Mersin’den 4 Mart 2025’te Hatay’a gelerek Antakya’nın Emek Mahallesi’ndeki bir şantiyede çalışmaya başlayan İbrahim Yaşar, işe başladıktan yalnızca dört gün sonra kaldığı konteynerde çıkan yangında hayatını kaybetmiş, aynı konteynerde bulunan M.A.Ö. ise yaralı olarak kurtulmuştu.
Olayın ardından başlatılan soruşturmada, aynı şantiyede çalışan M.K. ve B.S. gözaltına alınarak tutuklandı. Haklarında hazırlanan iddianamede, olay günü sabaha karşı iki sanığın birlikte bir akaryakıt istasyonundan pet şişeyle yaklaşık 5 litre akaryakıt satın aldıklarına ilişkin güvenlik kamerası görüntülerine yer verildi. İtfaiye raporunda ise yangının, söndürülmeden bırakılan veya atılan ateş kaynağından çıktığı belirtildi.

Yaralı işçi olay anını anlattı
Yangında yaralanan M.A.Ö., soruşturma kapsamında verdiği ifadede, olaydan bir gün önce B.S.’yi gece telefon görüşmesi nedeniyle uyardığını, daha sonra iki sanıkla birlikte kahve içtiklerini anlattı. Olay sırasında M.K.’nin konteynerin kapısını açarak selam verdiğini, ardından B.S.’nin içeriye yanan bir bez attığını ve sonrasında benzini döktüğünü iddia etti.
Sanıklardan “uyuşturucu etkisindeydik” savunması
Hatay 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen ikinci duruşmada sanıklar, olay sırasında uyuşturucu madde etkisinde olduklarını ve yaşananları hatırlamadıklarını öne sürerek beraat talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, mevcut delil durumu dikkate alınarak sanıkların tutukluluk hallerinin devamına hükmetti ve duruşmayı 5 Ekim tarihine erteledi.

Acılı baba: “Emsal bir karar bekliyorum”
Duruşma sonrası açıklama yapan baba Vedat Yaşar, soruşturmanın bazı yönlerinin halen tamamlanmadığını belirterek HTS kayıtlarının dosyaya eklenmesini istediklerini söyledi.
Oğlunun çalışmaya geldikten sadece dört gün sonra yaşamını yitirdiğini ifade eden Yaşar, şunları kaydetti:
“Bir buçuk yılı aşkın süredir adalet mücadelesi veriyoruz. HTS kayıtları hâlâ dosyaya girmedi. Bunun yanında oğlumun çalıştığı şirketin güvenlik uygulamalarının da araştırılmasını istiyoruz. Suç kaydı bulunan kişilerin bu tür işlerde nasıl çalıştırıldığı sorgulanmalı.”
Sanıkların savunmalarına tepki gösteren Yaşar, olayın “şaka” ya da “korkutma amacıyla” açıklanamayacağını belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Sabaha karşı gidip benzin alıyorlar, ardından konteynere geliyorlar. Bunun adı şaka olamaz. Ben evladımı geri getiremeyeceğimi biliyorum ama bu davada verilecek cezanın emsal olmasını istiyorum. Kimsenin benim yaşadığım acıyı yaşamasını istemem.”

Yaşar ayrıca, bidonla akaryakıt satışı yapılmasına da tepki göstererek, bu konuda daha sıkı denetim uygulanması gerektiğini dile getirdi.
