Hatay’da konut krizi bu kez deprem sonrası yapılan afet konutları üzerinden değil, depremden aylar önce duyurulan 2022 sosyal konut projesi üzerinden tartışılıyor. Aynı şehirde, aynı yıkımı yaşamış iki farklı hak sahibi grubuna uygulanan farklı ödeme koşulları kamuoyunda “adalet” sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
2023 depremlerinin ardından inşa edilen afet konutlarında peşinat alınmaması, iki yıl ödemesiz dönem tanınması ve taksitlerin sabitlenmesi depremzedelere önemli bir nefes alanı sağladı. Ancak 2022 yılında açıklanan 250 bin sosyal konut projesi kapsamında hak kazanan vatandaşlara sunulan tablo bambaşka.
Aynı afet, farklı ödeme planı
2022 sosyal konut projesinde hak sahiplerine yüzde 10 peşinat, KDV yükü ve memur maaş artışına endeksli taksit uygulaması getiriliyor. Üstelik açıklanan konut bedellerinin önemli bir bölümü 2 milyon liranın üzerinde.
Örneğin Defne ilçesinde 3+1 bir konut için KDV hariç 3 milyon 226 bin lira bedel çıkarılıyor. Yaklaşık 322 bin lira peşinat istenirken, 240 ay vadede aylık 12 bin liranın üzerinde ödeme planı oluşturuluyor. Dahası, bu taksitler sabit değil; memur maaş artış oranına bağlı olarak her dönem artma potansiyeline sahip. Yani ödeme yükü zamanla daha da ağırlaşabilecek.
Bu tablo karşısında 2022 hak sahiplerinin tepkisi net:
“Biz de depremzedeyiz. Evimiz yıkıldı, işimiz zarar gördü, gelirimiz düştü. Afet konutlarında sağlanan kolaylıklar bize neden uygulanmıyor?”
Başvuru tarihi dezavantaj mı oldu?
Ortaya çıkan durum, deprem öncesi projeye başvurmuş olmayı adeta bir dezavantaja dönüştürüyor. Aynı şehirde yaşayan, aynı ekonomik yıkımı deneyimleyen vatandaşlardan bir gruba peşinatsız ve sabit taksitli model sunulurken, diğer gruba yüksek peşinatlı ve artan taksitli model uygulanması “çifte standart” eleştirilerini beraberinde getiriyor.
Bugüne kadar Hassa, Reyhanlı, Payas, Kumlu, Altınözü, Yayladağı, Defne, İskenderun ve Belen ilçelerinde kuralar çekildi. Ancak kura heyecanı, fiyat ve ödeme planlarının açıklanmasıyla yerini kaygıya bıraktı. Birçok hak sahibi, mevcut ekonomik şartlarda bu yükün altından kalkmanın neredeyse imkânsız olduğunu dile getiriyor.
Hatay’ın tamamı afet bölgesi değil mi?”
Hatay’ın tamamı afet bölgesi ilan edilmişken, 2022 sosyal konut hak sahiplerinin farklı bir kategoriye alınması tepkilerin merkezinde yer alıyor. Deprem sonrası gelir kaybı yaşayan, iş yerleri kapanan ya da ekonomik olarak ciddi darbe alan vatandaşlar, ödeme koşullarının yeniden düzenlenmesini talep ediyor.
Eleştirilerin odağında tek bir soru var:
Aynı afeti yaşayan vatandaşlar arasında ödeme koşulları bakımından neden eşitlik sağlanmıyor?
Hak sahiplerinin beklentisi açık ve somut: 2022 sosyal konut projesi kapsamında hak kazananların da deprem konutlarıyla aynı kapsamda değerlendirilmesi, peşinatın kaldırılması, taksitlerin sabitlenmesi ve ödeme başlangıcına erteleme getirilmesi.
Hatay’da konut meselesi artık sadece barınma değil; adalet, eşitlik ve sosyal devlet ilkesi tartışmasına dönüşmüş durumda. Şimdi gözler, bu eleştirilere nasıl bir yanıt verileceğinde.