İzmir Suikastı, yalnızca Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik bir saldırı girişimi değil, aynı
zamanda genç Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef alan karanlık bir teşebbüstü. Ancak bu girişim
başarısız olmuş, sorumluları adalet önüne çıkarılmış ve Cumhuriyetin temellerini sarsmaya yönelik
bu hareket tüm yönleriyle bertaraf edilmiştir.
Suikast girişiminin ardından Atatürk, 18 Haziran 1926 tarihinde tarihe geçen şu sözleri söylemiştir:
“Benim naçiz vücudum bir gün elbet toprak olacaktır; fakat Türkiye Cumhuriyeti ilelebet payidar
kalacaktır.”
Bu sözler, bir liderin kendi hayatından çok milletinin geleceğine duyduğu güvenin ifadesidir.
Atatürk, şahısların gelip geçici olduğunu; ancak millet iradesiyle kurulan Cumhuriyetin kalıcı
olduğunu vurgulamıştır.
Aynı konuşmasında, birlikte yürüdüğü yol arkadaşlarının ve Türk milletinin devrimlerden asla
vazgeçmeyeceğine olan inancını da dile getirmiştir. Düşmanların ne kadar karanlık planlar kurarsa
kursun, ne kadar çirkin yöntemlere başvurursa vursun, Türk milletinin bağımsızlık ve çağdaşlaşma
idealini söndüremeyeceklerini açıkça ifade etmiştir.
Henüz üç yaşını doldurmamış genç Cumhuriyet, bu olayla birlikte yaşama azmini ve kendisini
koruma kararlılığını tüm dünyaya göstermiştir. Suikastın ardından yapılan yargılamalar sonucunda
birçok sanık mahkum edilmiş, Cumhuriyetin hukuk düzeni işletilmiştir. Böylece devletin, kendisine
yönelen tehditler karşısında geri adım atmayacağı ortaya konmuştur.
Cumhuriyet ikinci yüzyılına doğru ilerlerken görüyoruz ki, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret
ettiği bağımsızlık, milli egemenlik ve çağdaşlaşma ideali hala Türk milletinin büyük çoğunluğunun
gönlünde canlılığını korumaktadır. Zaman zaman yaşanan tüm sıkıntılara ve tartışmalara rağmen
bu değerler, Cumhuriyetin en sağlam temelleri olarak varlığını sürdürmektedir.
Bugün bizlere düşen görev, geçmişin mücadelelerini yalnızca hatırlamak değil, onlardan ders
çıkarmaktır. Bu topraklarda elde edilen kazanımların kolay elde edilmediğini bilmek zorundayız.
Önümüzü görebilmek için geçmişimize bakmalı; geleceğimizi inşa edebilmek için
sorumluluklarımızın farkında olmalıyız.
Cumhuriyetin kalıcılığı yalnızca tarih kitaplarında yazan bir gerçek değil, her neslin yeniden sahip
çıkması gereken bir emanettir. Bunun yolu da çalışmaktan, üretmekten, bilimden, akıldan ve
emekten geçmektedir. Büyük fedakarlıklarla kurulan bu ülkeyi daha ileri taşımak, geçmişe duyulan
saygının en anlamlı göstergesidir.
Atatürk’ün ifade ettiği gibi, kişiler fanidir; ancak milletin ortak idealleri ve Cumhuriyetin değerleri
yaşadıkça Türkiye Cumhuriyeti sonsuza kadar varlığını sürdürecektir.
Cumhuriyetin Sarsılmaz İradesi
İzmir Suikastı, yalnızca Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e yönelik bir saldırı girişimi değil, aynı zamanda genç Türkiye Cumhuriyeti’ni hedef alan karanlık bir teşebbüstü. Ancak bu girişim başarısız olmuş, sorumluları adalet önüne çıkarılmış ve Cumhuriyetin temellerini sarsmaya yönelik bu hareket tüm yönleriyle bertaraf edilmiştir. Suikast girişiminin ardından Atatürk, 18 Haziran 1926 tarihinde tarihe geçen şu sözleri söylemiştir: […]