Barolar susturulamaz

Barolar susturulamaz

Hataylı Akademisyen / Hukukçu Neval Oğan Balkız: “Nefret söylemi ve ayrımcılığa karşı olmak suç değil, görevdir!”

Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş’ın, geçtiğimiz Cuma Hutbesinde, eşcinsellik ve zinanın haram olduğunu ifade etmesi ile başlayan tartışma sürüyor. Ankara Barosu’nun, bu açıklamayı (hutbe) sert bir şekilde eleştirmesi ardından, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, Ankara Barosu hakkında ‘Halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama’, ‘Nefret ve ayırımcılık’ ve ‘Hakaret’ suçlarından Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunması ise süreci farklı bir noktaya taşıdı.
-MÜCADELE-
Yaşananları değerlendiren ve “Barolar Susturulamaz” diyen Hataylı Akademisyen / Hukukçu Neval Oğan Balkız, “Üyesi olduğum Ankara Barosu; hukukçuların hukuk örgütü olarak, yüz yıla yaklaşan tarihsel birikimi, hukuk, demokrasi, laiklik ve insan haklarını savunma deneyimi ile hukukun üstünlüğünü ve Anayasasında ‘demokratik bir hukuk devleti olduğu’ yazılı cumhuriyet devletinde; ‘hiçbir kişi ya da kurumun, ‘anayasanın ve hukukun üstünde olmadığını savunur!’ İnsan haklarının, temel kişi hak ve özgürlüklerinin herkes için herhangi bir ayrım olmaksızın etkin bir şekilde korunması için mücadele verir! Her türlü ayrımcılığa ve nefret söyleminin her biçimine karşı çıkar! Kamu görevlilerinin devlet yetkisini kullanarak, anayasaya, laikliğe, bilimsel düşünceye, bireylerin yaşam tercihlerine ve seçimlerine saldırmalarına karşı- kaynağını anayasadan alan, kanunun verdiği bir yetkiyle ve hukuk yoluyla mücadele eder! ‘Faşizmin’ her biçimine karşı çıkar! Gericiliğe karşı, aydınlanmacı aklı ve çağdaşlığı, baskıya karşı özgürlüğü, karanlığa karşı aydınlığı savunur! Hiç bir dini inanca, felsefi görüşe “saldırmaz”, saldırılmasına kendisi izin vermez!” dedi.
-ELEŞTİRİ-
Diyanet İşleri Başkanlığı’nın, özellikle son yıllarda; tarihsel olarak ortaya çıktığı koşulların bağlamına aykırı şekilde, Anayasa’da ve kuruluş kanununda tanımlanan amaç, işlev ve görev tanımını çok aşarak ve Anayasal ve yasal sınırlarının dışına taşarak, devasa bütçesi, kadrosu ve olanaklarıyla laiklik ilkesine aykırı şekilde, ‘hukuksal bir insan kurumu olan’ devletin, tüm kurum, kuruluş, örgütlenme ve işleyişine, hukuk ilke ve kurallarına ilişkin söz söyleyen, fetva veren bir kurum haline geldiğini söyleyen Neval Oğan Balkız, “Bunun son bir örneği, kurumun Başkanı Ali Erbaş’ın, cinsel yönelimi ve cinsel kimliği farklı kesimlere yönelik, ‘salgın hastalık nedeni oldukları’ yönündeki nefret söylemi nitelikli açıklaması oldu. Bu açıklama, Anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvenceye alınan insan haklarını, bu hakların koruduğu temel değer olarak insan onurunu, kişi hak ve temel özgürlüklerini ihlal eder niteliktedir” saptamasında bulundu. -Tamer Yazar-