Ana Sayfa Arama Yazarlar
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
Sosyal Medya
Ulvi Güleç
Ulvi Güleç

DERİN DEVLET 2

Daha önce derin devlet başlığıyla bir yazı kaleme almıştım. O yazıda bir sürü kanun dışı işin, derin devlet kavramı içine atılarak bir çeşit meşrulaştırıldığını, üstünün örtüldüğünü belirtmiştim. Hâlâ aynı görüşteyim. Derin devlet değil, kanun dışına çıkmış, yasal olmayan işler yapan devlet görevlileri veya kurumları vardır, O anlamda derin devlet yoktur.

Gelelim benim devletten ne anladığıma. Türkiye Cumhuriyeti Devleti kökleri M.Ö 4. Yüzyıla uzanan bir devlet geleneğinin izlerini taşır. Cumhurbaşkanlığı Forsunda tarihte kurulmuş ve yıkılmış 16 Türk devletini temsil eden 16 yıldız vardır. Hiç kasmaya gerek yok bu topraklarda yaşayan insanların da o 16 yıldızdan şöyle veya böyle izler taşıdığını söylemek hiç zor değil. Çözümü devletten beklediğimiz, sıkıştığımızda ona sığındığımız, adına Devlet Baba dediğimiz ruh halimiz hemen hemen hepimizin ortak noktasıdır. Batıda vatandaş devlet ilişkisinde böyle bir ruh halinin olmadığını biliyoruz. Benim anladığım devlet de budur, Derin Devlet de budur. Kökleri 3.000 yıl öncesindedir.

Winston Churchill, Aristoteles’in “Demokrasi en kötü yönetim şeklidir, ancak şimdiye kadar denenmiş diğer tüm yönetim biçimleri hariç tutulursa” sözünü “Demokrasi mahzurlu bir rejimdir ama en az mahzurlu rejimdir” diye formüle etmişti. Ben de Devlet aygıtı mahzurlu bir aygıttır ama onsuz yapamayacağımız bir aygıttır diyerek tartışmaya katılmak istiyorum. Devlet yanlış yapar mı? Yapar. Devleti yönetenler, devlet adına konuşma ve uygulama yapanlar, devleti yöneten siyasi erkler yanlış yapabilirler ve o yanlışlar, tarihe devletin yanlışı olarak geçebilecek kadar büyük olabilir.  Günlük hayatta hükümetle devleti birbirine karıştırdığımızdan bazen de hükümetle devlet (Şimdi olduğu gibi) iç içe geçtiği için devlet kavramı bu yüzden çok hırpalanır.

Arkadaşlarla bazen yanlış yapılan bir devlet tartışmasına giriyoruz. Eskiden “Sen Devlet yanlısı düşünüyorsun” dediklerinde kızardım. Şimdi kızmıyorum, anlatmaya çalışıyorum.  “Sen Tapu Kadastrodan yanasın veya Çevre ve Şehircilik Müdürlüğü yanlısısın” demekten farkı yok. Hiç itirazım yok. Onlara bu mahzurlu yanları olan devletimizi ben yönetmek, düzeltmek istiyorum diyorum. Bazı arkadaşlara ne demek istediğimi anlatabildiğim için de çok seviniyorum.

Devam ediyorum benim anladığım devlet, yani kökleri çok derinlerde olan devletimiz yalan söylemez. Yaşadığımız deprem felaketinden sonra sağ kalanlarımızın haklı travmaları var. Devleti yanlarında daha hızlı ve daha güçlü bulmak istediler, ilk üç gün bu desteği istedikleri kadar bulamadılar. Sonra hızlanarak destekler, çadırlar sonra konteynerler ve daha başka yardımlar gelmeye başladı. Şehirden uzaklaşacaklar için Erzin ilçemizdeki kontrol noktasında başvuru masaları oluşturuldu. Gideceğimiz yerin uzaklığını yazıp yol yardımı almak için dilekçeler verdik. Kimse bunun verileceğine inanmıyordu ama verildi. Daha sonra inşaatlar yapılmaya başlanınca evleri 6 Milyona vereceklermiş gibi rivayetler dolaşmaya başladı. Her seferinde itiraz ettim. Bu rakam nereden çıkıyor dedim. Sonuç evler 486 Bin lira olarak açıklandı.

Şimdi de şunu söylüyorum; Deprem travmasının ortasında gittik sıraya girdik. Zayi olan eşyalarımızın listesini yapıp dilekçe verdik. Devlet Kaymakamlıklarda insanları sıraya sokup eşya yardımı yapacağım diyerek saatlerce boşuna uğraştırmaz. Ama seçim yatırımı ama başka bir zamanlama nedeniyle devlet uygun bulacağı bir zamanda depremzedelere eşya yardımı yapacaktır. Bu yardım elbette o listeye yazdığımız gibi milyonlarca lira değerinde olmayacaktır ama yapılacaktır. İşte Buraya yazıyorum.

Benim anladığım Derin Devlet, eşya yardımı yapacaktır.

 

YORUMLAR

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

SON HABERLER