Şair Sabahattin Yalkın! Delişmen ruhlu, asi ve centilmen bir “Akdeniz Delisi.”
Bilen bir entelektüel, çağından sorumluluk duyan, düşünen; politikadan, edebiyata, demokrasiye, toplum sosyolojisinden, kültürel davranış biçimlerine her konuda sözü olan, yazan, anlatan ve şiiriyle sezinleten bir cağ ötesi insanı. Antakya’ sının dertleriyle dertlenen, eksikliklerin hüznünü bilincinde taşıyan, Hidroloji uzmanı bir Muhendis, Antakya aşığı bir “yerli.”
Kadim Alalah’ın yüzyıllar içinden geçip Hatay olma serüvenini anlattığı şiirlerini topladığı “Asi Destanı”, görsel bir şölendir! Akdenizin, taşın, güneşin, suyun, toprağın, bereketin ve savaşın ve tensel tutkunun yaratısını anlatır.
Yöresellikten evrensele uzanan bir ırmak nehir!…
“Sabahı Düşlemek” kitabında “Günahı boynumuza da olsa
Sevdalar kalmasın ayak altında” der, bu mısralarla sevginin, insana özgü değerlerin ve erdemin, her türlü şekikde kirlentilmesi, hoyratlıkla yok edilmesi, tüketilmesi ve “şey’ lestirilmesine” karşı, bir etik sorumluluğa çagrı yapar.
On beş şiir kitabı, onlarca yazı! Hakkı verilmiş değerli bir yaşam..
18 Haziran 2026 tarihinde, evrenin enerjisine, şiirin sözüne karıştı…
Şimdi O; “Aşkdeniz” de ; “Hey kim bilir Antakya güneşini
Benden daha iyi” dediği yerde, ‘Duasını Yıkayan Asi” kenarında, bize bakıyor!
Antakya var oldukça, sesi sözu ve “Beyanımızdır And İçre” şiirindeki vasiyeti, sokaklarında olacak.
“Güneşine karışmadık kimsenin
Ve derin bir soluk istedik
Özgür bir gök altında”
Çok şey ögrendim ondan…
Binlerce teşekkür Üstat!
Antakya; deprem sonrasında imge, düşünce ve duygu hafızasını yeniden kazanacak ise en büyük kaynak onun kitapları…
(Kitaplarından;
Akdeniz Delisi, Güney Güneşi, Bütün Yuzlerim Anadolu, Aşkdeniz, Beni Yasaklama, Sabahı Düşlemek, Asi Destanı, Vakit Istanbul- du,
Çok Dualı Kent)