Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Mehmet Karasu

BARIŞIN TÜRKÜLERİ BİTMEYECEK!

 

 

Bazı sesler vardır, yalnızca kulaklara değil, yüreklere ulaşır. Bazı türküler vardır, bir kentin acısını, sevincini, özlemini ve umudunu taşır. Bazı topluluklar vardır ki onları bir arada tutan yalnızca müzik değil, ortak bir geçmiş, ortak bir sevda ve insanlığa karşı duyulan derin bir sorumluluktur.

İşte Antakya Defne Barış Korosu, böylesine büyük bir sevdanın ürünüdür.

2013 yılında bir avuç sanat sevdalısıyla çıktığımız bu yolculukta, bugün on dördüncü yılımızın eşiğindeyiz. Kurucusu olduğum ve Aalen Antakya Kültür Derneği Yönetim Kurulu adına başkanlığını sürdürdüğüm koromuz, kuruluşundan bu yana yalnızca bir müzik topluluğu olmadı. Barışın, kardeşliğin, hoşgörünün ve birlikte yaşama kültürünün sesi oldu.

Biz, Antakya’nın sesiyiz.

Asi’nin binlerce yıllık akışını, Habib-i Neccar’ın bilgeliğini, Harbiye’nin çağlayanlarını, Defne’nin kokusunu ve bu kadim coğrafyanın farklı dillerde yükselen ezgilerini yüreğimizde taşıyoruz.

Çünkü Antakya,  bir şiirdir, bir ezgidir, aynı sofrada buluşan farklı inançların, dillerin ve kültürlerin insanlık tarihine armağan ettiği eşsiz bir kardeşlik türküsüdür.

Bizim türkülerimizde bu kentin belleği, insanlarımızın alın teri, annelerimizin ninnileri, çocuklarımızın gülüşleri ve yüzyılların içinden süzülüp gelen yaşama sevinci vardır.

Ne var ki bu uzun yolculuk her zaman güllerle döşeli olmadı. Zaman zaman güçlüklerle karşılaştık, yorulduk, incindik. Bazen sesimiz kısıldı, bazen yolumuz kesilmek istendi. Ama hiçbir zaman umudumuzu yitirmedik. Her güçlükten biraz daha olgunlaşarak, birbirimize biraz daha kenetlenerek çıktık. Çünkü bizi bir arada tutan kişisel çıkarlar değil; sanat sevgisi, dostluk, dayanışma ve Antakya’ya duyduğumuz sonsuz bağlılıktı.

Sonra o uğursuz 6 Şubat sabahı geldi…

Toprak sarsıldı, evlerimiz yıkıldı, sokaklarımız sustu. Nice dostlarımızı, sevdiklerimizi, anılarımızı yitirdik. Bir kentin yalnızca binaları değil, belleği de enkaz altında kaldı.

Ama biz türkülerimizi enkaza teslim etmedik!

Çünkü biliyorduk ki bir kentin sesi susarsa belleği de yavaş yavaş silinir. Oysa türküler yaşadıkça anılar, anılar yaşadıkça kentler yaşamaya devam eder.

İşte Antakya Defne Barış Korosu, o büyük yıkımın ardından acıyı umuda, gözyaşını dayanışmaya, sessizliği türküye dönüştürme çabasının da adı oldu.

Bizim için sanat, yalnızca sahnede sergilenen bir gösteri değildir. Sanat, insanın insana uzattığı eldir. Karanlıkta yakılan bir ışıktır. Kırılmış yürekleri onaran, birbirinden uzak düşmüş insanları aynı duyguda buluşturan görünmez bir köprüdür.

Şimdi o köprüden yeni bir başlangıca yürüyoruz.

 

Antakya Defne Barış Korosu, 8 Kasım 2026 Pazar günü saat 19.30’da Ekin Kolejinde, halkımıza açık ve ücretsiz bir konserle yeniden müzikseverlerin karşısına çıkıyor.

Yeni şefimiz, değerli müzik öğretmeni Cemre Kırkıcı’nın yönetiminde; aramıza katılan yeni müzisyenlerimiz ve koristlerimizle birlikte, geçmişimizin birikimini geleceğin umuduyla buluşturuyoruz.

Bu konserin bizim için çok özel bir anlamı da var.

Birkaç gün önce Cumhuriyetimizin 103. kuruluş yıl dönümünü büyük bir coşkuyla kutladık. Konserimizden iki gün sonra ise Cumhuriyetimizin kurucusu, büyük önder Mustafa Kemal Atatürk’ü aramızdan ayrılışının 88. yılında saygıyla, minnetle ve dinmeyen bir özlemle anacağız.

Cumhuriyetin aydınlığıyla kasımın hüznünün buluştuğu bu anlamlı günlerde türkülerimiz, bir yandan özgürlüğün ve çağdaşlığın sevincini, öte yandan Atatürk’e duyduğumuz sonsuz vefayı dile getirecek.

Her nota bir teşekkür, her ezgi bir özlem, her türkü geleceğe bırakılmış bir umut çiçeği olacak.

Bu yeni başlangıçta bizlere desteğini esirgemeyen Hatay Büyükşehir Belediyesine ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Mehmet Öntürk’e; kapılarını sanatın birleştirici gücüne açan, eğitimle kültürü aynı çatı altında buluşturan Ekin Koleji ailesine gönülden teşekkür ediyorum.

İnanıyorum ki yeni şefimizin birikimi, müzisyenlerimizin özverisi ve koristlerimizin yürekten katılımıyla koromuz, Antakya’nın sesini daha nice kentlere, daha nice yüreklere ulaştıracaktır.

Bu nedenle bütün Hataylı müzikseverleri, 8 Kasım akşamı Ekin Kolejinde buluşmaya çağırıyorum. Gelin, yalnızca türkü dinlemeyelim; aynı zamanda birbirimizin yarasına merhem, birbirimizin umuduna ortak olalım.

Yazımı bitirirken içimde büyüttüğüm bir dileği paylaşmak istiyorum:

Bir gün gelecek, yaralı Antakya’mız yeniden ayağa kalkacak. Yıkılmış sokaklarında çocuk kahkahaları yankılanacak. Eski avlularında dost sofraları kurulacak. Meydanlarında şiirler okunacak, sokaklarında türküler söylenecek. Asi, yeniden sevinçlerimizi taşıyacak; Harbiye’nin suları, Defne’nin kokusu, Antakya’nın binlerce yıllık kardeşlik kültürü yeniden yaşamın bütün renkleriyle buluşacak.

Biz, Antakya Defne Barış Korosu olarak, o güzel günlerde de türkülerimizi söylemeyi sürdüreceğiz.

Çünkü bir kenti yaşatan yalnızca taşları, sokakları, evleri değildir. O kenti asıl yaşatan, insanlarının belleğinde taşıdığı anılar, birbirine duyduğu sevgi ve birlikte söylediği türkülerdir.

Biz, yıkılmış bir kentin susmayan sesiyiz.

Biz, acılarından umudu büyüten insanların korosuyuz.

Biliyoruz ki bir kentin türküsü sürüyorsa o kent henüz yenilmemiştir.

Antakya’nın sesi susmayacak!

Barışın türküleri hiç bitmeyecek!

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER