Hatay’da 6 Şubat depremlerinde 125 kişinin hayatını kaybettiği İskenderun Devlet Hastanesi A Blok’unun yıkılmasına ilişkin soruşturmada beklenen bilirkişi raporu tamamlandı. Raporda, 2012 yılında deprem güvenliği açısından “göçme durumu” tespit edilen hastanenin kullanılmaya devam edilmesine izin veren kurum yetkilileri “asli kusurlu” olarak değerlendirildi.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremlerinde, İskenderun Devlet Hastanesi’nin A Blok binasının yıkılması sonucu hastalar ve sağlık çalışanlarının da aralarında bulunduğu 125 kişi yaşamını yitirdi. Eski SSK Hastanesi olarak bilinen binanın yıkılmasına ilişkin İskenderun Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından başlatılan soruşturmada, depremin üzerinden 3 yıl 8 ay geçtikten sonra bilirkişi raporu dosyaya girdi.
Gazi Üniversitesi’nden seçilen dört akademisyenin hazırladığı raporda, hastanenin geçmiş yıllarda deprem güvenliği açısından riskli bulunduğuna ilişkin tespitlere dikkat çekildi. Raporda, binanın yıkımına yönelik değerlendirmelere ve yeni hastane yapımının yatırım programına alınmasına rağmen mevcut yapının kullanımının sürdürüldüğü belirtildi.
2012’de “göçme durumu” tespit edilmiş
Soruşturma dosyasındaki bilgilere göre, hastanenin A Blok binası için 2012 yılında depreme dayanıklılığın yetersiz olduğuna ilişkin rapor hazırlandı. İnşaat mühendisi Levent Çeliktürk tarafından 1 Temmuz 2012’de düzenlenen teknik raporda, hastanenin yatakhane, yemekhane, A Blok ve B Blok binalarının deprem güvenliğinin yetersiz olduğu belirtildi.
Raporda, söz konusu yapıların tamamının performans bakımından “göçme durumu” seviyesinde bulunduğu ifade edildi. Hastanenin yıkımına ilişkin 2015 yılında toplantılar yapıldığı, 2016 yılında ise deprem güvenliğinin yetersizliğine ilişkin raporun hazırlanarak yıkım komisyonuna iletildiği kaydedildi.
Sağlık Bakanlığı’nın da bu değerlendirmeye dayanarak 2019 yılında yeni bina yapımını yatırım programına aldığı belirtildi. Buna karşın hastanenin mevcut binasının kullanımına devam edilmesi, bilirkişi raporunda kusur değerlendirmesinin temel başlıklarından biri oldu.
Kurum yetkilileri asli kusurlu bulundu
ANKA Haber Ajansı’nın edindiği bilgilere göre, bilirkişi heyeti 8 Ocak 1986 tarihli yapı ruhsatında yapı sahibi olarak yer alan Sosyal Sigortalar Kurumu ile yapı sorumlusu Müfit Tenmizil’i “asli kusurlu” olarak değerlendirdi.
Raporda, binanın deprem güvenliği açısından taşıdığı risklere rağmen kullanımının sürdürülmesine izin veren kurum yetkililerinin de asli kusurlu olduğu belirtildi.
Aynı yapı ruhsatında imza ve onayı bulunan dönemin İskenderun Belediyesi imar müdür vekili Azim Şahin, yüksek mimar Necdet Şimşek, mimar İbrahim Garbioğlu ile harita ve kadastro mühendisi Refik Mert ise kusursuz olarak değerlendirildi.
19 Şubat 1986 tarihli belgede adı geçen fenni mesul Metin Demiray “tali kusurlu” bulundu. 7 Ekim 1987 tarihli dilekçede adı geçen müteahhit Adil Özçırpıcı ile müteahhit, şantiye şefi ve fenni mesul olarak belirtilen Selahattin Tapanyiğit de tali kusurlu olarak değerlendirildi.

Raporda taşıyıcı sistem ve malzeme sorunlarına dikkat çekildi
Bilirkişi heyeti, hastanenin geçmişte hazırlanan performans raporlarını ve mevcut yapı durumunu birlikte ele aldı. Değerlendirmede binada malzeme kaynaklı kusurların bulunduğu, taşıyıcı sisteme müdahaleler yapıldığı ve alan açma ya da kapatma amacıyla duvarların yerlerinin değiştirilmesinin yapının davranışını etkilediği belirtildi.
Binanın yaşı nedeniyle donatılarda korozyon oluştuğuna da dikkat çekilen raporda, yapının göçme performans seviyesinde olduğuna ilişkin tespit bulunmasına rağmen kullanımının sürdürüldüğü vurgulandı.
Bilirkişi heyeti, teknik eksikliklerin yanı sıra idari sorumlulukların da araştırılması gerektiğini belirtti. Raporda, hastanenin kullanımına ilişkin yasal sorumlulukların bütün yönleriyle soruşturulması gerektiği ifade edildi.
İskenderun Devlet Hastanesi A Blok’unun yıkılmasıyla 125 kişinin hayatını kaybettiği olaya ilişkin soruşturmada bilirkişi raporunun dosyaya sunulması önemli bir aşama olarak öne çıktı. Rapordaki kusur değerlendirmeleri, soruşturma kapsamında incelenecek unsurlar arasında yer alırken, nihai hukuki sorumluluk yargı sürecinde belirlenecek.