylaşma konusunda tereddüt ediyor. Bu durumda da yanlış bilgiler daha da hızlı yayılıyor. Ve aşı tereddütü, yada aşı karşıtlığı diyebileceğimiz bir durum var ama büyük ölçüde aşı tereddütü konusu var. Ben bunların bir bilimsel bir kanıtının olmadığını söyleyebilirim. Aşı olmamızın kaygılandıracak hiç bir durum yok.
Ben Sinovac aşısı oldum başlangıçta, fırsatım olsa, önceden seçme şansım olsaydı BioNTech’i tercih ederdim, daha etkili olmasından ve toplum bağışıklığı açısından onu tercih derdim. Ki Türkiye’nin de bu konuda dikkat etmesi lazım, toplum bağışıklığı hedefi varsa dikkat etmesi gerekiyor. Toplum yeni dalgalara açık, büyük bir kısmı hasatlığa karşı duyarlı dikkatli olmak gerekiyor, kurallarla hareket etmesi gerekiyor.” Mehmet ÖZGÜN

(Visited 1 times, 1 visits today)