Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya

Depremzedenin barınma sorunu bitmiyor

Hatay’da depremzedenin barınma sorunları aradan geçen 3,5 yıla rağmen çözülebilmiş

Hatay’da depremzedenin barınma sorunları aradan geçen 3,5 yıla rağmen çözülebilmiş değil. Son olarak hak Sahiplerine “Şerefiye” adı altında yeni bir külfet çıkarılacağı söylentileri acıya tuz serpme oldu.

Daha önce belirlenen daire başı ortalama 485 bin liraya ek olarak belirtilen fiyatın çok üstünde bir rakam belirlenip şerefiye bedeli diye hak sahiplerinden tahsil edileceği depremzedeler arasında konuşulan ancak yanıt bulmayan bu konu hakkında yetkililerden en yakın zamanda açıklama yapmaları bekleniyor.

Hatay’ın birçok ilçesindeki deprem konutlarında alınan yüksek aidatlar, Temmuz ayı olmasına rağmen sıcak su ve doğalgaz faturalarının yüksekliği, alınan aidatların karşılığını alamayan sakinler, bloklar ve daireler arasında fatura farklarının olması, çevre temizliği, asansör bakımlarının sağlıklı şekilde yapılmaması gibi bir çok sorun vatandaşlar arasında mağduriyetlere yol açıyor .

Birçok TOKİ sakini vatandaş, faturaların ve aidat kalemlerinin şeffaf şekilde paylaşılmasını istiyorlar.
Hatay’da deprem sonrası kurulan bazı konteyner kentlerde tahliye süreci de başlatıldı.

Henüz konutlarının anahtarını teslim almamış, aralarında yaşlıların, hastaların ve çocuklu ailelerin de bulunduğu vatandaşların konteynerlerden çıkarılacağı yönündeki iddialar doğruysa, bu sürecin nasıl yönetileceği konusunda bilgi kirliliği var.

Depremzede şöyle diyor:
“Bugüne kadar Hatay Valisi hakkında birçok olumlu değerlendirme yapıldı. Başarılı, çalışkan ve çözüm odaklı bir yönetim anlayışından söz edildi. Her kararname döneminde Sayın Vali’yi öven paylaşımlar yapıldı. O halde bugün de aynı duyarlılığı görmek istiyoruz.
Sayın Valim;
Bir kez olsun bu mağduriyet iddialarını bizzat yerinde inceleyin. “Bitti” denilen konutların gerçekten teslim edilebilir durumda olup olmadığını görün. Konutunu henüz teslim almamış vatandaşların yaşadığı sıkıntılara kulak verin. Depremin ağır yükünü yıllardır taşıyan bu insanları, yeni bir belirsizlik ve yeni bir taşınma süreciyle karşı karşıya bırakmayın.
Devlet, vatandaşını zor durumda bırakmak için değil; zor gününde yanında olmak için vardır.
Bu nedenle beklentimiz nettir:
-Konutunu teslim almayan hiçbir depremzede, yeni bir mağduriyet yaşamamalıdır. Bu konuda kamuoyunu rahatlatacak bir açıklama yapılmasını ve vatandaşın lehine olacak bir çözüm üretilmesini bekliyoruz. Çünkü depremzedelerin bugün en çok ihtiyaç duyduğu şey, yeni bir yük değil; devletin şefkatini ve desteğini hissetmektir.

Bir konteyner kent adına kaleme alınan yazı çok dikkat çekici. İşte o iddialar:
“ 1 Temmuz Çarşamba günü  AFAD yetkilileri geldi Yeşilova Konteyner Kent 15 Temmuz’a kadar boşaltılacak sizleri Maya Konteyner Kentte vereceğiz dediler bugün çağırdılar anahtar vermek için gittik gördük verdikleri konteynerleri içine Hayvan bağlasan durmaz konteynerler çökmüş kokuyor kimisinin kapı kolu, kimisinin mutfak tezgahı alınmış, kırık ,dökük, çok sayıda kişi anahtarı geri verdi konteynerleri kontrol etmeden nasıl anahtar veriyorlar anlamış değilim depremzedeye bunları mı reva görüyorlar ? Derdimizi anlatacak bir muhatap bulamıyoruz. Evlerimizi bitirin verin anahtarlarımızı çekip evimize gidelim 3 yıl önce başlayan Cumhuriyet 1. Bölge daha bitmedi ne yapacağız bilmiyoruz”.

AFAD: “Hiçbir ihtiyaç sahibini mağdur etmeyiz”

Depremzedenin bitmeyen sorunları karşısında yüksek sesle dile getirdiği iddialar söylemler ve istekler yanında muhatap kurum AFAD da bir açıklama ile gelişmelere açıklık getirdi. AFAD; hiçbir depremzedenin mağdur edilmeyeceğini yineledi.

AFAD açıklaması şöyle:  “Bazı konteyner kentlerin kapatılması sürecinde vatandaşlarımızın “dışarı çıkarıldığı” yönünde yapılan değerlendirmeler gerçeği yansıtmamaktadır.

Bir konteyner kent; güvenlik, sağlık hizmetleri, temizlik, elektrik, su, kanalizasyon, bakım-onarım hizmetleri ile idari personel desteğini kapsayan bütüncül bir sistem olarak işletilmektedir. Başlangıçta yüzlerce hatta binlerce ailenin yaşadığı Geçici Konaklama Merkezlerinde, zaman içerisinde kalan hane sayısının önemli ölçüde azalması durumunda, söz konusu hizmetlerin aynı ölçekte sürdürülmesi kamu kaynaklarının etkin, verimli ve sürdürülebilir şekilde kullanılması açısından mümkün olamamaktadır.

AFAD Başkanlığımızın talimatına istinaden yürütülen tahliye süreci ile nüfusu azalan Geçici Konaklama Merkezlerinin, tesis kapasitesi uygun GKM’lerde toparlanarak sayının azaltılması aşamasına geçilmiştir. Bu kapsamda, konutunu teslim almayı bekleyen hak sahibi vatandaşlarımız ile Geçici Konaklama Merkezlerinde kalan ihtiyaç sahibi vatandaşlarımız barınmasız bırakılmamakta; Başkanlığımızın kayıtlı, altyapısı aktif, güvenlik ve sosyal hizmetleri eksiksiz devam eden en yakın konteyner kentlere nakledilmektedir. Amaç vatandaşlarımızı konteynerden çıkarmak değil, daha sürdürülebilir koşullarda barınma hizmetini kesintisiz devam ettirmektir.

Konteyner kent tahliyelerinde öncelik ise her zaman kalıcı konutuna kavuşan, adına kayıtlı konutu bulunan veya ekonomik olarak kiralık konuta geçebilecek durumda olan vatandaşlarımız ile hak sahibi olmayan kamu görevlilerimizin konteynerlerden ayrılmasıdır. Buna karşılık, hak sahibi olup konutu henüz teslim edilmemiş ya da Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları’nca yapılan incelemeler sonucunda barınma ihtiyacının devam ettiği tespit edilen vatandaşlarımız için konteyner barınma desteği devam etmektedir.

Devletimizin temel yaklaşımı açıktır: Hiçbir ihtiyaç sahibi vatandaşımızı mağdur etmeden, kamu hizmetlerini en verimli şekilde sürdürmek ve vatandaşlarımız kalıcı konutlarına kavuşuncaya kadar gerekli desteği sağlamaya devam ediyoruz”