Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya

Binlerce hurdadan geriye kanlı canlı bir mazi kaldı

Antakya’da deprem enkazından çıkarılan yüzlerce hurda aracın toplandığı alanda, araçların hak sahiplerine teslim edilmesinin ardından geriye yalnızca tek bir minibüs ve felaketin silinmeyen hatıraları kaldı.

Antakya’da deprem enkazından çıkarılan yüzlerce hurda aracın toplandığı alanda, araçların

Hatay’ın Antakya ilçesinde depremin yıkıcı gücünü, yitip giden hayatları ve yarım kalan hikâyeleri temsil eden o devasa araç mezarlığı sessizliğe büründü. Kahramanmaraş merkezli felaketin ardından enkaz altından çıkarılan yüzlerce hurda aracın muhafaza edildiği arazide, yürütülen yoğun çalışmaların ardından bugün sadece tek bir minibüs duruyor.


Antakya-İskenderun kara yolu üzerinde batan güneş, bir zamanlar tonlarca metal yığınının ve unutulmaz acıların biriktiği boş alanda artık yalnızca o yalnız minibüsün siluetini aydınlatıyor.

Şaşi numaraları teşhis edildi, sahipsiz hatıralar teslim edildi

Hatay Valiliği koordinasyonunda 3 farklı noktada güvenlik altına alınan araçlar, emniyet ekiplerinin titiz şaşi numarası tespiti ve hukuki süreçlerin ardından hak sahiplerine ya da kanuni varislerine teslim edildi. Arazinin boşalmasıyla birlikte fiziksel enkaz kaldırılmış olsa da bölge halkının zihnindeki izler tazeliğini koruyor.

Barış Can: “Burada yüzlerce araç vardı, her biri bir evin, bir ailenin hikâyesiydi. Yanlarından her geçtiğimizde içimiz kavruluyordu çünkü biliyorduk ki çoğunun sahibi artık yaşamıyordu. Şimdi geriye bir tek bu minibüs kaldı. Rabbim bir daha böyle bir acı yaşatmasın.”

Abdullah Çoban: “Araçlar yıkılan binaların altından döküm döküm getirildi. Sayılarını hatırlamak bile güçtü. Şimdi tek bir tane kalınca arazi eski boş haline döndü ama içimizdeki o boşluk hissi hiç gitmedi.”
Tek bir minibüsün tek başına durduğu o geniş arazi, hem felaketin büyüklüğünü hem de Hatay’ın adım adım yaralarını sarıp ayağa kalkma mücadelesini gözler önüne seren sembolik bir resme dönüştü.