CHP’ye karşı tarihte görülmemiş bir saldırı olduğu ortadadır. Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İMAMOĞLU ve yakın çalışma arkadaşları hapiste. İmamoğlu’nun yakın çalışma arkadaşları dışında şoförleri, korumaları, özel kalemi müdürü, kayınbiraderleri, avukatı dahi tutuklu. Şoförler ve özel kalem müdürü, çok yakın bir zamanda tahliye oldular.
20’ye yakın belediye başkanı tutuklu, 2-3 belediye başkanı ise yakın zamanda tahliye edildi. Bunun yanı sıra Parti, kapatma davası ve butlan davası tehdidi de yaşamaktadır.
Böylesi büyük bir baskı ve tehdit varken, Genel Başkan Özgür ÖZEL’in bitmek bilmeyen enerjisi ve mücadelesi takdire şayandır. Öncelikle bunu ifade etmek gerekir. Fakat lider Özgür ÖZEL’in bu büyük mücadelesi, CHP’nin başarıya ulaşması için tek başına yeterli değildir. Özgür ÖZEL’e daha çok destek verilmesi, daha etkili ve tabana yayılan siyasi faaliyetlerin yaygınlaştırılması gerekir. Liderin anlatımları ve politikaları bir çerçeve çizer. Bu söylemler sahaya, köylere, yani toplumun kılcal damarlarına ne kadar doğru ve çok anlatılabilirse bir siyasi parti o kadar başarılı olur.
- İl ve ilçe örgütlerinin mutlaka sahaya inmesi, kapı kapı, köy köy dolaşması elzemdir. Şuan birkaç istisna il-ilçe hariç böyle bir çalışma yapılmadığını görüyoruz. Vatandaşa, köylere gidilmeli, yaşanan hukuksuzluklar doğru bir iletişim stratejisi ile anlatılmalı. Bunun yanı sıra, Parti’nin vaatleri ve çözüm önerileri de anlatılmalı.
- Yaşanan derin yoksulluk ve ekonomik krizin yanı sıra, Parti’nin bu sorunlara karşı çözüm önerilerinin de iletişimi yapılmalıdır. Bunun yanı sıra, her bölgenin sorunları farklı. Mesela meyve sebze fiyatlarındaki artış, kırsalda farklı, şehirde farklı. Kırsalda evinin bahçesinde meyve sebze üreten insana gidip meyve sebze fiyatları çok arttı demek doğru bir iletişim olamaz. Bu gibi nüanslara dikkat edilmelidir.
- İyimserlik duygusuna kapılmamalı, kadınlarla ve gençlerle kapı kapı gezerek etkili bir seçim çalışması yapılmalı. Rehavete kapılmak hata yaptırır. 2023 Cumhurbaşkanlığı seçimlerinden ders çıkartmak lazımdır. CHP’nin seçimleri yakın bir sonuçla değil, net bir sonuçla kazanması gerekir. Çalışmalar buna göre yapılmalı.
- %20’yi aşan kararsız seçme grubu olduğu görülmektedir. Kararsız seçmenlerin tercihleri, seçimin kaderini belirleyecektir. Mutlaka ve mutlaka, kararsız seçmenlere yönelik özel bir çalışma yapılmalı, bu gruba nasıl hitap edilebilir sorusuna cevap aranmalıdır.
- Milletvekillerinin daha cesur davranması gerekir. Bunun haricinde, sadece “sosyal medya hesaplarına içerik üretme amacıyla” değil, koordineli bir şekilde programlı çalışmalarla sahada olmaları gerekir. Bu koordinasyonda il başkanlıklarına büyük önem düşmektedir.
- İl ve ilçe başkanlıkları gidilmeyen bölgelere sık ve rutin ziyaretler yapmalı, seçim günü geldiğinde bu insanların oylarına rahatlıkla talip olabilmelidir. Seçime yakın tarihte yapılan göstermelik ziyaretler sahada ve sandıkta hiçbir sonuç vermez.
- Yine il ve ilçe başkanlıklarının şimdiden sandık güvenliği çalışmalarını yapmaları gerekir. Her il ve ilçede, hangi ilçelerde ve mahallelerde sorun çıktığı üç aşağı beş yukarı bellidir. Bu bölgelere tecrübeli avukatlardan ve partililerden oluşan özel sandık güvenliği ekipleri oluşturulmalıdır. Birçok kırsal bölgede eşi, annesi, babası, çocuğu yerine oy kullanan insanlar olduğunu biliyoruz. Bu hukuksuz oy kullanma refleksleri engellenmelidir.
- CHP il ve ilçe örgütlerinin toplumla ve seçmen tabanlarıyla daha bütünleşik bir yapıya evirilmesi gerekir. Mesela Parti Tüzüğü’nde belli aralıklarla yapılması gereken “danışma kurulları” bazı bölgelerde yıllardı toplanmıyor. Bu gibi uygulamalar, parti tabanının, il-ilçe yönetimlerine küsmesine sebebiyet veriyor.
Bu başlıklar tabii ki genişletilebilir. Saydığımız hususlar bir çerçeve çizmeye yöneliktir. Yazımızda temel olarak ifade etmek istediğimiz husus şudur. Sadece Genel Başkan Özgür ÖZEL’in sırtına yüklemeyecek kadar zorlu bir süreç söz konusudur. CHP, ne kadar etkili olabilir ve toplumu ikna edebilir süreç yürütebilirse o kadar başarılı olacaktır. Bunun da yolu, enerjisi ve mücadele azmi bitmek bilmeyen Genel Başkan Sayın Özgür ÖZEL’e destek olmaktan geçiyor. Partililerin bunun farkında olması ve üzerine düşeni yapması lazımdır.