Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada, dünya kamuoyunda yankı uyandıran Epstein belgelerine ilişkin sert ve dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu. Çalışkan, söz konusu belgelerin yalnızca bireysel suç iddialarından ibaret olmadığını, küresel ölçekte işleyen karanlık bir ağın izlerini taşıdığını söyledi.
Genel Kurul kürsüsünden konuşan Çalışkan, Epstein dosyasının uzun yıllardır dile getirilen ancak görmezden gelinen ilişkiler ağını gün yüzüne çıkardığını belirterek, Millî Görüş hareketinin geçmişten bu yana uyardığı küresel düzenin bugün belgelerle tartışılır hâle geldiğini ifade etti.
“Bu Sadece Bir Dosya Değil, Bir Sistem”
Epstein belgelerinin “buz dağının görünen yüzü” olduğunu vurgulayan Çalışkan, belgelerde yer alan iddiaların siyaset, sanat, iş dünyası ve diplomasi ekseninde geniş bir şantaj ve çıkar mekanizmasına işaret ettiğini dile getirdi. Çalışkan, Batı merkezli güç odaklarının kendi çıkarları uğruna ahlaki sınırları yok saydığını savunarak, çocuk istismarı iddialarının küresel ölçekte ele alınması gerektiğini söyledi.
Konuşmasında, belgelerin yalnızca geçmişe dönük bir suç zincirini değil, hâlen etkisini sürdüren ilişkiler ağını da işaret ettiğini ifade eden Çalışkan, uluslararası kamuoyunun bu konuda samimi bir yüzleşmeden kaçındığını öne sürdü.
Adalet Bakanı’na Yazılı Soru Önergesi
Çalışkan, konuşmasında önemli bir adımı da kamuoyuyla paylaştı. Epstein belgelerinde yer alan iddialar nedeniyle yeni Adalet Bakanı’na yazılı soru önergesi verdiğini açıklayan Çalışkan, Türkiye’nin bu süreçte sessiz kalmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Özellikle dijital ve finansal bağlantıları bulunan yapıların titizlikle incelenmesi gerektiğini vurgulayan Çalışkan, kamuoyunda dile getirilen çocuk kayıplarına ilişkin endişelerin de kapsamlı biçimde araştırılması çağrısında bulundu.
“Zamanlama Dikkat Çekici”
Belgelerin, İran ile İsrail arasındaki gerilimin tırmandığı bir dönemde gündeme gelmesine de dikkat çeken Çalışkan, bu zamanlamanın tesadüf olmadığını savundu. Küresel krizlerin arttığı dönemlerde benzer dosyaların ortaya çıkmasının, uluslararası ilişkilerde baskı ve yönlendirme aracı olarak kullanıldığını ifade etti.
Çalışkan ayrıca, iddialarda adı geçen ABD Büyükelçisi hakkında diplomatik süreçlerin başlatılması gerektiğini belirterek, Türkiye’nin hem hukuki hem de diplomatik sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini kaydetti.
Saadet Partili vekilin açıklamaları, Genel Kurul’da ve kamuoyunda geniş yankı uyandırırken, Epstein belgelerine ilişkin tartışmaların önümüzdeki günlerde Türkiye gündeminde de daha yoğun biçimde yer alması bekleniyor.