Çalışkan, liyakat ilkesinin korunması gerektiğini vurguladı.
Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, TBMM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada kamudaki istisnai kadro uygulaması ve özel kalem müdürlüğü üzerinden gerçekleştirilen atamaları gündeme taşıdı. Uygulamanın amacı dışında kullanıldığını ileri süren Çalışkan, kamu görevlerine atamalarda liyakat ilkesinin gözetilmesi gerektiğini vurguladı.
Bazı bakanların istisnai kadro yetkisini kullanarak çok sayıda kişiyi memuriyete geçirdiğini ve ardından farklı kadrolara aktardığını öne süren Çalışkan, söz konusu uygulamaların araştırılması çağrısında bulundu.
“İstisnai kadro istismarı emanete ihanettir”
İstisnai kadro uygulamasının kamu yararı doğrultusunda kullanılması gerektiğini ifade eden Çalışkan, yetkinin amacı dışında kullanılmasına tepki gösterdi. Kamudaki görevlerin kişisel ayrıcalık sağlamak için kullanılmaması gerektiğini belirten Çalışkan, uygulamayı “emanete ihanet” ve “kul hakkı” olarak nitelendirdi.
Çalışkan, konuşmasında, “Bazı bakanların çok sayıda kişiyi bu yolla memur yapıp başka kadrolara aktardığı kamuoyunda açıkça görülmektedir. Bu imkân devlete ait bir emanettir. Bu emaneti defalarca istismar etmek emanete ihanettir ve net bir kul hakkıdır” ifadelerini kullandı.
“Sınavda derece yapan gençlerin hakkı var”
Atamalardaki liyakat tartışmasının yalnızca kamu personeli alımlarıyla sınırlı olmadığını, gençlerin ve ailelerinin emeklerini de ilgilendirdiğini dile getiren Çalışkan, yıllarca sınavlara hazırlanan adayların yaşadığı mağduriyete dikkat çekti.
Çocuklarını okutabilmek için büyük fedakârlıklar yapan aileleri hatırlatan Çalışkan, sınavlarda başarılı olmasına rağmen atanamayan gençlerin yaşadığı sorunları gündeme getirdi.
Çalışkan, “Yıllarca çalışıp sınavda derece yapan gençlerin, ineğini satıp evladını okutan fedakâr ailelerin ahı var. Atanamadığı için evlenemeyen, yuvası dağılan, hatta canına kıyan gençlerin vebalini üstlendiğinizin farkında mısınız?” diye konuştu.
İstisnai kadro yetkisinin art arda kullanılmasını da eleştiren Çalışkan, “Adında ‘Adalet’ olan bir partinin her adaletsizliğe imza atması son derece manidardır” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
“Dürüst memurlar da zan altında kalıyor”
Kamudaki atama süreçlerinin şeffaf biçimde incelenmesi gerektiğini savunan Çalışkan, iddiaların araştırılmaması durumunda görevlerine sınav ve liyakat yoluyla gelen kamu çalışanlarının da tartışmaların gölgesinde kalabileceğini ifade etti.
Kamu görevlerinin herhangi bir kişinin kişisel mülkü olarak görülemeyeceğini belirten Çalışkan, atamalarda ayrıcalık tanınmasına karşı çıktı.
Çalışkan, “Bu konu derhal araştırılmalıdır; aksi takdirde AK Parti döneminde alın teriyle, bileğinin hakkıyla atanmış dürüst memurlar da zan altında kalmaktadır. Kamu görevleri kimsenin babasının malı veya kişisel mülkü değildir. Kimseye lütuf dağıtır gibi memuriyet verilemez” dedi.
Eleştirilerinin sonunda uygulamaya göz yumanların da sorumluluk taşıdığını savunan Çalışkan, “Buna göz yuman, ‘bizim adamımız’ diyerek üzerini örten herkes bu vebalin ortağıdır” ifadelerini kullandı.
Çalışkan’ın konuşması, kamuda istisnai kadro uygulamasının kullanım biçimi, kamu personeli alımlarında liyakat ve atama süreçlerinin denetlenmesi konularını yeniden gündeme getirdi.