Kahramanmaraş’ta Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan’da meydana gelen ve 1 öğretmen ile 9 öğrencinin hayatını kaybettiği silahlı saldırıya ilişkin yürütülen idari incelemede yeni bir gelişme yaşandı. Okul müdürü, müdür yardımcısı, bir öğretmen ve rehber öğretmen hakkında “terk”, “suçu bildirmeme” ve “görevi kötüye kullanma” suçlarından soruşturma izni verildi. Kararda, okul yöneticilerinin saldırıyı gördükten sonra öğrencilerin güvenliğini sağlamaya yönelik gerekli adımları atmadan binayı terk ettiği belirtildi.
Kahramanmaraş’ın Onikişubat ilçesindeki Ayser Çalık Ortaokulu’nda 15 Nisan’da gerçekleştirilen silahlı saldırıda öğretmen Ayla Kara ve 9 öğrenci yaşamını yitirmiş, 15 öğrenci yaralanmıştı. Saldırının ardından başlatılan adli ve idari soruşturmalar kapsamında okul yönetimi ve bazı öğretmenlerin sorumlulukları da incelemeye alındı.
Kahramanmaraş Cumhuriyet Başsavcılığı, okul müdürü C.K., müdür yardımcısı F.B., öğretmen A.T. ve rehber öğretmen E.İ. hakkında “terk suçu”, “suçu bildirmeme” ve “görevi kötüye kullanma” suçlamaları kapsamında resen soruşturma başlatmıştı.
Okul yöneticilerinin binayı terk ettiği belirtildi
Onikişubat Kaymakamlığı, Milli Eğitim Bakanlığı müfettişlerinin hazırladığı raporlar ile Kahramanmaraş Valiliği tarafından 4483 sayılı Kanun kapsamında yürütülen ön inceleme sonucunda hazırlanan belgeleri değerlendirdi. İnceleme sonucunda okul müdürü, müdür yardımcısı ve iki öğretmen hakkında soruşturma izni verilmesine karar verildi.
ANKA Haber Ajansı’nın aktardığı bilgilere göre kararda, okul müdürü C.K. ve müdür yardımcısı F.B.’nin silah seslerini duymalarının ardından saldırının gerçekleştiği kata çıktıkları, silahlı saldırıyı gördükten sonra ise okul binasından ayrıldıklarının kamera kayıtlarıyla tespit edildiği belirtildi. İki yöneticinin ifadelerinde de bu durumu doğruladıkları kaydedildi.
Öğrencilerin güvenliğini sağlama yükümlülüğü vurgulandı
Soruşturma izni kararında, 7528 sayılı Öğretmenlik Meslek Kanunu’nda eğitim faaliyetlerinin güvenli bir ortamda yürütülmesi için gerekli tedbirlerin alınmasının öngörüldüğü hatırlatıldı.
Okul müdürü ve müdür yardımcısının öğrencilerin güvenliğinden birinci derecede sorumlu oldukları belirtilen kararda, yöneticilerden silahlı saldırganın üzerine gitmelerinin değil, mevcut koşullar ve imkânlar çerçevesinde saldırıya müdahale etmelerinin beklendiği ifade edildi.
Kararda, yöneticilerin öğrencileri korunaklı alanlara yönlendirmek, güvenli tahliyeyi sağlamak veya bu süreci organize etmek gibi sorumlulukları bulunduğu vurgulandı. Buna karşın öğrencilerin güvenliğini sağlamaya yönelik adımlar atılmadan okul binasının terk edildiği değerlendirmesine yer verildi.
Okul yöneticilerinin binadan ayrıldıktan sonra 112 Acil Çağrı Merkezi’ni aradıkları belirtilirken, öğrencileri koruma yükümlülüklerinin yerine getirilmemesinin doğurduğu risklerin adli makamlarca incelenmesi gerektiği kaydedildi.
Öğretmenin öğrencileri uyarmadan sınıftan ayrıldığı öne sürüldü
Soruşturma izni verilen isimlerden Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni A.T.’nin de saldırı sırasında görevli olduğu 5/G sınıfında bulunduğu belirtildi.
Kaymakamlığın kararında, öğretmenin silah seslerini duyması üzerine sınıf kapısını aralayarak seslerin geldiği yöne baktığı, saldırıyı fark etmesinin ardından öğrencileri uyarmadan veya korumaya yönelik bir eylemde bulunmadan zemin kata doğru koştuğunun tespit edildiği aktarıldı. Öğretmenin ifadesinde de bu durumu doğruladığı belirtildi.
