Hatay’ın Antakya ilçesine bağlı Dikmece Mahallesi’nde inşa edilen deprem konutlarına yerleşen afetzedeler, hem evlerinden hem de açıklanan ödeme planlarından duydukları memnuniyeti dile getirdi.
Karlısu Mahallesi’ndeki evi deprem gecesi ağır hasar gören 37 yaşındaki Nigar Dönmez, eşi ve 4 çocuğuyla bir süre konteyner kentte yaşadıklarını, geçen yıl kasım ayında ise yeni evlerine kavuştuklarını söyledi. Dönmez, 3+1 konutun beklediğinin çok üzerinde bir imkân sunduğunu belirterek,
“Evimiz geniş, rahat ve çok güzel. Fiyatı düşündüğümüzden çok çok aşağıda. Dünyanın hiçbir yerinde bu meblağa böyle bir ev verilmez. Allah devletimizden razı olsun.” dedi.
Akhisar Mahallesi’ndeki evi depremde yıkılan 63 yaşındaki Mehmet Korkmaz da bir süre Osmaniye’de oğlunun yanında kaldıklarını, ardından Antakya’daki konteyner kente yerleştiklerini anlattı. Yaklaşık 7 ay önce Dikmece Mahallesi’ndeki yeni evine taşındığını söyleyen Korkmaz,
“Evlerimizin fiyatları beklediğimizin altında. Sunulan ödeme seçenekleri de çok uygun. Allah Recep Tayyip Erdoğan’dan razı olsun, devletimize çok teşekkür ediyoruz.” ifadelerini kullandı.
İskenderun’da da yüzler güldü
İskenderun ilçesine bağlı Cebike Mahallesi’nde deprem konutlarına yerleşen 39 yaşındaki Zeliha Erik, eşi ve engelli oğluyla konteynerde kaldıktan sonra yeni evlerine kavuşmanın mutluluğunu yaşadıklarını söyledi. Erik,
“Bu ev eski evimden çok daha iyi, sıcacık. Devletimiz sözünü tuttu. Açıklanan rakam inanılmaz derecede sevindirici.” diye konuştu.
52 yaşındaki Meryem Yutmaz ise yıkılan evlerinde odun sobasıyla yaşadıklarını hatırlatarak,
“Şimdi doğal gazlı, sıcak sulu, geniş bir evimiz var. Bu paraya ev sahibi olmak tarif edilemez bir mutluluk.” dedi.
Ödeme planı netleşti
Cumhurbaşkanı Erdoğan, deprem konutlarının ödeme planına ilişkin yaptığı açıklamada, 3+1 konutlar için ayda 8 bin 750 lira, 18 yıl boyunca sabit ve faizsiz ödeme yapılacağını duyurdu. Köy evlerinde ise maliyetin yüzde 50 indirileceğini, ödemenin 8 bin 100 lira taksit ile yapılacağını belirtti. Açıklanan rakamlar, depremzedeler tarafından “umut veren ve nefes aldıran” bir adım olarak değerlendirildi.
