Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya

Depremzedenin feryadını duyan var mı?

Hatay’da 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen konut çalışmaları sürerken, hak sahiplerinin yaşadığı sorunlar art arda gündeme geliyor. Kırıkhan’daki TOKİ inşaatında yaşanan balkon çökmesi, Ovakent Sitesi’nde geciken anahtar teslimleri, yüksek sosyal konut bedelleri, tamamlanmayan altyapı ve konteynerleri boşaltma baskısı depremzedeleri çaresiz bırakıyor.

Hatay’da 6 Şubat depremlerinin ardından yürütülen konut çalışmaları sürerken, hak

 

Kırıkhan Kanatlı Caddesi’ndeki TOKİ inşaatında bir balkonun çökmesi, konutların güvenliğine ilişkin endişeleri artırdı. Yaşanan olayın ardından ekiplerin diğer balkonlarda da güvenlik kontrolleri gerçekleştirdiği ve kontrollü yıkım çalışmalarına başladığı belirtildi. Depremzedeler, yeni yapılan konutlarda böyle bir olayın yaşanmasına tepki göstererek çalışmaların kapsamlı biçimde denetlenmesini istedi.

Ovakent’te konutlar hazır, anahtarlar teslim edilmedi

Kurtuluş Mahallesi’ndeki Ovakent Sitesi’nde kuraların çekildiği ve konutların tamamlandığı belirtilmesine rağmen hak sahiplerine henüz anahtar teslimi yapılmadığı ifade ediliyor. Sonbaharın yaklaşması ve okulların açılacak olması, ailelerin kaygısını daha da artırıyor.

Elektrik, su ve doğal gaz aboneliklerini başlatmak isteyen vatandaşlar, hangi kuruma başvuracaklarını ve sürecin nasıl ilerleyeceğini bilmediklerini söylüyor. Hak sahipleri, “Firma-GEDAŞ-Çevre, Şehircilik” üçgeninde sıkıştıklarını belirterek kendilerine bilgi veren veya yol gösteren bir muhatap bulamadıklarını dile getiriyor.

Sosyal konutların fiyatı tepki çekiyor

Antakya’da “500 Bin Sosyal Konut Projesi” kapsamında şehir merkezine yaklaşık 20 kilometre uzaklıkta yapılan konutların fiyatları da tartışma konusu oldu. Hak sahipleri, daire fiyatlarının 3 milyon 900 bin liraya ulaştığını, aylık ödemelerin ise başlangıçta 6 ila 9 bin lira arasında değiştiğini belirtiyor.

Taksitlerin yıllar içinde artırılmasıyla 20 yıllık ödeme sürecinde toplam bedelin 15 milyon liraya kadar çıkabileceğini ileri süren vatandaşlar, “Depremzedenin bu bedeli ödeyebilecek gücü var mı, yok mu? Bunu soran bulunmuyor” sözleriyle tepki gösteriyor.

Anahtar verildi ancak evlere taşınılamıyor

Bazı bölgelerde ise yapımı ve çevre düzenlemesi tamamlanmayan konutlar için kura çekildiği, hatta anahtar teslimi yapıldığı belirtiliyor. Ancak yol, ulaşım, elektrik, su, doğal gaz ve diğer altyapı eksiklikleri nedeniyle hak sahipleri evlerine geçemiyor.

Bir yandan konutlarına taşınamayan depremzedelere diğer yandan konteynerleri boşaltmaları yönünde bildirimde bulunulması tepkilere neden oluyor. Vatandaşlar, konteynerlerde keyiflerinden kalmadıklarını, gidebilecekleri güvenli ve yaşanabilir başka bir yer bulunmadığı için burada yaşamaya devam ettiklerini vurguluyor.

“Dört duvar veriliyor, yeni hayatı kuracak güç yok”

Depremzedelerin sorunları konut teslimiyle de sona ermiyor. Evlerini, eşyalarını ve geçim kaynaklarını kaybeden birçok aile; mobilya, beyaz eşya, mutfak araçları, masa, sandalye ve yatak gibi temel ihtiyaçlarını karşılayacak ekonomik güce sahip olmadığını belirtiyor.

Konutların dört duvar halinde teslim edilmesinin yaşamı yeniden kurmak için yeterli olmadığını söyleyen vatandaşlar, devletin evlerine geçiş sürecinde dar gelirli depremzedelere eşya ve taşınma desteği sağlamasını istiyor.

Depremzedeler, yaşadıkları sıkıntıların masa başından değil, sahada görülmesini talep ederek yetkililere Mevlana’ya atfedilen şu sözlerle sesleniyor:

“Garibin hikâyesini dinlemek için yine bir garip kulağı gerek. Hayata aynı açıdan değil, aynı acıdan bakanlar anlaşabilir.”