Kararda, öğrencilerin yaşları itibarıyla silahlı saldırı karşısında kendilerini korumakta zorlanabilecekleri vurgulanarak, öğretmenin davranışlarının Türk Ceza Kanunu’nun 97. maddesinde düzenlenen “terk suçu” kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceğinin adli makamlarca araştırılması gerektiği ifade edildi.
Rehber öğretmene saldırıdan önce yapılan bildirimler incelendi
İdari incelemede rehber öğretmen E.İ.’nin sorumluluğuna ilişkin değerlendirmeler de yer aldı. Kararda, bazı öğrencilerin saldırıdan yaklaşık iki ay önce saldırgan İsa Aras Mersinli’nin şiddet eğilimi gösterdiğine ilişkin endişelerini rehber öğretmene ilettiklerinin tespit edildiği belirtildi.
Öğrencilerin ifadelerinin, söz konusu bilgilerin rehber öğretmene aktarıldığı yönündeki değerlendirmeyi desteklediği kaydedildi. Ayrıca Mersinli’ye 29 kez rehberlik hizmeti verildiği bilgisine yer verilen kararda, rehber öğretmenin bildirim yükümlülüğünü yerine getirip getirmediği üzerinde duruldu.
5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun ilgili hükümlerine atıf yapılan kararda, rehber öğretmenin öğrencilerden gelen bildirimlere ve çocuğun durumuna ilişkin bilgilere rağmen gerekli adımları atmadığı değerlendirmesi yapıldı. Bu davranışların saldırı ve saldırı sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmalarla bağlantısının bulunup bulunmadığının adli makamlarca araştırılması gerektiği belirtildi.
Ailelerin avukatından kapsamlı soruşturma çağrısı
Saldırıda hayatını kaybeden ve yaralanan öğrencilerin avukatı Furkan Mehmet Cinkara, soruşturma izni kararını adaletin sağlanması yolunda önemli bir adım olarak değerlendirdi. Cinkara, aradan geçen yaklaşık yedi aylık sürenin ailelerin acısını hafifletmediğini belirterek olayın tüm yönleriyle aydınlatılması gerektiğini söyledi.
Soruşturmanın yalnızca okulda görev yapan dört personelle sınırlı kalmaması gerektiğini savunan Cinkara, okulun fiziki güvenlik koşullarının da incelenmesini istedi. Özellikle yangın merdivenleri ve kaçış yollarındaki eksikliklerin, bunların neden zamanında giderilmediğinin ve okulun bağlı olduğu kurumların denetim ve yönetim sorumluluklarının araştırılması gerektiğini ifade etti.
Cinkara ayrıca, Şanlıurfa’da yaşanan benzer olayın ardından bölgedeki okullarda risk değerlendirmesi yapılıp yapılmadığının, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İl Emniyet Müdürlüğü tarafından hangi önlemlerin alındığının da açıklığa kavuşturulması gerektiğini dile getirdi.
Soruşturma iznine itiraz edilebilecek
Cinkara, eğitim kurumlarında çocukların ve öğretmenlerin güvenliğinin sağlanmasının devletin temel sorumlulukları arasında bulunduğunu belirterek, olayda ihmali veya sorumluluğu bulunan herkesin hukuk önünde hesap vermesi için süreci takip edeceklerini söyledi.
Öte yandan, soruşturma izni kararına karşı hakkında ön inceleme yapılan kişilerin Gaziantep Bölge İdare Mahkemesi’ne itiraz etme hakkı bulunuyor.
Rehber öğretmenin tanık olarak dinlenmesine itiraz edilmişti
Saldırıya ilişkin davanın 4 Eylül’de Kahramanmaraş 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ilk duruşmasında rehber öğretmen E.İ. tanık sıfatıyla dinlenmişti.
Ailelerin avukatı Cinkara, hakkında soruşturma izni verilen ve olayda asli fail veya iştirakçi olabileceği şüphesi bulunduğunu belirttiği bir kişinin tanık olarak dinlenmesine itiraz etmişti. Cinkara, bu kapsamda rehber öğretmen hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmasını talep etmişti.
Aileler ve avukatları, saldırıya giden süreçteki olası ihmallerin, okulun güvenlik koşullarının ve ilgili kurumların sorumluluklarının bütün yönleriyle ortaya çıkarılmasını istiyor.