Bakan Kurum: “Hatay, dünyanın dirençli şehirler vitrini oldu”

Hatay, Türkiye’nin iklim diplomasisi ve yeniden inşa vizyonunun konuşulduğu uluslararası bir programa ev sahipliği yaptı. “Türkiye’nin COP31’e Giden Yolu: Dirençli Şehirler” başlıklı toplantıda konuşan COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, deprem bölgesinde yürütülen yeniden yapılanma çalışmalarının artık küresel ölçekte örnek gösterildiğini söyledi.

Hatay’da düzenlenen programa çok sayıda ülkenin çevre ve şehircilik bakanlarının yanı sıra Birleşmiş Milletler ve Avrupa Birliği temsilcileri de katıldı. Programda, afetlere dayanıklı kentleşme, iklim uyumlu yapılaşma ve sürdürülebilir şehir modelleri masaya yatırıldı.

“Hatay yeniden ayağa kalkışın sembolü oldu”
Asrın felaketinin en ağır izlerini taşıyan şehirlerden biri olan Hatay’ın bugün yeniden inşa süreciyle dünyaya örnek olduğunu belirten Bakan Kurum, kentin yalnızca acıyı değil, dayanışmayı ve yeniden doğuşu da temsil ettiğini ifade etti.
Depremin ardından başlatılan çalışmalar kapsamında 11 ilde büyük bir seferberlik yürütüldüğünü kaydeden Kurum, yüz binlerce konutun kısa sürede tamamlandığını belirtti. Hatay’ın tarihi dokusunu ve kültürel kimliğini koruyarak yeniden inşa edilmesinin öncelikli hedeflerden biri olduğunu söyledi.

“500 bine yakın konut iklim dostu olarak tasarlandı”
Deprem bölgesinde yapılan konutların çevreci ve enerji verimli sistemlerle inşa edildiğini açıklayan Bakan Kurum, yeni yapıların “neredeyse sıfır enerjili bina” konseptiyle projelendirildiğini söyledi.
Kurum, yürütülen çalışmalar sayesinde enerji tüketiminde yüzde 39, sera gazı salımında ise yüzde 38 oranında azalma sağlandığını belirterek şunları söyledi:
“Yeni şehirlerimizi yalnızca depreme dayanıklı değil; aynı zamanda iklim değişikliğine karşı dirençli şekilde planlıyoruz. Sıfır Atık uyumlu, enerji verimli ve sürdürülebilir yaşam alanları oluşturuyoruz.”

“Hatay Deklarasyonu” dünyaya sunulacak
Toplantının sonunda açıklanacak olan “Hatay Deklarasyonu”nun, COP31 sürecinde uluslararası iklim politikalarına katkı sunması hedefleniyor.
Bakan Kurum, Türkiye’nin COP31 sürecinde özellikle “dayanıklı şehirler” başlığını küresel iklim gündeminin merkezine taşımayı amaçladığını vurgulayarak, yeşil bina uygulamalarının yaygınlaştırılması, karbon salımının azaltılması ve yeni finansman modellerinin geliştirilmesi gerektiğini ifade etti.
Anadolu karanfili örneği dikkat çekti
Konuşmasında Anadolu’da zorlu doğa koşullarında yetişen “Anadolu karanfili” çiçeğini örnek veren Kurum, dirençli şehirlerin de aynı dayanıklılık anlayışıyla kurulması gerektiğini söyledi.
“Nasıl ki Anadolu karanfili en sert şartlarda bile ayakta kalıyorsa, şehirlerimiz de sağlam temeller ve ortak akılla geleceğe taşınmalıdır” diyen Kurum, Hatay’dan yükselen çağrının yalnızca Türkiye’ye değil tüm dünyaya mesaj verdiğini kaydetti.

BM-HABITAT’tan Türkiye’ye övgü
Programa katılan Anaclaudia Rossbach ise Türkiye’nin deprem bölgesindeki yeniden yapılanma sürecini “küresel ölçekte örnek bir model” olarak değerlendirdi.
Rossbach, kısa sürede yüz binlerce dirençli konutun inşa edilmesinin dünya çapında dikkat çekici bir başarı olduğunu belirterek, “Türkiye artık dirençli şehirlerin nasıl kurulacağını yalnızca anlatmıyor, bunu sahada gösteriyor” ifadelerini kullandı.
BM-HABITAT yetkilisi ayrıca Türkiye’nin Sıfır Atık politikalarının da küresel ölçekte önemli bir örnek oluşturduğunu söyledi.

 

Exit mobile version