Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Girne açıklarında 267 kişiyi taşıyan Filojet adlı yolcu gemisinin alabora olarak batmasıyla yaşanan faciada can kaybı 8’e yükseldi. 20 kişinin kayıp olduğu bildirilen kazada 241 kişi kurtarılırken, arama-kurtarma çalışmaları deniz ve hava araçlarının yanı sıra dalgıç ve su altı ekiplerinin katılımıyla sürdürülüyor.
Girne Limanı’ndan 30 Ağustos’ta Mersin Taşucu Limanı’na gitmek üzere hareket eden Filo Denizcilik’e ait katamaran tipi gemi, limandan ayrıldıktan kısa süre sonra su almaya başladı. Yolcuların ifadelerine göre geminin ön bölümünden patlama benzeri bir ses duyuldu. Ardından gemiye hızla su dolmaya başladı.
Facianın en dikkat çekici iddialarından biri ise yolcuların yaşanan tehlike karşısında geminin geri döndürülmesini ve Sahil Güvenlik’in aranmasını istemesine rağmen görevlilerin yolcuları “Her şey normal” diyerek sakinleştirmeye çalıştığı yönünde.
İddiaya göre uyarılara rağmen seyrine devam eden gemi yaklaşık 20 dakika içerisinde yan yatarak alabora oldu ve yaklaşık 514 metre derinliğe battı.
Tahliyedeki iddialar soruşturuluyor
Kazanın ardından kurtulan yolcuların anlattıkları, facianın yalnızca geminin batmasıyla sınırlı olmadığını ortaya koydu.
Bazı yolcular acil çıkış kapılarının kilitli olduğunu veya açılamadığını ileri sürerken, cankurtaran botlarına ulaşmakta da güçlük yaşandığı iddia edildi.
Geminin hızla su alması üzerine bazı yolcuların denize atlayarak kurtulmaya çalıştığı, içeride mahsur kalanların ise pencereleri kırarak birbirlerine ulaşmaya çalıştıkları belirtildi.
Bu iddialar, geminin acil durum ve tahliye sistemlerinin kazanın yaşandığı anda nasıl çalıştığına ilişkin ciddi soru işaretleri oluşturdu.
14 kişi gözaltına alındı, 9 kişi tutuklandı
Facianın ardından yürütülen soruşturma kapsamında 14 kişi gözaltına alındı.
Şüpheliler Girne Kaza Mahkemesi’ne çıkarılırken, kaptan M.Ö., mürettebat üyeleri M.S., M.G., S.E., V.H., R.İ., Z.Ö. ve K.K. ile şirket çalışanı A.Ö. hakkında üç gün tutukluluk kararı verildi.
İkisi kamu görevlisi olmak üzere 5 kişi ise serbest bırakıldı.
Mahkemede kaptan ve mürettebatın, geminin ön bölümünün dalgalar nedeniyle koptuğunu ve bu nedenle alabora olduğunu savundukları aktarıldı. Şüpheliler ayrıca sefer sırasında meteorolojik koşulların uygun olduğunu ve geminin gerekli sertifika ve izinlere sahip bulunduğunu ileri sürdü.
Polis Müfettiş Muavini Mehmet Mannaş ise mahkemede yaptığı açıklamada, geminin sol kızak uç kısmının kırıldığını ve suyun bu bölümden gemiye girdiğini belirtti.
“Kapılar kilitli miydi?”
Facianın ardından en fazla yanıt bekleyen konuların başında tahliye süreci geliyor.
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, yolcuların dile getirdiği acil çıkış kapılarının kilitli olduğu ve kaptanın gemiyi terk ettiği yönündeki iddiaların araştırılacağını açıkladı.
Arıklı, kaptanın yaklaşık 25 yıllık deneyime sahip olduğunu ve gerekli ehliyete bulunduğunu savunurken, Filojet’in kazadan yaklaşık iki buçuk ay önce Türk Loydu tarafından denetlendiğini ve gerekli belgeleri aldığını belirtti.
Gemide patlama meydana geldiği yönündeki iddiaların ise teknik incelemenin ardından netlik kazanacağı ifade edildi.
Geminin geçmişi de dosyaya girdi
Soruşturmayı daha da önemli hale getiren gelişmelerden biri, Filojet’in geçmişinin ortaya çıkması oldu.
Geminin yaklaşık 12 yıl önce bir kazada hasar gördüğü belirlendi. Geminin o kazanın ardından hangi onarımlardan geçirildiği, yapılan işlemlerin hangi teknik kontrollerden geçtiği ve mevcut sefer yeterliliğinin hangi kriterlere göre belirlendiği de soruşturmanın önemli başlıkları arasında yer alıyor.
Ailelerin acısı, ulaşım fiyatlarıyla büyüdü
Deniz faciasının ardından yakınları gemide bulunan çok sayıda kişi KKTC’ye ulaşabilmek için yola çıktı. Ancak aileler bu kez de ulaşım maliyetleriyle karşı karşıya kaldı.
Mersin-Ercan arasındaki yaklaşık 45-50 dakikalık uçuşlarda bilet fiyatlarının 35 bin liranın üzerine çıktığı görüldü.
Çukurova Uluslararası Havalimanı ile Ercan Havalimanı arasındaki uçuşlarda yaşanan fiyat artışına Girne Belediye Başkanı Murat Şenkul da tepki gösterdi.
Şenkul, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, yaşanan facianın ardından dahi ticari kaygıların öne çıkmasını eleştirerek, “Bu koşullarda bile ticari bakış açısından çıkamadık ya, hepimize yazıklar olsun” ifadelerini kullandı.
Gözler yanıt bekleyen sorularda
Girne açıklarındaki facianın ardından soruşturmanın teknik boyutu kadar, geminin sefere çıkış süreci ve yolcu güvenliği konusunda uygulanan prosedürler de mercek altına alındı.
Şimdi kamuoyunun yanıt beklediği temel sorular şöyle:
• Filojet’in son teknik denetimi tam olarak ne zaman yapıldı?
• Denetimde hangi teknik kontroller gerçekleştirildi?
• Geminin sefere çıkmasına hangi belgeler ve kontroller sonucunda izin verildi?
• Denetimlerde herhangi bir eksiklik veya mevzuata aykırılık tespit edildi mi?
• Geminin açık deniz ve mevcut hava koşullarına uygunluğu nasıl değerlendirildi?
• Yaklaşık 12 yıl önce yaşanan kazanın ardından hangi onarımlar gerçekleştirildi?
• Bu onarımlar sonrasında geminin güvenliği hangi kurumlar tarafından kontrol edildi?
• Geminin su almaya başladığı anda neden geri dönüş kararı alınmadı?
• Yolcuların iddia ettiği gibi acil çıkış kapıları açılamadı mı?
• Cankurtaran botlarına erişimde neden sorun yaşandı?
• Tahliye prosedürleri eksiksiz uygulandı mı?
• Kaptanın gemiyi terk ettiği yönündeki iddia gerçeği yansıtıyor mu?
• Facianın asıl nedeni teknik arıza mı, hava koşulları mı, insan hatası mı, yoksa birden fazla ihmalin birleşimi mi?
8 kişinin hayatını kaybettiği, 20 kişinin ise hâlâ bulunamadığı faciada arama-kurtarma çalışmaları sürerken, kazanın gerçek nedeninin teknik incelemeler ve soruşturma sonucunda ortaya çıkması bekleniyor.
