İYİ Parti Hatay Milletvekili Adnan Şefik Çirkin, TBMM Genel Kurulu’nda uzman erbaşlara ilişkin kanun teklifi görüşmelerinde yaptığı konuşmada GATA’nın yeniden açılması, FETÖ ile mücadele düzenlemeleri, mülkiyet hakkı, Suriye’deki gelişmeler ve terörle mücadele politikalarına ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
GATA ve askerî sağlık sistemi vurgusu
Çirkin, konuşmasında askerî hekimliğin önemine dikkat çekerek Gülhane Askerî Tıp Akademisi’nin (GATA) yeniden açılmamasını eleştirdi.
Dünyadaki güçlü orduların kendi askerî sağlık sistemlerine sahip olduğunu belirten Çirkin, “askerî hekimliğin güçlendirilmesi gerektiğini” ifade etti.
Uzman erbaş düzenlemeleri ve kariyer sistemi
Teklifte yer alan uzman erbaşların kamu kurumlarına geçişine ilişkin düzenlemeleri değerlendiren Çirkin, bazı maddeleri olumlu bulduklarını ancak uygulamaya dair denetim mekanizmasının eksik olduğunu savundu. Kamuya geçişte öngörülen yüzde 10 kontenjanın bağlayıcılığının netleştirilmesi gerektiğini dile getirdi.
“Hukuk devleti zedelenmemeli” uyarısı
Konuşmanın önemli bölümlerinden birini FETÖ ile mücadeleye ilişkin düzenleme oluşturdu. Çirkin, teklifin bazı hükümlerinin mahkeme kararlarını etkisiz hale getirme riski taşıyabileceğini belirterek, mücadelenin hukuk devleti ilkeleri çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini söyledi.
“İyi niyet tek başına yeterli değildir, hukuk dışı yöntemler devlete zarar verir” ifadelerini kullanan Çirkin, düzenlemenin yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
Mülkiyet hakkı ve kamulaştırma eleştirisi
Kanun teklifinde yer alan kamulaştırmasız el atma düzenlemelerine de değinen Çirkin, geçmişte yapılan bazı uygulamaların güncel değer üzerinden telafi edilmesinin adil olmayacağını belirtti. Mülkiyet hakkının anayasal güvence altında olduğunu hatırlatan Çirkin, düzenlemenin yargıdan dönebileceği uyarısında bulundu.
Dış politika ve Suriye değerlendirmesi
Konuşmasında Suriye’deki gelişmelere de yer veren Çirkin, rejim değişikliği sonrası oluşan yeni yapının Türkiye açısından güvenlik boyutlarıyla değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti. PKK/PYD’nin bölgede artan etkisine dikkat çeken Çirkin, bazı güvenlik risklerinin göz ardı edilmemesi gerektiğini söyledi.
Ayrıca Hatay açısından ekonomik etkileri bulunan sınır kapısı gelişmelerine değinerek, bölgedeki ticari akışın olumsuz etkilendiğini belirtti.
Terörle mücadele ve geçmiş süreçler
Çirkin, Türkiye’nin terörle mücadelesinin uzun bir geçmişe sahip olduğunu hatırlatarak farklı dönemlerde denenen çözüm süreçlerinin sonuçlarını değerlendirdi. 2013 çözüm süreci ve sonrası yaşanan hendek olaylarına atıfta bulunarak, “devletin geçmiş tecrübelerinin dikkate alınması gerektiğini” ifade etti.
Terörle mücadelenin yalnızca güvenlik boyutuyla değil, siyasi hedefler ve toplumsal birlik açısından da ele alınması gerektiğini vurguladı.
Birlik ve kardeşlik mesajı
Konuşmasının sonunda toplumsal birlik vurgusu yapan Çirkin, etnik kimlikler üzerinden ayrışmaya karşı olduklarını belirtti. Kürt vatandaşların Türkiye’nin ayrılmaz bir parçası olduğunu ifade eden Çirkin, terör örgütleri ile vatandaşların birbirinden ayrı tutulması gerektiğini söyledi.
